Yazı Detayı
11 Mayıs 2020 - Pazartesi 13:51
 
En Haklı Darbeler Bile Darbecileri Darbeler!
Tacettin AKBAŞ
taceddinakbas@gmail.com
 
 

               Bendeniz, 27 Mayıs 1960 askerî darbesi ile 22 Şubat 1962 ve 20 Mayıs 1963 darbe girişimlerini veya ayaklanmalarını hayal mayal hatırlasam ve çocuk aklımla değerlendirebilsem de;  20 Mayıs 1969, 9 Mart 1971, 15 Temmuz 2016 ayaklanmasını veya darbe girişimini, 12 Mart 1971, 28 Şubat 1997, 27 Nisan 2007 muhtıralarını ve çok tabiidir ki, 12 Eylül 1980 Askeri darbesini dün gibi, 15 Temmuz 2016 gecesini ve sonrasını ise bugün gibi hatırlıyor ve o haksızlık ve hukuksuzluk, hattâ kan, ceset, îdam ya da şahadet kokan kelimeyi ağzıma bile almak istemiyorum. Ancak, gelin görün ki, kan emici vampirler veya sansarlar gibi, darbelerden, dolayısıyla da kanlardan beslenen ve varlıklarını darbelere borçlu olan çevreler darbe sözcüğünü hiç ağızlarından düşürmüyor ve bir temcit pilavı gibi bu aziz ve necip milletimizin önüne ısıtıp ısıtıp sürüyorlar...!

 

               Maalesef ki maalesef, Ülkemiz ya da Devletimiz, Osmanlı’nın son döneminden günümüze kadar hep darbelerle anılır, darbelerin yaralarını sarmakla uğraşır, asil ve necip Milletimiz de darbelerin utancıyla yaşamak zorunda bırakılır! Yani Cennet misâli Ülkemiz yıllar boyu darbecilerin darbeleriyle darbelenir ve her darbe memleketimizi en az 10 yıl daha geriye götürür. Amma ve lâkin ne darbe heveslileri bundan ne ibret alırlar ne de darbeciler ve destekçileri bu yaptıklarından nedamet duyarlar! Çünkü darbeciler bu asil milletin kendisine olduğu gibi, seçtiklerine de güvenmez ve hiç ama hiç acımazlar… Çünkü darbeciler kendilerini bu ülkenin gerçek sahibi veya öz evladı, devletine ve milletine sadık olan yurdunun kanının son damlasına kadar savunan ve her türlü vatandaşlık vazifesini bihakkın yerine getiren insanları ise, ‘köylü, çarıklı, câhil, göbeğini kaşıyan adam, bidon kafalı, dağdaki çoban vb…’  Yakıştırmalarla aşağılarlar ve onları üvey evlat ya da azatsız köle gibi görürler!

 

                Kısacası;  onlar en masum olan ve ülkeyi en iyi şekilde yöneten padişahları karalayıp milletinin gözünde küçük düşüren ve tahtından indiren,  seçilmiş başbakanları ve bakanları asıp kesen, yine seçilmiş hükümetleri alaşağı eden, Türkiye Büyük Milletin Meclisi’nin (TBMM) kapısına kilit vuran, olmadı bombalayan, bazı milletvekillerini ve tüm partilerin Genel Başkanlarını Yassı Adalara, Uzun Adalara ve benzer mekânlara gönderen, partileri toptan kapatan, bir sağdan bir soldan genci asan, hatta yaşı tutmayan çocukların yaşlarını büyültüp darağacına gönderen, kaşını gözünü beğenmedikleri insanları önce nezarethanelere atan ve orada aylarca tuttuktan sonra hapishanelere tıkan ve tamamına Filistin askısı ve benzer şeylerle işkence yapan darbeciler varken, bazıları hâlâ darbeden bahsedebiliyor, bazıları da bu darbecilere çanak tutup psikolojik destek veriyor!

 

                 Her neyse; bendeniz askere gitmeden önce Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in Partisi MHP’nin kurucu İl Başkanlığını; askerden sonra da Millî Görüş’ün Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin  Erbakan’ın Genel Başkanı olduğu Millî Selâmet Partisi (MSP)’nin 12 Eylül 1980 askeri darbesine kadar (4 yıl) Gençlik Kolları Başkanlığını yapmış; daha sonra da hiçbir siyasi partinin içinde yer almamış bir T.C vatandaşı olarak darbelerden sonra en küçük bir soruşturma da geçirmemiş ceza da almamış eski bir siyasetçi olarak bunlarla övünsem mi yerinsem mi bilmiyorum… Ancak birçok büyüğümüzün darbelerden büyük oranda maddî-mânevî zarar, darbecilerden de çok şiddet ve işkence gördüğünü iyi biliyorum! Dolayısıyla da ben ‘darbecilerden tiksiniyor, destekçilerinden ise nefret ediyorum!’

 

HİÇ HEVESLENMESİNLER...!! ÇÜNKÜ HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALIR

 

          Bugünde aynı özlemi taşıyan ve aynı şekilde can-cânân yakmaya can atan çevreler var ve bunlar heveslerini Tayyip Erdoğan ile merhum Adnan Menderes’in fotoğraflarını yan yana getirip darbe heveslerini afişe ediyor, açığa vuruyorlar! Ancak, onlar hiç heveslenmesinler ve böyle bir alçaklığa yeltenmesinler! Çünkü biz biliyoruz ve yaşayarak öğrendik ki, merhum Türkeş’in dediği gibi, ’en kötü sivil idare bile en iyi örfi idareden daha iyidir.’ diyor ve buna yürekten inanıyoruz.

Ve biz ‘hiçbir darbenin ne devletimizin ne de milletimizin yararına ya da hayrına olmamıştır ve olmayacaktır da…’ diyoruz!  

 

                 Velhâsıl-ı kelâm; Önceki darbeler neyse ne amma, biz vatandaşlar olarak 15 Temmuz gecesi başlatılan darbe girişimini canlarımızı ortaya koyarak önledik… İktidarda seçilmiş hangi parti veya sivil yönetim olursa olsun, bundan sonraki bir girişimi de, girişimcilerin.. canlarını okuyarak önleriz! Çünkü biz darbelerin ölümcül zararlarını yaşayarak gördük öğrendik.

 

                  Hülâsâ-i netice;  ister içeriden olsun ister dışarıdan, bir şekilde bu asil Millete ve büyük Devlete darbe yapmaya kalkışanlar bunu başaramadıkları ve de başaramayacakları gibi, kendi kanlarında boğulurlar!’ diyor, herkese ‘darbesiz-kansız ve gözyaşısız!’ saygılar sunuyorum.

 

DEMOKRASİ, HAK ETTİĞİMİZDEN DAHA İYİ YÖNETİLMEYECEĞİMİZİ GARANTİ EDEN SİSTEMDİR

George Bernard Shaw

 

GERÇEK DEMOKRATİK İLKE, HİÇ KİMSENİN HALKIN ÜZERİNDE BİR GÜCE SAHİP OLMAMASI DEMEKTİR

Lord Acton

İRADE SADECE HALKA AİTTİR. NAMLUSUNU MİLLETE ÇEVİRMİŞ BİR TANKA BEN SELAM DURMAM

Muhsin Yazıcıoğlu

 

 
Etiketler: En, Haklı, Darbeler, Bile, Darbecileri, Darbeler!,
Yorumlar
Haber Yazılımı