Yazı Detayı
09 Mart 2015 - Pazartesi 09:26
 
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Konu ile ilgili bir önceki değerlendirmemizde yönetişimin teorik çerçevesi üzerinde durmuş, üniversitelerin de aslında bir “yerinden yönetim” birimi olduğunu vurgulamıştık. Bunun üniversitelerdeki adı özerkliktir. Özerklik idari ve mali açıdan yetki ve imkan sahibi olmayı gerektirir. Genlerimize işlemiş korku, bize bunun da zararlı olduğunu, aslında yetkilerin merkezde toplanması gerektiği yönünde telkinde bulunuyor. Sorun da bu ya zaten… Yıllardır üniversiteler dahil bütün yerinden yönetim birimlerinin yetkileri sembolik olmayı aşamadı. Bu korku; belediyelerin gerçek bir yerel yönetim, valiliklerin gerçek bir il yönetimi, üniversitelerin de hakiki bir özerk yönetim olmasını sağlayamadı. Oysa denetleyici ve düzenleyici birim olarak merkezi idare, işlerin aksayan taraflarını düzeltme noktasında yetki sahibidir.

Üniversiteler, parayı verenin düdüğü çaldırdığı yer olmamalıdır. Hiçbir akademisyen ekmeğini yediği (devletin-siyasi iktidarın) kılıcını sallamamak zorunda değildir. Devletin para temin etmesi gerekir elbette… Ama bu akademisyenlerin devletin emrinde olmasını gerektirmez. Statükonun temsilcisi bürokrasi-devlet, değişimin temsilcisi ise üniversitedir. Üniversiteler ezber bozan kurumlar olmalıdır. Akademisyenlerin görüş ve düşüncelerin açıklanması izne tabi olmamalıdır. Üniversiteler beyin fırtınası yapılan yerlerdir, bir düşünce ve bilgi üreten kurumdur.

Eskiden ilim ehlinin bırakın özerk olmasını bağımsızlığın da ötesinde bir statüleri vardı. Hiç bir bilim adamı padişahın ayağına gitmezdi. Bilakis padişahlar ilim ehlinin ayağına gider, onlardan emir ve talimat alırdı. Hiçbir bilim adamı padişaha-sultana yaranma peşinde olmazdı. Tarihin en güçlü devlet adamlarından; bizim aksak, kendilerinin de emir dedikleri kudretli devlet adamı Timur’un en değer verdiği kişiler bilim adamları edebiyatçılardı. Önüne çıkan orduları darmadağın eden Timur bilim adamlarının karşısında süt dökmüş kediye dönüyordu. Torunu ve hanlığın emirlerinden Uluğ Bey ise en bilinen matematikçi ve gökbilimcilerden birisidir. Semerkant’ta çok ciddi bir medrese (üniversite) ve rasathane kurmuş ve dünyanın önde gelen bilim adamlarını burada toplamıştı.

Üniversitelerde özerklik o dönemde de bu dönemde de önemlidir. Bir bilim adamının siyasi ya da başka gerekçelerle bildiklerini söyleyememesinin anormalliği sanırım sadece bununla muhatap olanların tam idraki mümkündür. Düşünsenize, yeni bir şey söylemekten korkan bir bilim adamı, insan hayatını kolaylaştıran buluşların altına nasıl imza atabilir… Bu durum üniversiteyi birikmiş bilgiyi, o da yarım yamalak aktarmaya çalışan bir meslek okulu haline döndürür.

Yakın geçmişte o koca koca akademisyenler tek tip kıyafete ve mesaiye zorlandı. Oysa işin içerisinde olanlar bilir ki, akademisyenin mesaisi olmaz. Örneğin ben bu yazıyı gecenin üçünde yazıyorum. Bir başbakan, bir bakan, bir vali, bir kaymakam, ‘benim mesaim saat beşte bitti’ diyebilir mi… İşte onun gibi birşeydir. Akademisyen herhangi bir devlet memuru olmadığı gibi, üniversiteler de lise değildir. Tek tip kıyafete ve mesaiye zorlanamaz-zorlanmamalıdır. Bilgi üretmesi gereken bir kurum nasıl böyle suni şeylerle meşgul edilebilir… Düşüncesinden dolayı kendisini baskı altında hisseden kişi nasıl üretken olabilir. İnsanlar sürekli aynı şeyi tekrarlasaydı, bir başka deyişle sıradışı şeyler söylemeselerdi, bu terakki nasıl elde edilebilirdi.

Her şeyin insan merkezli olması gerektiğini sürekli savunurum. Topluma karşı sorumluluk bilinci olan insandan bahsediyorum. Şüphesiz kurumsal alt yapı önemlidir. Denetim hiçbir zaman gözardı edilmemeli... Ancak toplumsal sorumluluğu olmayan insan, kendisine verilmiş olan yetkiyi (üniversitelerde özerkliği) de bulduğu ilk fırsatta istismar etmekte… Yönetici bir koordinatör olmalıdır. Ağzından çıkan herşey emir telakki edilemez. Yöneticilik insanların hayatlarını kolaylaştıran, onların ihtiyaçlarına çözüm üreten birimin adıdır. Bir başka deyişle bizatihi varlığı sorun olmayan, koltuğunu koruma odaklı, kendisinden ürkülen, personelin görmek istemediği müdürün, dekanın ya da rektörün en iyisi olduğu kişi değildir yönetici…

Artık batı da sosyal düzenin sağlıklı işlemesi için sadece kurum ve kuralların yeterli olmadığını ve beşeri boyutun da dikkate alınması gerektiği kabul etmeye ve çeşitli kurumlar geliştirmeye başlamıştır. Bu çerçevede geliştirilen “sosyal sorumluluk” ve “sosyal ahlak” moral economy kavramları son derece önemlidir. Yine batı toplumu içerisinde gelişmekte olan ve “hayırseverlik, yardımlaşma, diğergamlık” anlamlarına gelen “altruizm” kavramı da bu çerçevede ele alınabilir. Bunun somut örnekleri de vardır Batı’da… Örneğin dünyanın en zengin işadamlarından birisi olan Bill Gates’in  “insancıl kapitalizm” üzerinde yoğunlaşması böyledir. Servetinin bir kısmını (Bill Gates Vakfı 20 milyar dolar) hayır işlerine ayıran Gates “yiyebileceğim herşeyi yiyebiliyorum, giyebileceğim herşeyi giyebiliyorum, ismimi zenginler listesinden çıkarıncaya kadar servetimi dağıtacağım” diyecek kadar konunun farkında… İslam ekonomisinin önem atfettiği insan unsuru, çağdaş iktisadın en önemli sorunlarından birisi olan kayıt dışı ekonomi ile mücadelede de çok önemli kazanımlar sağlayacaktır. Örneğin sosyal sorumluluğu olan bir kişinin vergi kaçırması ihtimali gayet düşüktür.

İnsan unsurunun ihmal edildiği kısmen de olsa anlaşılmış gözükmektedir. Çünkü her ne kadar daha iyi ve mükemmel yasalar oluşturulsa da mutlaka zaman içerisinde eksik yönleri ortaya çıkmaktadır. Nitekim, bu yasaları uygulayacak olan da insanın bizatihi kendisidir. Zira Eflatun’un deyimiyle; siz ne kadar mükemmel yasalar oluşturursanız oluşturun, topluma karşı sorumluluk duymayan insan yasayı dolanmanın bir yolunu bulacaktır. 

 
Etiketler: NASIL, BİR, ÜNİVERSİTE, IV, (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK),
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Aralık 2019
MASUMİYET Mİ ZAAFİYET Mİ…
01 Aralık 2019
POLİTİK BAKIŞTAKİ SAKATLIK
25 Kasım 2019
YERLİ VE MİLLİ DURUŞ
18 Kasım 2019
BÜYÜK YANILGI
11 Kasım 2019
ZUHURAT...
04 Kasım 2019
ÖZGÜRLÜK YA DA HUZUR
21 Ekim 2019
ZOR OYUNU BOZAR MI
14 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK
07 Ekim 2019
‘OKU’MA…
01 Ekim 2019
Haraç mı Azaldı Yoksa Bağımsızlık mı Arttı
23 Eylül 2019
PAYLAŞMANIN GÜCÜ
09 Eylül 2019
KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL ÇÖZ
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı