Yazı Detayı
28 Kasım 2015 - Cumartesi 09:28
 
KELİMELERDEKİ SOSYAL DEĞİŞİM VE FİKİR DÜNYAMIZ
Mehmet KARAGÜL
karagul@karagul.org
 
 

İnsanı diğer canlılardan ayırt eden asli özelliklerinden düşünebilme ve buna bağlı kelimeler aracılığı ile konuşarak iletişim kurma özelliği, insanoğluna dünyevi ve uhrevi sorumluluklar yüklenmesinin de temel kaynağıdır. Dolayısıyla yaşayan ve yaşatılan kelime ve kavramları, ilgili toplumun düşünce yapısı ile olaylara ve eşyaya bakışı konusunda belirleyici unsurlar olduğunu kabul etmek durumundayız.

 Toplumun düşünce ve değerler sistemindeki farklılaşmayı, çoğu kez kavramlara yüklenilen anlamlardaki değişimler üzerinde gözlemlemek mümkündür. Bu noktada kullanılan kelime ve kavramlar aynı kalırken, bunların yüklendiği anlamlardaki değişim üzerinden, toplumun değer yargılarındaki farklılaşmanın ne yönde ve nasıl değişik mecralara kaydığını görebiliyoruz.

Talep kelimesi, bugün ekonomik dolayısıyla maddi boyutlu mal ya da para almak, istemek için kullanılırken, bir elli yıl önce aynı kelime, talebe şeklinde bugünkü öğrenci kelimesine karşılık kullanılarak, bilgiyi isteyen anlamındaydı. Benzer şekildetahsilkelimesi de bugün “para tahsil etmek ve toplamak”  anlamında kullanılmasına rağmen, yine bir kırk - elli yıl önce “tahsil hayatım” şeklinde bir ifade ile hayatımın bilgiyi toplama dönemi, olarak toplumun hafızasında yer buluyordu.

Bu iki kelimedeki anlam farklılaşması ile dahi, toplumun düşünce sisteminin, bilgi merkezli bir anlayıştan; kapitalist, maddiyatçı bir düzleme kaydığını görebilmek mümkündür. Hatta aynı zamanda Milletimizin bilgi merkezli yaşadığı önceki dönemde Cihan’a nizam verirken, maddiyatçı bir anlayışa kaydığı günümüzde ise maalesef şekil verilen bir toplum haline dönüştüğümüzü ifade etmek yanlış olmayacaktır.

Dikkati çeken bir başka anlatım tarzı ise TV ve radyolardaki hava raporlarında karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde hava raporu sunan konuşmacılar, eğer geleceğe ait hava beklentisinde; yağmur, kar, buz ve soğuk varsa “hava bozacak veya hava kötüleşecek, ya da beyaz esaret” şeklinde menfi ifadelerle sunum yapmaktadırlar. Ancak aynı hava özellikleri, bir önceki neslimizce; “hava rahmete dönüyor, “rahmet yağacak veya bereket yağıyor ” şeklinde ifade ediliyordu.

Meselenin bir başka boyutu ise önceki kelime ve kavramlar yerine yenilerini türeterek toplumun geçmişe ait fikir hafızasını sıfırlamak ya da yeni bir şekil vermek tarzında karşımıza çıkmaktadır. Mesela “Millet” kelimesi yerine kullanılan “Ulus” ve “halk” kelimeleri bunlardan sadece bir kaçıdır. Her bir kelime yaşadığı dönemin toplumsal değerlerinin sembollerle sese dönüşmüş şeklidir.

Dolayısıyla eskisi yerine üretilen yeni kelime, sözlükte eş anlamlı olarak ifade edilse de ikame ettiği kelime ile aynı döneme şahitlik etmediğinden, toplum dimağında önceki kelime ile ortak çağrışımı yapmayacak, bunun yerine ortaya çıktığı dönemin sosyal ve kültürel birikimleriyle kendisine has yeni bir kavram olarak gelişecektir.

 Bu nedenle “ulus” kelimesi hiçbir vakit “millet” kelimesiyle eş anlamı bir ünsiyet kazanamamıştır. “Millet” kelimesi millet olgusunu etnik temelden ziyade kültür merkezli bir anlayışa oturturken, “Ulus” kelimesinde aynı kültür yoğunluğunu görebilmek pek mümkün olmamaktadır.

Toplumun değişimi ve değiştirilmesi çerçevesinde değerlendirilebilecek bir başka ilgili kelime ise “Halk” kelimesidir. Sık sık millet kelimesi yerine kullanılanhalkkelimesi, yine millet kelimesinin tarihi birikiminden kaynaklanan kültürel derinliğe sahipolmadığından, toplumun kültürel ortaklıklarının dile getirilmemesi açısından sıkıntılıdır. En azından doğru yerde kullanılması gerekir. “Halk” kelimesi, belli bir mekânda veya alanda bulunmaktan başka ortaklıkları olmayan insan topluluğunu ifade ettiğinden “Türk Milleti” yerine, “Türk halkı” veya halkımız şeklinde kullanılması, Küre üzerinde gerçekten “millet” olabilmiş birkaç toplumdan birisi olan Milletimiz için haksızlık olsa gerek.

Görüldüğü üzere; bazı kelimelerdeki anlam değişmesi, toplumdaki algıların ne yönde değiştiğini yansıtması bakımından oldukça önemli bir gösterge iken, öte yandan eski kelimeler yerine türetilen yeni kelimeler de toplumun kendisini iri ve diri tutan tarihi algılar ile kültürel derinliklerden uzaklaştırmada ciddi bir etki doğurmaktadır. Dolayısıyla kelimeleri, yalnızca insanlar arasındaki iletişimi sağlayan sesler ve sembollerden ibaret görmek yerine, aynı zamanda onları;milletlerin davranışlarını belirleyen, değer yargılarını yansıtan, hafıza kartları ve FİKİR ÜRETME araçları olduğu da göz ardı edilmemelidir.

Web: www.karagul.org

E- posta:karagul@karagul.org

 
Etiketler: KELİMELERDEKİ, SOSYAL, DEĞİŞİM, VE, FİKİR, DÜNYAMIZ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Şubat 2019
KÜRESELLEŞMEYİ ANLAMAK
26 Şubat 2018
İçimizdeki Mutluluğu Keşfetmek
19 Şubat 2017
Kendisiyle Barışık; İdrak Eden ve Üreten Bir Gençlik
07 Aralık 2016
Cumhurbaşkanının Çağrıları ve Yabancı Para Kullanmak
31 Ekim 2016
Batı’nın Yüzyıllık Planı
22 Ekim 2016
Bilimde İlerleme ve Yurt Dışı Yayın
05 Ekim 2016
Bilimsel İlerlemede Yurt Dışı Eğitim
20 Eylül 2016
DÜNDEN BUGÜNE BİLİM DÜNYAMIZ
17 Ağustos 2016
DARBE GİRİŞİMİNİN SONUÇLARI
29 Temmuz 2016
Darbe Girişimi ve Üç Önemli Mesele…
19 Temmuz 2016
15 TEMMUZ KÂBUSUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
01 Temmuz 2016
TATİLE Mİ, BAYRAMA MI?
24 Haziran 2016
Ben Neyim?
17 Haziran 2016
PERİŞAN HALİMİZ VE DEĞERLERİMİZ
06 Haziran 2016
“BACASIZ SANAYİ TURİZMLE” ALDATILDIK!
10 Mayıs 2016
“Tehdit” İçeride mi, Yoksa Dışarıda mı?
26 Nisan 2016
28 Şubat’tan Bugüne Türk Hukukunun İmtihanı
12 Nisan 2016
Faizde Hak ve Adalet Yoktur. Çünkü… II
29 Mart 2016
Faizin İktisadi ve Sosyal Maliyeti - I
15 Mart 2016
Başınıza Talih Kuşu Konarsa…
01 Mart 2016
MERKEZ BANKASI; ENFLASYON VE İŞSİZLİK KISKACINDA
24 Şubat 2016
ÜRETEN Mİ YOKSA TÜKETEN Mİ?
10 Şubat 2016
KAPİTALİZM, SOSYALİZM VE AHİ İKTİSADI
02 Şubat 2016
ÖZGÜR OLMAK VE ÖZGÜRLÜK
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’DE VE OECD DEVLETLERİNDE ÖZELLEŞTİRME
04 Ocak 2016
YAŞINIZI MI MERAK EDİYORSUNUZ!
22 Aralık 2015
ÜNİVERSİTELERDE MESLEK VE AHİLİK EĞİTİMİ
14 Aralık 2015
BOŞANIYORUZ Çünkü…!
07 Aralık 2015
Zenginlik, Çok Kültürlü Olmak Mıdır?
20 Kasım 2015
CİHANŞÜMUL OSMANLI DEVLETİ’NİN DAĞILMASININ TEK SEBEBİ
12 Kasım 2015
OSMANLI BEYLİĞİ, NASIL OSMANLI İMPARATORLUĞU OLDU?
Haber Yazılımı