Yazı Detayı
02 Şubat 2016 - Salı 12:05
 
ÖZGÜR OLMAK VE ÖZGÜRLÜK
Mehmet KARAGÜL
karagul@karagul.org
 
 

Her birimizi cezbeden, peşinden koşturan, hatta hayatımızın olabilecek en mükemmel hali olarak algılanan bir kavram ve olgu olan ÖZGÜRLÜK, gerçekte bir o kadar da olumsuzlukları ve imkânsızlıkları üzerinde barındıran bir hayat tarzıdır.

Bu güne kadar bizlere öğretilen, en masum ve en yağın kabul gören özgürlük tanımını; “Başkalarının hakkına tecavüz etmeden, kendi hayatını istek ve arzularına göre keyfince yaşamaktır.” şeklinde ifade etmek yanlış olmayacaktır.

Sosyal bir varlık olan ve aynı zamanda sayısız ihtiyaç ve arzularından çok çok azını ancak kendisi karşılama imkânına sahip bireyin, bu hayatı başkalarına zarar vermeden de olsa keyfince yaşaması, ne mümkündür ne de doğru bir tercihtir. Çünkü doğumundan ölümüne kadar sürekli; ailesine, akrabalarına, ait olduğu milletine ve de devletine hatta bütün insanlık ve tabiata muhtaç olan bireyin, onlara karşı herhangi bir sorumluluğu olmadığını düşünmek dahi kabul edilebilir bir tutum değildir.

Bu çerçevede, diğer canlılara kıyasla donanımlılığı ölçüsünde, sürekli çevresinden destek almak zorunluluğu bulunan, dolayısıyla aciz olan birey için vazifeyi, başkalarına zarar vermemekle sınırlandırmak hiçbir şekilde tutarlı bir tavır olmayacaktır. Aksine her birimiz adına, en azından çevremizin bize sağladığı katkılar ölçüsünde, yine çevremize karşı sorumlu olduğumuz gerçeği göz ardı edilmemelidir.  Bu bağlamda “gerçek özgürlüğü, bireyin sahip olduğu görev ve sorumlulukları yerine getirebilme imkânına sahip olması “şeklinde tanımlamak çok daha makul bir izahat olacaktır.

Kabul etmeliyiz ki bilinen özgürlük adına, kişisel hayatını sadece kendi bireysel istek ve arzularına göre tanzim eden bir kişi, etrafındaki insanlar için hiçbir fedakârlıkta bulunmayacağı için çevresi tarafından da dikkate alınmayacağından, hayatın bütün yükünü yalnız başına üstlenmek zorunda kalacaktır. Bunun ne kadar özgürlük olduğu konusunda takdir sizindir.

Bu gerçeği herhangi bir toplum adına da genişletmek mümkündür. Bugün ülkemizde ve diğer İslam toplumlarında etnik, dini ve mezhepsel farklılıklara dayalı her küçük toplumsal yapının, kendi özgürlüğü adına içinde bulunduğu ve ait olduğu daha geniş bir toplum ve kültürel yapıdan ayrılma talebi, nihayetinde hiçbir şekilde bu talep sahiplerine bekledikleri özgürlüğü sunmayacaktır. Çünkü ilgili grubun söz konusu özgürlük(!) arayışı, doğal olarak halen içinde bulunduğu yapıya karşı olan sorumsuzluğunu yerine getirmeyi engellediği için ihtiyaç duyduğu ve ondan kendisine gelebilecek desteğe de engel olmaktadır. Böylelikle ayrışan ve ayrışırken güç kaybeden sosyal ve siyasal yapıların, hayal ettikleri özgürlüğü yaşayabilmeleri hiçbir şekilde mümkün olmaktadır.

Binaenaleyh, kabul etmeliyiz ki kişi veya grubun hak ettiği gerçek özgürlüğü yaşayabilmesi, her şeyden evvel imkân ve gücene bağlıdır. Bu ise özgürlük adına ayrışarak değil, karşılıklı sorumluluk bilinciyle dayanışma ve işbirliği ile birleşerek mümkün olabilecek bir haldir.

Özgürlük güce, güç bütün olmaya, bütünlük ise karşılıklı işbirliği ve dayanışmaya bağlıdır.

karagul@karagul.org

www.karagul.org

 
Etiketler: ÖZGÜR, OLMAK, VE, ÖZGÜRLÜK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Şubat 2019
KÜRESELLEŞMEYİ ANLAMAK
26 Şubat 2018
İçimizdeki Mutluluğu Keşfetmek
19 Şubat 2017
Kendisiyle Barışık; İdrak Eden ve Üreten Bir Gençlik
07 Aralık 2016
Cumhurbaşkanının Çağrıları ve Yabancı Para Kullanmak
31 Ekim 2016
Batı’nın Yüzyıllık Planı
22 Ekim 2016
Bilimde İlerleme ve Yurt Dışı Yayın
05 Ekim 2016
Bilimsel İlerlemede Yurt Dışı Eğitim
20 Eylül 2016
DÜNDEN BUGÜNE BİLİM DÜNYAMIZ
17 Ağustos 2016
DARBE GİRİŞİMİNİN SONUÇLARI
29 Temmuz 2016
Darbe Girişimi ve Üç Önemli Mesele…
19 Temmuz 2016
15 TEMMUZ KÂBUSUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
01 Temmuz 2016
TATİLE Mİ, BAYRAMA MI?
24 Haziran 2016
Ben Neyim?
17 Haziran 2016
PERİŞAN HALİMİZ VE DEĞERLERİMİZ
06 Haziran 2016
“BACASIZ SANAYİ TURİZMLE” ALDATILDIK!
10 Mayıs 2016
“Tehdit” İçeride mi, Yoksa Dışarıda mı?
26 Nisan 2016
28 Şubat’tan Bugüne Türk Hukukunun İmtihanı
12 Nisan 2016
Faizde Hak ve Adalet Yoktur. Çünkü… II
29 Mart 2016
Faizin İktisadi ve Sosyal Maliyeti - I
15 Mart 2016
Başınıza Talih Kuşu Konarsa…
01 Mart 2016
MERKEZ BANKASI; ENFLASYON VE İŞSİZLİK KISKACINDA
24 Şubat 2016
ÜRETEN Mİ YOKSA TÜKETEN Mİ?
10 Şubat 2016
KAPİTALİZM, SOSYALİZM VE AHİ İKTİSADI
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’DE VE OECD DEVLETLERİNDE ÖZELLEŞTİRME
04 Ocak 2016
YAŞINIZI MI MERAK EDİYORSUNUZ!
22 Aralık 2015
ÜNİVERSİTELERDE MESLEK VE AHİLİK EĞİTİMİ
14 Aralık 2015
BOŞANIYORUZ Çünkü…!
07 Aralık 2015
Zenginlik, Çok Kültürlü Olmak Mıdır?
28 Kasım 2015
KELİMELERDEKİ SOSYAL DEĞİŞİM VE FİKİR DÜNYAMIZ
20 Kasım 2015
CİHANŞÜMUL OSMANLI DEVLETİ’NİN DAĞILMASININ TEK SEBEBİ
12 Kasım 2015
OSMANLI BEYLİĞİ, NASIL OSMANLI İMPARATORLUĞU OLDU?
Haber Yazılımı