Yazı Detayı
07 Kasım 2016 - Pazartesi 08:07
 
FİLMİ İZLEDİM
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Şüyu’u vukuundan beter derler ya; tam da öyle… Etkilenmedim değil doğrusu… Bu yüzden önce kendim izlemek istedim ve öyle de yaptım. Bir film eleştirmeni değilim elbette… Ama rol-modelimizin (SAV) hayatı hakkında bilgimiz var elbette… Belli ki; epeyce bütçe ayrılmış film için… Film nerede çekildi bilmiyorum ama bildiğiniz Hollywood yapımı… İran ya da Hint filmi değil yani… Elbette yönetmeni tanıyor değildim. Ama yaptığım küçük çaplı bir araştırmalarda yönetmenin uluslararası başarısı olan birisi oluğunu öğrendim. İran bu konularda başarılı bir ülke zaten… İran sinemasının geçmişten gelen birikimi de filme yansımıştır diye düşünüyorum.

 

Hep endişe etmişimdir böyle kişiliklerden… Ancak yine yaptığım küçük araştırma sonucu elde ettiğim bilgi, yönetmenin İslami duyarlılığı olduğu yönünde idi… Mutlu oldum doğrusu… Ellili yaşlarda (57) ve belli ki; mesleğinin zirvesinde… Film yedi yıllık bir çalışmanın ürünü olarak oluşturulmuş… İlmek ilmek işlenmiş, her ayrıntı düşünülmüş izlenimi veriyor. Film senaryosu oluşturulurken Diyanet de dâhil olmak üzere diğer ülke otoritelerine danışılmış… Bu da önemli bir hassasiyet elbette… Diyanet de bir takım eleştiriler getirmekle birlikte filmin izlenmesinde bir sakınca olmadığını bildirdi zaten…

 

Filmin başında dikkatimi çeken bir şey de izleyenlerin sayısındaki belirgin azlık idi. Muhtemelen seyirci dezenformasyondan etkilendi. Yarım saat önce gitmeme rağmen bilet sıkıntısı çekmedim. Zaten 15-20 kişi ancak vardı salonda. En azından Türkiye’de hasılat rekorları kıracak gibi gözükmüyor. Suudi Arabistan ve Mısır yasaklamış filmi. Ne olur değil mi taraflar böyle bir konuya siyaset bulaştırmasalar… Neyse konumuz bu değil, biz devam edelim izlenimlere…

 

Filmi izlemeye başlamadan önce beni şaşırtan ilk şey filmin süresi oldu. Zira 3.5 saatlik bir filmden bahsedildi ama ara dâhil 3 saat 10 dk’da sona erdi film... Daha önceden bilgim olmadığından ‘Çağrı” gibi ‘bütün bir film’ beklerken, film küt diye bitince diğer bir şaşkınlığı yaşadım. Zira film Efendimizin bütün hayatını değil sadece çocukluğunu anlatıyormuş meğer… Bir seri imiş… Bir başka deyişle en az bir tane daha olacak… Ya da iki tane…

 

Tabii tartışmanın başında filmin ‘Şii’ inancına göre yapılıp yapılmadığı endişesi geliyor. Öyle anlaşılıyor ki; yorumlar film izlenmeden yapılmış… Zira filmde îtikadî hiçbir vurgu yok. Hz. Ömer, Hz. Osman Hz. Ebu Bekir (r.a) karakterlerinin filmde olmaması gayet doğal. Çünkü film tarihsel olarak henüz o aşamaya getirilmiş değil… Efendimizin henüz 12 yaşlarında ve keçi çobanı olarak gösteriliyor. Efendimizin (bu arada benim de) çobanlık yaptığı biliniyor zaten… Hz. Ali de yok zaten filmde… Birkaç figür öne çıkarılmış… Birisi Ebu Talip, bir diğeri Efendimizin dedesi Abdülmuttalip, annesi Amine, Ebu Leheb, Sufyan… gibi.

 

Belirgin bir şekilde öne çıkan ise, Ebu Talip… Malum Ebu Talip Hz. Ali Efendimizin babası… Bu yüzden midir öne çıkarılması bilinmez… Ama o kadar da olsun demek lazım. Tabii komplo olmayacaksa şöyle bir izlenim de edindim. Ebu Talip bir miktar Şii-alevi anlayışında resmedilmiş olan Hz. Ali (r.a) figürünü anımsatıyor. Daha fazlası yok…

 

Ebu Talibin filmde öne çıkarılmış olması bir tercih elbette… Bunun nedeni Hz. Ali Efendimizin babası olması mümkün ama, Ebu Talibin de Efendimizin hayatında önemli bir yere sahip olduğunu göz ardı etmemek gerek… Bir de Müslüman olup olmadığı konusunda bir tartışma var Şii ve Sünni anlayışı arasında… Şiiler Müslüman olduğunu kabul ettiklerinden filmde de böyle bir imaj çizilmiş… Ama zaten İslam henüz inmeye başlamamıştı o dönemde… Dolayısıyla çok yersiz bir değerlendirme diye de düşünülebilir. Zaten Sünni kaynaklarda da geçen bilgi babasının ölmesi nedeniyle Ebu Talibin sürekli Efendimize sahip çıktığı yönünde… Sünni kaynaklarda Ebu Talip’in Müslüman olmadan öldüğü yönündeki iddia kuvvetli olsa da, son anda şehadet getirdiği yöndeki rivayetler de muteberdir. Efendimize bu kadar arka çıkmış birisine Allah’ın hidayet nasip etmiş olmasını da beklemek doğru olur diye düşünüyorum.

 

Filmdeki tüm oyuncuların Müslüman kökenli olması da ayrıca önemli… Zira isim listesinden böyle olduğu anlaşılıyor. Hiç birisi de tanınmış değil… Öyle olsaydı wikipedi link verirdi diye düşünüyorum. Oysa çağrı filminde Hz. Hamza karakteri Anthony Quinn tarafından ve gayet başarılı bir şekilde canlandırılmıştı. Burada da roller genellikle başarılı…

 

Az da olsa amatörce sahneler var… Halime’nin kurumuş göğsünden süt gelmesi gibi mesela… Hiçbir hazırlık bilgisi sunulmadan STV ya da TGRT dizilerindekine benzer bir şekilde canlandırılmış… Çok amatör geldi bana… Bir de kilim desenleri dikkatimi çekti… Herhalde o zamanlar bugünkü gibi kilimler yokmuştur diye düşündüm… Efendimizin içerisinde gösterildiği askıdaki ‘salıncak’ da öyle… Dönemi yansıttığını hiç sanmıyorum.

 

Bence en amatör olan sahne ise, Efendimizin kervanla gittiği bir beldede putperestlerin yaşadıkları kıtlık nedeniyle kadınları kurban edip güneş tanrısına yalvarmaları sonucu dev dalgaların sürükleyip getirdiği balık bereketi idi. Sahne aslında gayet başarılı idi ve bunun putperestlerin yalvar-yakarlarından değil de Efendimizin bereketinden olduğu anlaşılıyordu. Ne var ki serpilen balıkların tamamı ‘sazan’dı. Az çok bilirim. Sazan bir tatlı su balığıdır, bu yüzden denizde yaşamaz… Nasıl olduysa bunu göz ardı etmişler. Ayrıca, en azından ben, Efendimizin hayatında-çocukluğunda böyle bir mucize olduğunu bilmiyorum. Okuduğum siyer kitaplarında rastlamadım. Şii kaynaklarında geçip geçmediği konusunda ise bir bilgim yok maalesef…

 

Filmde bu süreçte öğrendiğim bir şey de; flashback: Sinema ve edebiyatta bir anlatım tekniği olarak geriye dönüşü ifade ediyormuş... Zira filmin başında Hz. Hamza figürü de var. Bir süre sonra Fil vakasına geri dönüş yapılıyor ve üç saat sonra aynı noktaya geldiğinde film bitiyor. Anlaşılan ikinci seri buradan devam edecek…

 

Tabii filmde en tartışmalı olan konulardan birisi de Efendimizin suretine ilişkin… İslam âlimleri bunun resmedilmesini-gösterilmesini doğru bulmuyor. İlla da günümüzde; birçok insan kutsanmakta iken, Efendimizin resmedilmesi-gösterilmesi insanları şirke sokar. Hz. Ali’nin resmedildiği figür de böyle değil mi… Bu yüzden gösterilmemesi en doğrusu… Filmde de gösterilmiyor zaten… Ya uzaktan çekim, ya arkadan çekim… Bazen de profilden… Yüzü kapalı, ya da dumanlar içerisinde (olmazsa olmazdı zaten… Filmde çok fazla mucize sahnesi var ve bence bu sahneler çok da başarılı değil) gösterildiği de var. Benim görebildiğim sadece bir sahnede yan profilden ‘çocuk’ olarak yüzünün belli olduğu şeklinde idi. Ses yok. Konuşmaları yazılı olarak verilmiş… Ben şahsen önemli bir sorun olduğunu düşünmüyorum.

 

Film ana sahneleri gayet profesyonelce yapılmış. Özellikle de ilk dakikalardaki Fil vakası bence şimdiye kadar yapılanların en başarılısı… Doğal olarak bir miktar animasyon kullanılmış ama sahnenin sonunda ‘yenik ekin yapraklarına döndüklerini’ görmek çok güç değil…

 

Filmde dikkatimi çeken bir özellik de kadınların öne çıkarılması idi. Kimi zaman, belki müşrik olduğu için, kıyafetlerin ‘standart’ olmadığı sahneler vardı. Bu kısmen de olsa Amine, Halime ve Süveybe için de geçerli idi.

 

Yahudilerin Efendimizi ele geçirme çabalarını anlatan bölüm de siyer kitaplarında pek yer almayan diğer bir sahne idi. Aslında film önemli ölçüde Yahudilerin kendi kaynaklarından doğduğunu öğrendikleri Efendimizi, kimi zaman dilenci kıyafetinde, kimi zaman da silahlı saldırılarla ele geçirilmeye çalışılıyor. Buradaki figürü de Teodor Herzl’e benzettim doğrusu…

 

Çok özgün bir müzik göremedim. Hollywood filmi müzikleri gibi idi müzikler… Birkaç sahnede modern müziğin içerisine serpiştirilmiş belli belirsiz salavatı şerifeler ya da ‘musiki’ tınıları da yok değil.

 

Efendimizin süt annesi olacak olan Halime’nin devesinin kaçış sahnesi profesyonelce ama biraz korkutucu idi. Zira satılan ve kesilecek olan deve ipini koparıp kaçıyor ama deve ortalığı karıp katıyor, bir sürü insanı ezip geçiyor. Mucize; Efendimize süt anne olacak olan Halime’nin devenin peşinden koşması nedeniyle devenin Efendimizin bulunduğu yere Halime’yi götürmesi idi… İslam’ın barışçı ruhuyla pek uyuşmamış diye düşündüm.

 

Netice; bu eleştirilere rağmen filmde Şii propagandası filan yok… Genel olarak da başarılı olduğu söylenebilir. İçerisinde peygamber sevgisi olanların gözlerinin yaşaracağı sahneler de az değil… Muhtemelen içerisinde Hz. Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali gibi sahabelerin bulunduğu ikinci filmi beklemek lazım bence... O zaman daha sağlıklı değerlendirme yapabiliriz diye düşünüyorum.

 
Etiketler: FİLMİ, İZLEDİM,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK
07 Ekim 2019
‘OKU’MA…
01 Ekim 2019
Haraç mı Azaldı Yoksa Bağımsızlık mı Arttı
23 Eylül 2019
PAYLAŞMANIN GÜCÜ
09 Eylül 2019
KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL ÇÖZ
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı