Yazı Detayı
20 Mayıs 2019 - Pazartesi 11:31
 
SEFERE TALİP OLMAK
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Siyaset biliminde teorilerden birisi, aslında ülkeyi yönetenlerin gerçekte politikacılar olmadığını ileri sürer. Zira seçimi kazanabilmek için kapalı kapılar ardında etkili medya grupları ve sermaye kartellerinin desteğini almak gerekmektedir. Bunun şartı da bu çevrelerin isteklerine tatmin edici cevaplar verebilmektir. Aksi halde iktidar olma şansı yoktur. Bu cevaplar bazen bu çevrelerin toplum sağlığına zararlı kimi taleplere göz yummayı da gerektirebilmektedir. En son siyasi destek karşılığı ihalede kolaylık sağlayacağı pazarlıkları Avusturya'da deşifre olmuşsa da bu sadece bir istisnadır. Zira kalabalıklar yapılan pazarlıkları hiçbir zaman öğrenememektedir.

 

Türkiye’de de geçmişte bunun örnekleri olmuştur. Özellikle siyasi havanın puslu olduğu 1990’lı yıllarda bu çevrelerin hükümetler üzerinde ağır baskıları vardı. Başbakanı medya önünde küçük düşürmek, günlerce devam eden karalama kampanyaları, canlı yayınlarda başbakanların tehdit edilmesi… kudretli dördüncü (birinci) kuvvet medya patronlarının rutini idi. Hükümet kurmak-hükümet yıkmak da onlardan soruluyordu. Nitekim 28 Şubat sürecinde bu (silahsız) kuvvetler işçi-işveren sendikasıyla, MGK bildirileriyle, gensorularla, medya algısı ve dönemin cumhurbaşkanının da işbirliği ile hükümete iş yaptırılmadı. Mecliste milletvekilleri biraz korku, biraz tehdit, biraz da menfaatle parti değiştirmeye zorlandı. Paravan partiler kuruldu. Basında paralel hükümetler ve kabineler açıklandı. Ve izleri hala devam eden meşhur 28 Şubat süreci yaşandı. Sonrasında oluşturulan hükümetlerin yetkilileri teşekkür için basın patronlarının ayağına gitmekte herhangi bir beis görmediler.

 

Bu durum sadece üçüncü dünya ülkeleri için değil, ABD gibi global güçler için de söz konusudur. Aslında daha çok da bu ülkeler için geçerlidir. Bu da bu tür olayların sadece bizde değil, sanılanın aksine demokrasinin yayılması için (!) savaş bile ilan eden bu ülkeler için de geçerli olduğunu gösterir. Süreç çok profesyonelce yönetildiğinden geniş toplum kesimleri bunu hiç bir zaman öğrenememektedir. Örneğin 2000 yılındaki seçimlerde Amerika’da o Demokrat Al Gore daha yüksek oy almasına rağmen, değişik bileşimleri bir araya getirerek az farkla daha kolay çalışabileceklerini düşündükleri oğul Bush’un kazanmasını sağladılar. Üstelik seçim sonuçları aylar sonra açıklandı. Amerikan derin yapısının o gün Neo-Con, bugün de Evangelistler vasıtasıyla yürüttüğü politikaları kendilerinin tabiriyle ‘tanrıyı kıyamete zorlamak’ olarak isimlendirdikleri üçüncü dünya savaşını çıkarmaya dönük politikaları halen devam ediyor.

 

Bir de tabi işin siyasi ayağı var... Hükümetler, dolayısıyla da halk aslında birçok zaman zurnanın son deliğidir bu ülkelerde... Zira müesses nizam olarak isimlendirilen derin yapıya rağmen adım atılması söz konusu olamaz. Amerika gibi ülkelerde ise birden fazla müesses nizam vardır. Bunlar kendi aralarında mücadele ederler ama bu ülkelerde dışarıdan müdahale söz konusu değildir. Trump bu anlamda ezber bozmuş, hesabedilmedik bir şekilde devlet aklını temsil eden lobilere rağmen başkan olmuştur. Zira Amerikan derin devletinin görünen temsilcisi Rockfeller ailesi Trump’a şiddetle karşıydı. Gerçekte Trump’ı da destekleyen güçlü lobiler ve başta pentagon olmak üzere çeşitli hardpower'lar-şahinler ve sermaye çevreleri olsa da müesses nizamı aşabilmiş değildir. Bu da gerçekte devleti yönetenlerle sahne önündekilerin başkaları olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

 

Direnmenin maliyetleri de var elbette... Zira aba altından sopa gösterilmiş, yargılanabileceği, görevden alınabileceği, hatta seçimde Rusya ile iş birliği yaptığı iddialarıyla hapse atılabileceği kendisine hatırlatılmıştır. Bütün yakın çevresi de istifa ettirilmiştir. Bu yüzden pek belli etmese de teslim bayrağını çekmiş gözükmektedir. Yoksa sonunun Kennedy gibi olma ihtimali bile vardır.

 

Netice şudur ki; Türkiye’deki pek çok örnekte de görüldüğü gibi demokrasi gerçekte çoğu zaman halkın gazını almanın ötesinde anlam ifade etmiyor. Gelişmiş ülkelerde bir şekilde, gelişme sürecindeki diğer bazı ülkelerde bir başka şekilde iktidarlar sürekli global güçlerin baskısı altındadır. Buna bir şekilde direnen; adı Kennedy de olsa, Özal da olsa, Saddam da olsa içerideki ve dışarıdaki kuvvetler harekete geçirilerek bertaraf edilmektedir. Şu anda Türkiye’nin üzerindeki ağır baskının nedeni de budur… Elbette başarılı olamayacakları bir gün de gelecek… Bize sefere talip olmak düşer.

 
Etiketler: SEFERE, TALİP, OLMAK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı