Yazı Detayı
23 Temmuz 2018 - Pazartesi 09:15
 
YAMAN ÇELİŞKİ
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Bakın nasıl bir çelişki keşfettim: Hani derler ya; din kuralları değişmez-tartışılmazdır, dogmatiktir diye... Öncelikle bu bilginin yanlış olduğunu söyleyelim. Zira temel bazı kurallar hariç, içtihat müessesesiyle sürekli güncellenebilir. Ama esas bunu iddia edenlerin tabulaştırdığı kavramlar var; hukuk devleti, demokrasi, insan hakları, piyasa ekonomisi, idam yasağı, suç ve cezanın şahsiliği ve geriye yürümezliği, masumiyet karinesi, egemenlik, temel hak ve özgürlükler, hakimlik teminatı, yargı bağımsızlığı, laiklik... Bunlar bir çırpıda aklımıza gelenler... Dahası da var.

 

Bunlar bugün söz konusu güçlerin tabuları-putlarıdır. Yerine başka şey ikame etmek diye bir seçenek de yoktur. Bunlar ön kabul, hatta önyargıdır. Tartışılamaz, tartışılması gündeme dahi getirilemez. Bir başka deyişle doğru olup-olmadığı tartışma dışıdır. Mesela demokrasi böyledir. Alternatiflerle hiç bir şekilde kıyaslanamaz. Var olan tartışma bu müesseselerin etkin bir şekilde uygulanıp uygulanmadığına ve daha da geliştirilmesine dairdir. Tartışma kendi içerisindedir yani… Hatta bu değerler (çağdaş batı değerleri) öyle kutsanır ki, bunları yaymak Avrupa Birliği, Amerika gibi kurum ve ülkelerin misyonudur. Mesela Avrupa Birliği'nin üyelik kriterleri (Kopenhag Kriterleri) esasen bu değerlere dayanır. Üye olmak isteyen devletler de sürekli bu kriterlere ne kadar uygun olduğunu ispat çabası içerisindedir. Türkiye böyledir mesela… Onlar da ilerleme raporları vasıtasıyla size not verirler. Bu ülkelerin temel metinleri, anayasaları bu esaslara göre şekillenmiştir. Bunları yaymak misyon olduğu gibi, bunlara karşı çıkmak çok ağır bir suçtur. Hem birey düzeyinde, hem de devlet düzeyinde... Yaşam tarzına müdahaleye en ağır tepki neyse o tepkiyi verir. Hem de hep birlikte…

 

Geliştirilen bu müesseseler kendi sınırlarını çoktan aşmıştır. Uluslararası düzeyde bunlara uyulmaması büyük suçtur. Bu değerler insanlığı öylesine çepeçevre sarmıştır ki; uluslar üstü kurumlar vasıtasıyla tereddüt gösteren ülkeler cendereye alınmıştır. Bugün en fazla ortada gözüken iki ülke İran ve Kuzey Kore’dir. Nefes almasına dahi izin verilmemektedir. Venezüella da öyledir biraz... Arka bahçesini güvenlikli görmek isteyen Amerika bu ülkede kendisine rağmen bir yönetime asla izin vermek istememektedir. Bir eli sürekli üzerindedir. Bir miktar Rusya ve Çin için de böyledir ama, bu devletlerin devasa gücü karşısında şimdilik ileri adım atmayı çıkarlarına uygun bulmamaktadır. Türkiye ile ilgili politikalar da benzerdir. Hiçbir şekilde kaybetmeyi göze alamadığından sadece sıkıştırma politikaları ile Türkiye’yi dize getirmeye çalışmaktadır. PKK’ya destek olarak ya da DAEŞ tehdidi ile… Elbette FETÖ ile…

 

Diğer ülkeler bu kurallara uydukları nisbette makbuldürler... Hatta uymayanlar ambargolara, kınamalara, daha da ilerisi savaş ve işgallere muhatap olur. Bugün Amerika olsun, Avrupa Birliği olsun, kendisine rakip olabilecek hiç bir gücün palazlanmasına izin vermemektedir. Bunun için hiç bir tedbiri almaktan çekinmemektedir. Bir de elbette karşısında el pençe duran diktatörlükler vardır. Gerçekte demokrasiyi istemediğinin de bir göstergesidir bu ülkelerle ilişkisi… Bir anlamda; bölgedeki silahlı gücü, üs bölgeleridir buralar… Hangi ülkeleri kasdettiğimi biliyorsunuz siz…

 

Demokrasi, laiklik, özgürlük gibi kendisine ait değerleri insanlığın değeri gibi göstererek bunları yayma noktasında bir görev üslenmişken ki bu da sahtedir, Irak gibi kimi yerlere de bunları silah zoruyla götürmektedir. Yani rejim ihraç etmektedir ama kimsenin rejim ihracına izin vermemektedir. Üstelik de basın gücü ve ekonomik potansiyeli ile gideceği ülke halklarını çoktan buna razı etmiş, satın almıştır. Tek bir doğru vardır onlara göre; o da batı değerleridir. Şimdi bu çoğulculuk mudur... Ya da diktatörlükten neyi eksik bunun... Kölelerin en büyük kusuru köleliği içselleştirmeleri yani hallerinden memnun olmalarıdır. Tanımladığı ve diktatör olarak nitelendirdiği yönetimleri de kendi yaşam sitilini dayatmakla, seçimle gelse bile, diktatör olarak suçlamaktadır. Tek fark şu ki; diğer diktatörler Batı diktatörlüğüne göre daha güçsüzdür o kadar...

 

Şimdi gelelim çelişkiye... Tartışılmaz şeyler var mıymış yok muymuş? Varsa, yukarıdaki kavramlar neden tartışılmıyor, yoksa eğer, sizin yaşam algınızdan farklı kültür ve medeniyetlere neden dünyayı dar ediyorsunuz. Bu söz de size; eğer köleliği içselleştirmişseniz bu soruların sizin için bir kıymeti harbiyesi yok elbette… Yani köleler kadar bile onurlu değilsiniz demektir. İnsana dair olanından bahsediyorum. Onurdan…

 
Etiketler: YAMAN, ÇELİŞKİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Eylül 2019
KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL ÇÖZ
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı