Yazı Detayı
26 Şubat 2018 - Pazartesi 08:10
 
İçimizdeki Mutluluğu Keşfetmek
Mehmet KARAGÜL
karagul@karagul.org
 
 

İnsanın bu dünyada her ne yaparsa yapsın nihayetinde ulaşmak istediği hedef, mutluluk diye ifade ettiğimiz, kişinin kendisini güven içinde, neşeli, keyifli ve pozitif duygu halinde hme arzusudur. Kişinin böyle bir ruh haline sahip olması, onunun içinde bulunduğu an ve geleceğe ümitle bakmasını, dolayısıyla daha enerjik, gayretli ve üretken olmasını da sağlar. Ayrıca mutlu olabilen kişiler, kendisi kadar çevresi için de pozitif enerji kaynağı ve fayda üretme özelliğine sahiptirler.

 

Şüphesiz hepimiz mutlu olmak isteriz. Ancak bunu başarabilenlerimizin sayısının bir hayli az olduğunu da kabul etmek durumundayız. Hatta giderek azaldığını da söylemek yanlış olmasa gerek. O vakit mutluluğu bizden uzaklaştıran ya da bizi mutlu olmaktan alıkoyan sebep nedir? Bu soruya isabetli bir cevap verebilmek için öncelikle bizi mutlu kılan değer veya olgu nedir? Onun tespit edilmesi gerekmektedir. Bu soruyu her birimiz kendimize sorduğumuz zaman göreceğiz ki ihtiyaç ya da arzularımızın karşılanması halinde mutluluk hissine kapılıp; neşeli, keyif ve özgüven haline sahip olduğumuzu, bunlardan uzaklaştığımız veya kaybettiğimiz de ise kaygı, endişe ve korku hali ile karşı karşıya kaldığımızı görürüz.

 

Örneğin, iyi bir iş sahibi olmak, güzel bir iş başarmak, ev, araba ve bir takım servete sahip olmak bizleri mutlu kılan olay ya da hallerdir. Bunların yokluğu ya da elimizden kaçıp gitmesi ise mutluluk kaybı olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak kabul edelim ki sahip olmanın hiçbir sınırı bulunmamaktadır. Birçoğumuzun, elimizdeki arabayı, evimizi veya evimizdeki eşyayı beğenmediği için veya gelirinin az bulduğu gerekçesiyle mutsuz, neşesiz ve kendisi ve çevresine karşı saldırgan bir tavır içinde bulunabildiği muhakkaktır. Lakin kabul edelim ki bizim beğenmeyip veya yetersiz bulup kendimizi sıkıntıya koyduğumuz halin peşinde koşan, ülkemizde milyonların ve dünyada da milyarların olduğunu göz ardı edemeyiz. Dolayısıyla mutluluğun, öncelikle herkesin kendi iç dünyasında olan; izafi, pozitif, yapıcı ve esnek bir ruh hali olduğunu kabul etmek mecburiyetindeyiz.

 

Yine kabul etmeliyiz ki elindeki sahip olduğu imkânların yetersizliği ile mutsuz olabilen bir kişilik, mevcut ruh halini değiştirmediği müddetçe hiç kuşku yok ki arzuladıklarını elde etse yine daha fazlası için kendisini mutsuz yapabilmeyi başaracaktır. Bu nedenle hedef mutlu olmaksa öncelikle sahip olduklarımızın kıymetini bilmeyi, bu manada elimizde olmayanlar için üzülmek yerine olanların kıymetini bilerek, hayatın tadını çıkarmaya bakmak durumundayız. Aksi takdir de kısacık olan ömrümüzü ve içinde yaşadığımız dünyayı, kendimiz için yaşanmaz hale getirmiş oluruz.

 

Mutluluğun bir diğer önemli koşulu ise kıskançlık olarak ifade edilen ruh halinden kendimizi koruyabilmemize bağlıdır. Çünkü bir kişinin kendi konumunu ve sahip olduklarını, bir basamak üstte olan diğer kişilerle kıyas etmesiyle ortaya çıkan ve kişinin kendisi ve çevresiyle olan ilişkilerini bozan negatif bir ruh halinden kaynaklanana kıskançlık, kişinin mutlulukla arasına ördüğü aşılması en zor kaledir.

 

İnkarı mümkün olmayan bir gerçek, konumu ve imkanları ne olursa olsun bu dünyada nefes alan her kişi mutlak surette bir şeylere sahipken, bazı şeylerden de mahrumdur. Dolayısıyla her halükarda sahip olduklarımızın çeşidi ve zaman farklılığı bağlamında her daim bizlerin ilerisinde olanlar olduğu gibi, gerisinde bulunanların da olması kaçınılmazdır.

 

Bu çerçevede kıskançlık duygularıyla hep daha zenginlere bakarak, kendimizi mutsuzluk çölüne atmak yerine, biraz da gerimize bakmak suretiyle, sahip olduklarımızın değerini takdir ederek, halimize şükredip mutlulukla aramızdaki örülü duvarları yıkmayı denemin daha akılcı olacağından şüphe yoktur. Maddi imkânlarımız çok çok sınırlı da olsa, sahip olduğumuz sağlık ve en azından şu kitabı okuyabilecek bir gözümüzün olması bile ulaşamayıp, bizim iç dünyamızı karartanların hangisinden daha değersizdir?

 

Evet, görüldüğü üzere mutluluk, bazılarının sahip oldukları ölçüsünde ulaştıkları pozitif bir ruh hali değil, tam aksine az da olsa elindekilerin kıymetini bilme ve onlarla yetinip hayata pozitif bakabilme becerisidir. Bu demek değildir ki daha fazlasına sahip olmayalım veya miskin bir hayata razı olalım. Yaşadığımız dünyanın bir başka gerçeği, kişinin becerisi ve çabası ile sahip oldukları arasında birebir pozitif bir ilişkinin bulunmamasıdır.

 

Evet, bir şeylere sahip olmak için belli bir gayret göstermek temel bir gereksinim olmakla birlikte, ortaya konan çabaların karşılığında elde edilen imkânların her dönemde ve her kişi için aynı olması mümkün değildir. Bu nedenle kişinin imkânları ölçüsünde ihtiyaçları ve ihtirasları için çaba sarf etmesi zaruri olmakla birlikte, bu çabanın sonunda elde ettiklerinin niceliği ve niteliğinin yetersizliğiyle(!) ya da başkalarının daha fazlasına sahip olduğu gerekçesiyle, kendisini yargılayıp mutsuz olmaktansa, ortaya koyduğu samimi çaba ve bunun karşılığında elde edebildikleriyle mutluluğun kapısını kendisine aralamasının çok daha makul olduğundan şüphe yoktur.

 
Etiketler: İçimizdeki, Mutluluğu, Keşfetmek,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Şubat 2017
Kendisiyle Barışık; İdrak Eden ve Üreten Bir Gençlik
07 Aralık 2016
Cumhurbaşkanının Çağrıları ve Yabancı Para Kullanmak
31 Ekim 2016
Batı’nın Yüzyıllık Planı
22 Ekim 2016
Bilimde İlerleme ve Yurt Dışı Yayın
05 Ekim 2016
Bilimsel İlerlemede Yurt Dışı Eğitim
20 Eylül 2016
DÜNDEN BUGÜNE BİLİM DÜNYAMIZ
17 Ağustos 2016
DARBE GİRİŞİMİNİN SONUÇLARI
29 Temmuz 2016
Darbe Girişimi ve Üç Önemli Mesele…
19 Temmuz 2016
15 TEMMUZ KÂBUSUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
01 Temmuz 2016
TATİLE Mİ, BAYRAMA MI?
24 Haziran 2016
Ben Neyim?
17 Haziran 2016
PERİŞAN HALİMİZ VE DEĞERLERİMİZ
06 Haziran 2016
“BACASIZ SANAYİ TURİZMLE” ALDATILDIK!
10 Mayıs 2016
“Tehdit” İçeride mi, Yoksa Dışarıda mı?
26 Nisan 2016
28 Şubat’tan Bugüne Türk Hukukunun İmtihanı
12 Nisan 2016
Faizde Hak ve Adalet Yoktur. Çünkü… II
29 Mart 2016
Faizin İktisadi ve Sosyal Maliyeti - I
15 Mart 2016
Başınıza Talih Kuşu Konarsa…
01 Mart 2016
MERKEZ BANKASI; ENFLASYON VE İŞSİZLİK KISKACINDA
24 Şubat 2016
ÜRETEN Mİ YOKSA TÜKETEN Mİ?
10 Şubat 2016
KAPİTALİZM, SOSYALİZM VE AHİ İKTİSADI
02 Şubat 2016
ÖZGÜR OLMAK VE ÖZGÜRLÜK
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’DE VE OECD DEVLETLERİNDE ÖZELLEŞTİRME
04 Ocak 2016
YAŞINIZI MI MERAK EDİYORSUNUZ!
22 Aralık 2015
ÜNİVERSİTELERDE MESLEK VE AHİLİK EĞİTİMİ
14 Aralık 2015
BOŞANIYORUZ Çünkü…!
07 Aralık 2015
Zenginlik, Çok Kültürlü Olmak Mıdır?
28 Kasım 2015
KELİMELERDEKİ SOSYAL DEĞİŞİM VE FİKİR DÜNYAMIZ
20 Kasım 2015
CİHANŞÜMUL OSMANLI DEVLETİ’NİN DAĞILMASININ TEK SEBEBİ
12 Kasım 2015
OSMANLI BEYLİĞİ, NASIL OSMANLI İMPARATORLUĞU OLDU?
Haber Yazılımı escort bayan istanbul eskort istanbul escort bayan