Yazı Detayı
01 Nisan 2019 - Pazartesi 16:50
 
‘OLAN’DAKİ HAYIR
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Bizde her seçim çok önemlidir ama, bu kadar ilginci oldu mu bilemiyorum. Zira hafıza-i beşer nisyan ile ma’lülmüş malum… Bir de bilimsel adı var bunun; siyasi miyop… Yani siyasi unutkanlık… Her neyse konumuz bu değil şimdi…

 

Şahsen, sorumlu bir insan olarak öteden beri sadece Türkiye’deki değil, bütün dünyadaki gelişmeleri çok sıkı takip ettiğimi düşünüyorum. Hatta gereğinden fazla… Zaman zaman bu kadar vaktimi daha verimli şeylere ayırabileceğimi düşündüğüm olmuştur. Ayırdığımda da mutlu olduğum… Akademisyen olmanın getirdiği sorumluluğun gereğini zaman zaman ihmal ettiğimi düşündüğümde bir ‘iç burukluk’ yaşarım zira… Bu yüzden biraz geriden takip ettim bu seçimi… E tabi sadece bu değildi bu seçimde biraz geride durmamın, tabiri caizse göz ucuyla takip etmemin tek nedeni… Tüm Türkiye’de siyasetçilerin de son evrelerde üzerinde yoğunlaştığı ve biraz toparladığı iç kırgınlık bende de vardı bir miktar... Tabi kazandıklarımız ve kaybettiklerimizi ya da kazanacak veya kaybedeceklerimizi veya kazanacak ve kaybedeceklerin kim olacağını enine-boyuna hesabetmek gerek…

 

Her zaman bir çıkış yolu-çözüm vardır. ‘Ehven’ denmiş mesela… Sizi temsil etmez ama o andaki en iyi çözümdür ehven… Daha kötüsüne fırsat vermemek için ‘kerhen’ bulunursunuz yakınlarında… Ama ‘keşke’ diyesi geliyor insanın… Keşke dava adamı misyonuyla can-u gönülden olsak bir arada… ‘Kel Aliço’ gibi daha iyisini gözlemlediğimizde ona bırakabilsek sorumluluğu… Statükoyu korumak için, kırk kılığa girmek yerine… Neyse konumuz bu da değil…

 

Bir beyaz kâğıt düşünün… Üzerindeki bir siyah nokta çok önemli olmayabilir. Sayı çoğaldıkça o kâğıdı kullanmaktaki istekliliğiniz de azalır. Seçenek varsa da kullanmazsınız. Kimi zaman mecbur olduğunuz için kullanırsınız ve bir şekilde işinizi de görür. Ama oradaki leke büyüklüğüne göre yavaş yavaş dikkat çekmeye başlar. Mızrağın çuvala sığmadığı zaman da yalancı çoban muamelesine maruz kalırsınız.

 

Evet, bu seçimde biraz yukarıdaki ölçülerden hareket ettik. Artık adına metal yorgunluğu mu dersiniz, güç zehirlenmesi mi yoksa rant körlüğü mü, bilemem… Ama bir seçim yapılmış ve pek çok kişi, “kaybedip kazanacakları hesaplayarak; ‘ehven’i ‘kerhen’ desteklemiştir.” Bunu size ispatlayamam elbet… Yukarıda bahsettim ya; nasıl sıkı takip ettiğimi… Ha bir de beş duyuyu aşamazsanız, altıncı hissi de, basireti-feraseti de, vizyonu da, yani gerçekte ‘insana dair’ olan şeylerin anlaşılmaması da doğal…

 

Seçim analizi nasılsa birçok TV kanalı ya da gazetelerde yapıldı-yapılıyor. Ben bunun üzerinde çokça durmayacağım. Ama birkaç kelam etmeme müsaade edin lütfen… En önemlisi şer güçlerin istediğinin olmamış olmasıdır. Kritik rakam 50’nin altı idi… Bu amaca ulaşılamadığına göre bundan sonra ne söylense havada kalacak… Hafazanallah 40’ın altı filan olsaydı; önce ÖZAL gibi itibarsızlaştırma, arkasından AB’si ABD’si peşi sıra açıklamalarla Türkiye’ye bir beş yıl daha kaybettirirlerdi.

