Yazı Detayı
26 Temmuz 2018 - Perşembe 09:34
 
Sayın Milli Eğitim Bakanına;
Ahmet Yaşar Zengin
ahmetyasarzengin61@gmail.com
 
 

Tüm dünyada eğitim alanında faaliyet gösteren ölçme ve değerlendirme kurumu CİTO’nun Türkiye oluşumu “CİTO Türkiye”nin, ilk raporuna göre: 11 bin 578 öğrencinin 59’u dinlediklerini, 39 ise okuduğunu anlamıyor.

 

Eğitimdeki en önemli sorun, dinlemeyi, anlamayı, anlatmayı ve yazmayı öğretememektir. Eğitim fakültelerinde, öğretmen adayları, dinlemeyi, anlamayı, anlatmayı ve yazmayı nasıl öğretecekleri konusunda yeterince beceri sahibi olamamaktadır. CİTO’nun araştırmasına göre öğretmenlerimiz sadece bilgi aktarmaktadır.

 

Mesleğim gereği eğitim fakültesinde Türkçenin eğitimi ve öğretimi derslerine girerdim. Bu dersin üzerinde hassasiyetle dururdum. Öğretmen adayı bir öğrencimin, Türkçeyi, sınıfta öğrencilerine öğretemediği zaman meydana gelen aksaklıkta benim payımın çok büyük olabileceğini düşünürdüm. Bu vesile ile öğretmen adayı öğrencilerimin, Türkçeyi nasıl öğretmeleri gerektiğini uygulamalı bir şekilde taviz vermeden öğretmeye çalışırdım.

 

Bütün derslerin programlarında yer alan dinleme eğitimini, anlama eğitimini, anlatma ve yazma eğitimini vurgulayan 1924 yılına ait ders programını öğretmekle meşguldüm. Bu nedenle daha geniş kitlelere ulaşabilmek için 1924 yılına ait Türkçe Dersi Programının dilini sadeleştirip örneklerle analiz eden “Türkçe Dersi Eğitimi Özel Öğretim Yöntemleri I-II adlı kitabımın üçüncü baskısını yayımladım.

 

Türkçe dersi, sadece isim, sıfat, fiil, hikâye ve masalı ezberletme veya bu bilgileri öğrencilere nakletme dersi değil; anlamayı, dinlemeyi, anlatmayı ve yazmayı öğrenme ve öğretme dersidir.   

 

Bir öğrenci isim, sıfat veya hikâyeyi ezberlediğinde 80 hatta 90 alabilir ama dinlemeyi, anlamayı, anlatmayı ve yazmayı öğrenemez.

 

1924-2005 arası İlköğretim Türkçe programlarında dinlemeyi, okumayı, anlamayı, anlatmayı ve yazmayı öğretebilme konusunda çok hassas davranılmıştır. Sadece Türkçe dersinde değil, matematik, fizik, kimya, tarih, coğrafya, fen bilgisi, sosyal bilgiler gibi diğer derslerin programlarında da dinlemeyi, okumayı, anlamayı, anlatmayı ve yazmayı öğretebilme konusunda ısrarla durulmuştur;  fakat eğitim fakültelerinde, öğretmen adaylarına, 1924-2005 yıllarındaki derslerin programlarında var olan dinleme, okuma, anlama gibi beceriler verilmediği için öğretmen adayı kendine konu anlatma makinesi olarak rol biçmiştir. 

 

2006’dan önceki derslerin programlarında,  Türkçe öğretmeninin isim ve çeşitlerini, Matematik öğretmeninin dört işlemi, kimya öğretmeninin oksijeni, fizik öğretmeninin ayna ve çeşitlerini, biyoloji öğretmeninin bitkileri, tarih öğretmeninin Kurtuluş Savaşını, coğrafya öğretmeninin Yeşilırmak havzasını anlatırken dinlemeyi, anlamayı, anlatmayı ve yazmayı da öğretmeleri gerekir.  

 

Emekli matematik öğretmeni Yusuf Bey diyor ki “ilk yıllarda öğrencilere formülleri verirdim, problemleri çözerdim, öğrenciler de ezberlerdi ve çok iyi not alırlardı. Mesleğimin son yıllarına doğru öğrencilerimin okuduğunu veya dinlediğini anlaması gerektiğini fark ettim. Öğrencinin problemi okuması, problemin ne istediğini anlaması, yorum yapması ve bu aşamalardan sonra problemi çözebileceğine inanması gerektiğini anladım.  Bir öğretmen arkadaşımın uyarısıyla matematik programını okudum. Matematik programında önce dinlemeyi, anlamayı, anlatmayı öğretmemiz daha sonra konulara geçmemiz gerektiğini anladım.  Bu anlayıştan sonra öğrenciye dinlemeyi, anlamayı, yorum yapmayı ve yazmayı öğrettim, daha sonra problem çözmelerini istedim. Böylece öğrencilerimin beyinlerinin daha çok geliştiğini ve ezberleme oranının düştüğünü gördüm.”

 

 Yukarıdaki örneğe bakılırsa her öğretmen ilgili olduğu dersin programını çok iyi okumalı ve uygulamalıdır. Bilgi nakleden ve çok konuşan klâsik öğretmen anlayışından kurtulamadığımız zaman dinlemeyi, anlamayı, anlatmayı, yazmayı öğrenemeyeceğiz ve öğretemeyeceğiz.

 

Saygılarımla…

 

 
Etiketler: Sayın, Milli, Eğitim, Bakanına;, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Ekim 2018
ABD, CEMAL KAŞIKÇI’YI ÖLDÜRTMÜŞ OLABİLİR Mİ?
09 Ekim 2018
Moskova, Pekin, Ankara ve Tahran Hattı
18 Temmuz 2018
Gezi Olayları, Irak, Bölgesel ve Küresel Dinamikler
27 Haziran 2018
Hoş Geldin Yeni Sistem, Hedefimiz 2071
01 Haziran 2018
DOLAR, NEDEN AMERİKA'NIN PARASI DEĞİLDİR
14 Şubat 2018
Allah'ı Memnun Et, Gerisine Karışma Evladım!
06 Şubat 2018
15 Temmuzdan Sonra Türkiye'nin Ordusunda Komutan Kalmadı (!)
16 Ocak 2018
Araplar, Bizi Arkadan Vurdu…
25 Aralık 2017
Amerika’nın Hegemonya Krizi ve Karşı Hegemonya
20 Aralık 2017
İstanbul’a Sahip Çıkmak ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Barışçıl Kararları
09 Aralık 2017
ABD'nin Kudüs Konusundaki Kararını Kınıyorum
08 Kasım 2017
Dalkavuğun Lidere Baskısı
23 Ekim 2017
İsrail ve ABD’nin Tuzağı, Tuzağı Göremeyen Barzani…
09 Ekim 2017
Dünya, Yeniden Şekilleniyor veya Amerika, Kalp Krizi Geçiriyor…
05 Ekim 2017
Bireysel Özgürlükler
03 Ekim 2017
İnsan Sevdiğine Küser
07 Ağustos 2017
Batı ve Batı Hayranı Boğaziçi aşireti
26 Temmuz 2017
Neden CHP?
16 Temmuz 2017
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Küçük Esnaflar
12 Temmuz 2017
Adalet Yürüyüşünün Amacı; Terör Örgütlerini Barışçı, Hükümeti Kavgacı Göstermek…
03 Temmuz 2017
Ortadoğu’da ABD’nin Ne İşi Vardır?
24 Nisan 2017
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve CHP
10 Nisan 2017
Okuma Yazma Bilmeyen Dışişleri Bakanı
05 Nisan 2017
Faşist Liderlerin Demokrasi Mazereti (!)
10 Mart 2017
Sayın Başbakanım ve Cumhurbaşkanım,
20 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala - 3
11 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (2)
27 Ocak 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (1)
16 Ocak 2017
Galü Beladan Başlama ve Anayasa Değişikliği Teklifi
07 Ocak 2017
Batı’nın Derdi DAEŞ Değildir!
24 Aralık 2016
Birinci Dünya Savaşında Rusya Kışkırtıldı, Osmanlı Savaşa İtildi
07 Aralık 2016
Toplumda İnfial Yaratmak İsteyen Bazı Bürokratlar…
20 Kasım 2016
Donald Trump ve Derin Güçler…
09 Kasım 2016
Suç Duyurusunda Bulunuyorum…
03 Kasım 2016
Başkanlık Hükümeti
19 Ekim 2016
"İnce Eleyip Sık Dokumak"
03 Ekim 2016
Birlik ve Güç
22 Ağustos 2016
Amerika, Gülen’i Verir Ama…
20 Ağustos 2016
“HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR”
30 Temmuz 2016
Devlet “Kılı Kırk Yaran Bir Hassasiyet” Göstermelidir…
26 Temmuz 2016
Darbe Teşebbüsü Üzerine Bazı Tespitler…
17 Temmuz 2016
Cumhurbaşkanı Benimdir!.. Devlet Benimdir!..
23 Haziran 2016
DAMAT FERİT PAŞA – SELADDİN DEMİRTAŞ
07 Mayıs 2016
Turgut Özal, Hilmi Özkök ve Ahmet Davutoğlu
19 Nisan 2016
Terörü, Destekleyenler de BEDEL Ödemelidir!
Haber Yazılımı escort bayan istanbul eskort istanbul escort bayan