Yazı Detayı
14 Kasım 2016 - Pazartesi 07:41
 
FAŞİZM MANİFESTOSU
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Faşizm insanlığın birkaç ana düşmanından birisi… Yerel ve bölgesel pek çok yansıması olmuştur ama en belirgin örneği, Hitler Almanya’sıdır. Dönemde İtalya, İspanya, Portekiz gibi örnekler de vardır ancak faşist ideoloji bu dönemde tüm dünyada hatta Türkiye’de de karşılık bulmuştur. Aynı ideolojinin günümüzde özellikle Avrupa’da yükselişe geçmesi Amerika’da Trump’ın seçimi kazanmasıyla Batı’da iktidar şansı bulmuştur. Bugünkü faşist dikta ideolojisinin geçmişten farkı; Yahudi düşmanı değil, İslam düşmanı olmasıdır. Avrupalılar yeni bir savaş çıkmaması için Avrupa Birliğini kurmuşlardır ama, farkında olarak ya da olmayarak İslamophobia ile insanlığın sonunu getirecek korku paranoyasını uzun yıllardır halklarına ve dünyaya pompalamaktadırlar. Türkiye’de bu yansıma karşılık bulmaktadır. Aşağıda ‘milletvekili’ sıfatı ile adeta faşist bir manifesto olarak yapılan bir konuşmanın kişisel analizi yer almaktadır. ‘Politik’ kaygıyla yazılmadığından milletvekilinin ve partisinin adı verilmemiştir.

 

Sizin turist olarak bile gitmediğiniz Afganistan, Yemen ve İran’a eleştirdiğiniz zihniyet savaşmak için bile gitti; bu ülkelere özgürlüklerini kazandırmak ya da kaybettirmemek için… Bu ülkelere gidip gitmemeniz bir tarafa yıllarca halkın derdini dinlemek üzere Anadolu’ya bile gitmediniz. Ayrıcalıklı pozisyonlarınızı uzun yıllar sürdürdünüz. Ta ki Anadolu çocukları “vanmimüt” deyinceye kadar…

 

Yıllarca muhatap ettiğiniz faşist zihniyet (resmi ideoloji) ile insanlar etnik kökenlerinden, eğitim düzeylerinden, yaşadığı kentten, köylü ya da şehirli olmasından, mezun oldukları okuldan, yerel kültür ve kıyafetten… uzun uzun yıllar utandırıldı… Dinsel gerekçelerle değil ama ideolojik öngörülerle talepte bulunduğunuz cemevleri, tekke ve zaviyeler kanunu gereğince kapatılan kurumlardan birisidir. O kadar cesaretiniz varsa ve samimi iseniz, tekke ve zaviyeler kanunun kaldırılması için teklif vermelisiniz…

 

Bir inancın ibadet hakkını diğer inancın iznine bağlı olmasından tehlikeliymiş… Bunu söyleyene sormak lazım; İslam dininin sınırlarının uydurulan din olan Kemalizmin yıllarca iznine bağlı olarak çizildiği dönemlere dair herhangi bir girişiminiz ve değerlendirmeniz oldu mu... Hukukun karşısına dini koyan anlayıştan korkanlar... Ne zamandan beri din hukukun kaynağı olmaktan çıktı… Az da olsa hukuk bilginiz olsaydı bunların birinin diğerinin parçası, tamamlayıcısı olduğunu görürdünüz…

 

Çiçekli başörtüsü ve daracık kot pantolonuyla öpüşen genç kıza özgürlüğünden bahsediyor milletvekili... Evet doğru o genç kız sizin eseriniz. Böylece özgürlükten ne anladığınızı da örneklendirmiş oldunuz… Mahalle baskısının medya ve eğitim kurumları vasıtasıyla, bu ailelerin ve çocuklarının üzerinde hangi travmayı meydana getirdiğini nereden bilebilir ki halkın içerisinden çıkmamış olanlar...

 

Tevhidi tedrisatla milletin önü devlet gücü kullanarak kapatıldı. Onlara; ya bizim anlayışımıza (dinimize) tabi olursunuz ya da cahil kalırsınız dayatması yapıldı ve bir özgürlük alanı hiçbir zaman açılmadı onlara... İnançlarına hiçbir zaman saygı gösterilmedi. Onlar size rağmen gizli gizli öğrenmeye çalıştılar dinlerini ama o da yarım yamalak oldu. Dinle gelenek arasındaki farkı bilemediler veya karıştırdılar ve gelenekten olan şeyleri dinden sandılar… Böyle olunca onlar da dinden, kültürden ne anlıyorlarsa yarım yamalak kulaktan duyma yöntemle uygulamaya çalıştılar… Sokak köşelerinde öpüşen genç kızlar da, okula gidememiş kızlar da travma toplumunu oluşturan eserleriniz… Bir de siz tabii, aristokratlar…. Aynı zihniyetin öbür ucunda…

 

Türkiye ve İslam ülkeleri kadın haklarında neden geri kalmış biliyor musunuz? Çünkü gerçekte ortada bir İslam ülkesi filan yok, sadece halkının çoğunluğu Müslüman olan ülkeler var ve bunlar söz hakkına sahip değiller… ‘İslam Ülkelerini’ kimin kurdurduğu ve yönettiğinden habersizseniz; yargınız ya cahilce ya da kötü niyetlidir. Sizin İslam ülkesi değiniz ülkelerin sadece halkının büyük bir çoğunluğu yönetimde söz hakkı olmayan Müslümanlar… Bu soruyu sorma hakkınız bile yok… Zira belki son 10-15 yılı çıkarsak ya tek parti zihniyeti iktidardaydı veya iktidarda değilse bile oluşturulan kurumlar nedeniyle sorgulanamıyordu.

 

İnanç özgürlüğünün teminatı “kusursuz bir sekülarizmmiş…’ Bunu 1937’den beri nasıl faşistçe uyguladığınızı biraz tarih okuyan ve az çok toplumsal duyarlılığı olan herkes biliniyor… Bu ‘size verilmiş’ bir misyon ve görev zaten… Neyi hedef aldığınız gayet açık… Sizin laiklik ya da sekülarizm uygulamanız bir özgürlük değil sadece yaptığınız ve yapacağınız baskının bir teminatı… Fildişi kulelerinden koyduğunuz kuralların halk için ne anlama geldiğini hiçbir zaman anlayamazsınız, ta ki kafanıza taş düşünceye kadar… Bir de size Hantington’un Medeniyetler çatışmasını okumanızı tavsiye ederim ‘haddimi aşarak’ Türkiye’nin İslam ülkeleri içerisindeki yeri ve misyonunu anlamanız bakımından…

 

İnanç gösteriş için olmazmış… Peki kişinin inancı başını örtmesini gerektiriyorsa bunu nasıl gizleyecek sayın milletvekili… Varsa böyle bir yöntem yardımcı olun da başlarını başörtülerini göstermeden kapatsınlar… Size göre gereksiz tabii... Ama dinin kurallarını belirleme yetkiniz yok maalesef… Size benzemeyenin çığlığını nasıl duyacaksınız ki... Birlikte yaşama efsanemizi yok etmiş olmaz mısınız böyle davranınca... Birlikte yaşama arzusunu ortadan kaldıran da yine temsil ettiğiniz ideolojinin faşist politikaları... Çünkü resmi ideolojiye uygun düşünmeyenleri kabullenmez, ötekileştirirseniz topluma küstürmüş, potansiyelini kullanmasını engellemiş olursunuz. Bu ülkenin düşmanları da onların bu zaafiyetini kullanır ve ellerine silah vererek dağa çıkartır. Beğenmediğiniz zihniyet sabote etmeye çalıştığınız bu süreçte sizin pisliklerinizi temizleme derdinde… Bu ülkenin başarısı karşısında tüyleriniz diken diken olup gözyaşları dökemiyorsanız bir yerde hata olduğunu değerlendirmeniz gerekir. Politik körlükleriniz yüzünden metrekare başına düşen hain sayısı ne kadar da fazla...

 

Dersim isyanındaki gaz odalarında öldürülen, varlık vergisini ödeyemeyenlere verilen cezayla çalışma kaplarında ölen ve bu ülkeyi terk etmeye zorlananları da hatırlamak lazım. Azınlığın (iktidar gücünü elinde bulunduranların) çoğunluğa (zayıfa) baskısı unutturmaya çalışılanların sembolüsünüz adeta… Azınlık olarak bu ülkenin kaymağını yeme özgürlüğünüz artık kısıtlandı… Tartışılmaz iktidarınıza bir ortak geldi, üstelik hesap sorma cesareti gösterdi. Görüşlerimizi risk altında açıklıyoruz hala… Ya da ifade edemediğimiz birçok şey var ayakta duran tabularınız yüzünden…

 

Bir türlü öğrenemediniz laf ebeliğinin artık sökmediğini… Türkiye değişti… Eğitim seviyesi yükseldi… ,Medya tekel olmaktan çıktı… İnsanların konuşma özgürlüğünün alanı genişledi… İnsanlarımızın kendine güveni geldi… Eski dünya refleksleriyle yeni dünyayı (Türkiye'yi) yönetemezsiniz... Anlayın artık... Kaleleriniz bir bir düşüyor, yine aklınız başınıza gelmiyor. Oluşturulan yeni kale gayet korunaklı... Boş yere hamle yapmayın o fosilleşmiş düşüncelerinizle...

 
Etiketler: FAŞİZM, MANİFESTOSU,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı