Yazı Detayı
10 Şubat 2016 - Çarşamba 11:24
 
KAPİTALİZM, SOSYALİZM VE AHİ İKTİSADI
Mehmet KARAGÜL
karagul@karagul.org
 
 

Yaşadığımız bu dünya için insanın temel gayesinin, sahip olduğu değerler çerçevesinde; güven, huzur ve refah içinde bir hayat sürdürebilmek olduğu muhakkaktır. Böyle bir hayat tarzının sürdürülmesinde iktisadi faaliyetlerin önemli bir yeri olduğu muhakkaktır.  Çünkü insanın gerek bedenen, gerekse ruhen sahip olduğu değerlerle varlığını sürdürebilmesi, ancak emeğiyle üretebildikleri ölçüsünde mümkündür. Ayrıca aklı ve zekâsıyla eşrefi mahlûkat olma şansına sahip olan insan, sahip olduğu bu yetilerini doğru bir biçimde kullanmak suretiyle, sahiplendiği değerler nispetinde de kıymet kazanmaktadır.

 Bu manada milletlerin iktisadi hayatlarını ve sistemlerini sahip olduğu değerlerden ayrı düşünmek mümkün değildir. Yayılmacı ve sömürgeci Batı’nın türetip, serbest rekabet ve özgürlük gibi hoş kavramlarla dünyaya dayattığı kapitalist iktisadi yaklaşımla, eşitlikçi söylemle türevi olan sosyalist iktisadi felsefenin her ikisinde de esasen emeğin ürünü olan serveti paylaşmak yerine, tam tersi güçlünün elinde biriktirmeyi temel amaç edinildiği görülmektedir.

Her iki iktisadi sistem, birbirinin alternatifi gibi lanse edilse de beslendiği değerler topluluğu aynı olduğundan nihayetinde ortaya konan düşüncenin de farklı olması mümkün değildir. Çünkü Kapitalist sistem sermayenin, hep güçlüden yana olan rekabetçi bir ortamda bireyde birikimini öngörürken, Sosyalist sistem ise kontrolcü bir yapıyla bütün servetin devlet aygıtında toplanmasını öngörmektedir.

Merkezi İngiltere'de bulunan ve bir yardım kuruluşu olarak faaliyet gösteren Oxfam Grubu tarafından yapılan araştırmaya göre; Dünyada en zengin yüzde 1'lik kesimin serveti, 2009'da toplam dünya servetinin yüzde 44’ü iken, bu oran 2014'te yüzde 48'e yükselmiş ve 2016’da, küresel servetin yarısından fazlasına ulaşacağı öngörülmektedir.

Ancak buna karşılık, Ahilik düşüncesinin ortaya koyduğu iktisadi sistemde hedef, Kapitalizmde olduğu gibi kar maksimizasyonu yaparak sermaye birikimi oluşturmak değil; gerek üretimle, gerekse elde edilen gelirle insanlara faydalı olabilmektir. Bu çerçevede ortaya çıkan gelirin ihtiyaçtan fazlasının ihtiyaç sahiplerine dağıtılması temel ilke edinilmiştir.  Görüldüğü gibi Ahilik düşüncesinde hedef, rakibini ortadan kaldırarak daha çok zengin olmak değil, bilakis “veren el alan elden üstündür” düsturu ile vererek huzuru yakalamak amaç edinilmiştir.

Böylesi toplumsal bir yapının inşası için bir Ahide mutlak surette bulunmaması gereken davranışların bazılarını; İçki içmek, zina yapmak, münafıklık, dedikodu, iftira etmek, gururlanmak, merhametsizlik, kıskançlıkta bulunmak, kin beslemek, sözünde durmamak, yalan söylemek, emanete hıyanet etmek, başkasının ayıbını örtmemek,  cimrilik, miskinlik ve adam öldürmek… Şeklinde sıralamak mümkündür.

Bugün içinde yaşadığımız dünyada hayallerimizi dahi zorlayan böyle bir sosyal yapıyla, Müslüman Türk Milleti’nin, sanki ikinci bir Asr-ı Saadet dönemi oluşturduğunu kabul etmek durumundayız. Bu noktada hepimizin cevabını bulması gereken soru: “Nasıl oldu da bu necip Millet o halde bu hale gelebildi?”

Konunun kaygı veren tarafı, bu ülkede muhafazakâr kesimin Sosyalist iktisadi düşünceyi; “Bir Müslüman solcu ya da sosyalist olamaz” anlayışıyla büyük ölçüde İslami kaygılarla reddederken, aynı kültürün ürünü olan ve ilkeleri hiçbir şekilde İslami değerlerle bağdaşmayan Kapitalizme karşı aynı mesafeli duruşu ortaya koyamamasıdır.

 

Web: www.karagul.org

E Posta: karagul@karagul.org

 
Etiketler: KAPİTALİZM,, SOSYALİZM, VE, AHİ, İKTİSADI, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Mayıs 2020
Düşüncemiz Davranışımız, Davranışımız ise Halimizdir.
18 Nisan 2020
KORONANIN KARARTTIĞI “KARA GÜN KARARIP KALMAZ”
01 Şubat 2019
KÜRESELLEŞMEYİ ANLAMAK
26 Şubat 2018
İçimizdeki Mutluluğu Keşfetmek
19 Şubat 2017
Kendisiyle Barışık; İdrak Eden ve Üreten Bir Gençlik
07 Aralık 2016
Cumhurbaşkanının Çağrıları ve Yabancı Para Kullanmak
31 Ekim 2016
Batı’nın Yüzyıllık Planı
22 Ekim 2016
Bilimde İlerleme ve Yurt Dışı Yayın
05 Ekim 2016
Bilimsel İlerlemede Yurt Dışı Eğitim
20 Eylül 2016
DÜNDEN BUGÜNE BİLİM DÜNYAMIZ
17 Ağustos 2016
DARBE GİRİŞİMİNİN SONUÇLARI
29 Temmuz 2016
Darbe Girişimi ve Üç Önemli Mesele…
19 Temmuz 2016
15 TEMMUZ KÂBUSUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
01 Temmuz 2016
TATİLE Mİ, BAYRAMA MI?
24 Haziran 2016
Ben Neyim?
17 Haziran 2016
PERİŞAN HALİMİZ VE DEĞERLERİMİZ
06 Haziran 2016
“BACASIZ SANAYİ TURİZMLE” ALDATILDIK!
10 Mayıs 2016
“Tehdit” İçeride mi, Yoksa Dışarıda mı?
26 Nisan 2016
28 Şubat’tan Bugüne Türk Hukukunun İmtihanı
12 Nisan 2016
Faizde Hak ve Adalet Yoktur. Çünkü… II
29 Mart 2016
Faizin İktisadi ve Sosyal Maliyeti - I
15 Mart 2016
Başınıza Talih Kuşu Konarsa…
01 Mart 2016
MERKEZ BANKASI; ENFLASYON VE İŞSİZLİK KISKACINDA
24 Şubat 2016
ÜRETEN Mİ YOKSA TÜKETEN Mİ?
02 Şubat 2016
ÖZGÜR OLMAK VE ÖZGÜRLÜK
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’DE VE OECD DEVLETLERİNDE ÖZELLEŞTİRME
04 Ocak 2016
YAŞINIZI MI MERAK EDİYORSUNUZ!
22 Aralık 2015
ÜNİVERSİTELERDE MESLEK VE AHİLİK EĞİTİMİ
14 Aralık 2015
BOŞANIYORUZ Çünkü…!
07 Aralık 2015
Zenginlik, Çok Kültürlü Olmak Mıdır?
28 Kasım 2015
KELİMELERDEKİ SOSYAL DEĞİŞİM VE FİKİR DÜNYAMIZ
20 Kasım 2015
CİHANŞÜMUL OSMANLI DEVLETİ’NİN DAĞILMASININ TEK SEBEBİ
12 Kasım 2015
OSMANLI BEYLİĞİ, NASIL OSMANLI İMPARATORLUĞU OLDU?
Haber Yazılımı