 

İçerdekilerin de dışardakilerin de millet iradesine saygıları filan yok… Onların ‘sadakate’ (loyalty) ihtiyacı var. Yani bölgede onların koruması ve gözetimi altında ve onlar adına tetikçilik-bekçilik yapmak… Adamlar Venezüella’ya Teksas’a vali atar gibi, devlet başkanı ataması yapıyor, görmediniz mi… 15 Temmuzdaki aday sadık bekçi bir kez daha tokat yemişse de, Mısır’da bunu başardılar işte…

 

Evet, bu fırsat verilmemiştir düşmana… Bu doğru… Ama ders alınır mı bilmem... Ağır yaralar da almıştır ittifak… Tabi daha çok iktidar sahipleri için bu yorumum… Ankara kaybedilmiştir… Bu başlı başına önemlidir haddi zatında… Ama daha önemli olan; İstanbul’un kaybedilmesidir. Zira surda büyük bir ‘gedik’ açılmıştır.

 

Herkesin bir amacı vardır; kimisininki kazanmak, kimisininki de kaybettirmek… Tökezletmek yani… Kendisinin kazanması gerekmez, karşıdakinin kaybetmesidir asıl olan… ‘Doğuda kazanacağız, batıda da kaybettireceğiz’ diyenler, kısmen bunu başarmıştır da... Zira batıda kaybettirmiştir ama doğuda kazanamamıştır. Aşağıdaki yazı bu bağlamda bir alıntıdan tarafımızca eklentilerle kurgulanmıştır.

 

"II.Abdülhamit Han gitmeden bu ülke düzelmez" diyen; Şeyh, din alimi, ateist, Mason, Ermeni ve Rum çeteciler hep beraber "İttihat " ettiler, birleştiler. Abdülhamit gitti... 9 sene sonra koca imparatorluk Turgut ÖZAL'ın deyimiyle bozuk para gibi harcandı.

En yaralayıcısı da 'gafil' müslümanların iş birliği... FETÖ de öyle değil miydi... Hatta DAEŞ... Bir zamanlar FETÖ iddiaları için; 'bu kadarı da olamaz canım' derken, o kadarının ve daha fazlasının olduğunu görünce 'pes' diyebilmiştik kendi kendimize... Şimdi de benzer duyguları yaşıyoruz. Kazanamamış ama kaybettirerek şer güçlere destek olmuştur kimi gafiller…

 

İmam Ebu Hanife'nin harika bir fıkıh tanımı var; 'kişinin amel bakımından leh ve aleyhine olmasını bilmesidir' diye... Yani düşmanın oyuna, oyununa alet olmamak... Onu iyi tanımak... İlim, irfan, basiret feraset sahibi olmak...

İslam hukukunda bir ilke vardır; ‘bir hususta müslümanların çoğunluğu ittifak etmişse, o görüşe muhalif de olsanız artık verilen ortak karara uyum göstermek.’ Bugün bütün şartlarıyla bunun oluştuğunu iddia etmiyorum elbette... Ama hiç mi ilgisi yok...

 

"Abdülhamid gitsin de ne olursa olsun" diyenler bir gün ne yapacakları konusunda karar veremeyince göz hapsindeki Abdülhamitin kapısını çalarlar. Aradan dört yıl geçmiştir. Abdülhamitin verdiği cevap; size yardım edemem, devlet dört seneyi değil, dört saati ihmal etmeyi kaldırmaz şeklinde olmuştur.

19 Temmuz 1909'da Ayasofya meydanında o zamanki Volkan Gazetesinin başyazarı Derviş Vahdet, Mithat Paşa ile karşılaşır ve sorar; "Paşam! İstediğiniz oldu. Abdülhamid gitti. Şu an projeniz nedir, neler yapmayı düşünüyorsunuz?" Alınan cevap oldukça ilginçtir."Biz sadece Abdülhamid'i yıkmaya odaklanmıştık!" der...

Der de; giden geri gelmez elbet... Son yüz yılda gidenlerin geri gelmediği gibi... Ama neyse ki; tarih bir kez daha tekerrür etmedi bu kez… Kimbilir belki de yeniden düşünmek için bir şefkat tokadı gelmiştir üzerimizde… Zira olanda hayır vardır.

 
Etiketler: ‘OLAN’DAKİ, HAYIR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Kasım 2019
ZUHURAT...
04 Kasım 2019
ÖZGÜRLÜK YA DA HUZUR
21 Ekim 2019
ZOR OYUNU BOZAR MI
14 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK
07 Ekim 2019
‘OKU’MA…
01 Ekim 2019
Haraç mı Azaldı Yoksa Bağımsızlık mı Arttı
23 Eylül 2019
PAYLAŞMANIN GÜCÜ
09 Eylül 2019
KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL ÇÖZ
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı