Yazı Detayı
04 Ağustos 2020 - Salı 10:11
 
“Din ve Atatürk” Gibi Ortak Değerler
Ahmet Yaşar Zengin
ahmetyasarzengin61@gmail.com
 
 

Din ve Atatürk gibi değerler üzerinden tartışma açanlar; değerlerimizi yıpratıyor. İşte bu yıpratma konusuna, istemeden alet olursunuz.  Konuyu biraz açalım:

Ayasofya etrafında “din” ve “Atatürk” kavramlarını katarak açlığı, işsizliği, yokluğu, ekonomiyi eleştirirseniz Din ve Atatürk sömürücülerinin ekmeğine yağ sürersiniz. 

Elbette Ayasofya'nın müzeden camiye çevrilmesi, problemleri çözmüyor: Çözülmeyen problemlerden birkaç tane örnek verelim:

Ayasofya;

1-   Ekonomiyi canlandırmıyor,

2-  İşsizliği yok etmiyor.

3- Halkın karnını doyurmuyor,

4-  Esnafların iflasını önlemiyor,

5- Gençlerimize iş imkânı sağlamıyor.

 

Ayasofya, ne sağlıyor?

Ayasofya, emperyalist devletlere karşı milli duruşumuzu sergiliyor… Yani Ayasofya milli davadır, partiler üstü davadır…

Nemalanma açısından düşünüyorsanız açılışa katılırdınız, halk ile hem hal olurdunuz ve nemalanmaya da ortak olurdunuz. Eleştirinizi acımadan yapardınız. “Ama” ve “fakat” diyerek milli duruşu zedeleme hakkınız yoktur...

 

Milli duruş;

Batı ne der veya haçlı zihniyeti ne der? Sorusunu sormadan egemenlik haklarımız konusunda karar verebilecek bir noktaya geldik. Yani milli duruş sergileyecek güce kavuştuk.

Milli duruş, iktidar ve muhalefet ile birlikte olur. Emperyalist ülkelere karşı sadece iktidar ile milli duruş sergilenirse zorlama olur görüntüsü verilir…

 

Peki hangi konuları tartışalım:

1- Emperyalist devletler açısından Ayasofya’yı konuşalım,

2- Suriye’de bulunmamız açısından Ayasofya’yı konuşalım,

3- Libya’daki konumumuzu nasıl etkiler açısından Ayasofya’yı konuşalım,

4-  Ermenistan Azerbaycan çatışmasına etkisi açısından Ayasofya’yı konuşalım,

5- Akdeniz’deki deniz kıta sahanlığı açısından, Ayasofya’yı konuşalım,

6- Ayasofya konusunda Yunanistan, bayrakları neden yarıya indirdiğini konuşalım?

 

Şimdi birisi ortaya attığı algıyı, gündemden düşürmezseniz konuşulması gereken konuları konuşamayız. Asıl konuları konuşmazsak Din ve Atatürk sömürücülerinin ekmeğine bal ile yağ sürersiniz. Asıl konularımız nedir?

1- Sosyal medya konusunda muhalefetin projesi,

2- İktidarın sosyal medya konusundaki projesi ile muhalefetin sosyal medya projesi arasındaki farklar,

3-  Muhalefet; yargı paketlerinde olduğu gibi sosyal medya konusundaki projesini halk ile paylaşmamasının nedeni? 

4- Ekonomik sorunlar,

5- Akdeniz’deki çıkarlarımız,

6- Libya’daki çıkarlarımız,

7- Halkımızı, tarıma ve hayvancılığa nasıl özendirebiliriz?

8-  İşi olmayan vatandaşlarımıza iş, nasıl sağlayabiliriz?

 

 Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Açıklamasını okuyalım:

"Genel olarak vakfiyelerin sonu, vâkıfın bedduasıyla biter. “Bu vakfımı kimler amacı dışında kullanırsa Allah’ın, meleklerin, peygamberlerin, tüm Müslümanların laneti onların üzerine olsun” şeklinde. Ben de hutbede buna atıfta bulundum. Sadece Ayasofya’yı değil tüm vakıf mallarını kastettim. Geçmişi değil, bundan sonrasını kastettim. “Uğramıştır” demedim, “Çiğnerse lanete uğrar” dedim. Atatürk 82 sene önce vefat etti. Vefat eden insanlara dua edilir, beddua değil. Geçen geçmiştir, Allah Teala da “Tilke ümmetün kad halet, lehâ mâ kesebet ve leküm mâ kesebtüm” (Onlar gelip geçen bir ümmettiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız sizedir. Siz onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz) (Bakara 141) ayetiyle bizi uyarmaktadır. Biz geçmişe takılmadan geleceğe bakmalıyız."

 

Atatürk’ün vakıf konusundaki düşünce ve icraatlarına bakalım:

1- Atatürk, Ayasofya ile ilgili vakfı iptal edip mallarını hazineye devretmedi,

2- Atatürk, Ayasofya ilgili gayri menkulünü, birilerinin hizmetine sokmadı,

3-  Atatürk, Ayasofya ile ilgili tapu senedini iptal etmedi,

 

Atatürk'ün vakıf konusundaki duruşu:

1-  Tarihi kaynaklara göre Atatürk, Vakfın, vakıf amacının dışında kullanılmasına           izin vermediğini görüyoruz.

2-  Ali Erbaş’ın hutbesinde vakıf mallarını amacı dışında kullananları muhatap   aldığı, çok aşikârdır.

 

Hutbenin muhatabı Atatürk değildir. Hutbenin, Atatürk’e hitaben söylendi algısının iki nedeni vardır.

1- Hutbenin muhatabı olan vakıf yöneticileri, ziyadesiyle rahatsız oldu,

2- Rant peşinde koşan bazı medya kuruluşları için malzeme oluştu.

 

Çünkü ülkemizde yapılan haksızlıklar ve ihaleler sonunda veya vakıfları amacının dışında kullandıktan sonra kabahatını kamufle edebilmenin en güzel yolu “din” ve “Atatürk” üzerinden algı oluşturmaktır. Biz de “din” ve “Atatürk” istismarcılarını hiç sorgulamadan bu insanların peşine takılıyoruz…

 

Söz konusu “din” ve “Atatürk” sömürücüleri, halkı bir şeyler ile meşgul etmek zorundadır. Bunlar için devlet zafer kazanmış, devlet batmış, haçlı zihniyeti gelmiş ve ülkeyi işgal etmiş önemli değildir. Önemli olan, gelen zihniyetlerden ne alacağıdır. Söz konusu istismarcılar, ne aldığı anlaşıldığı zaman da ilk işleri “din” ve “Atatürk” üzerinden algı oluşturmak ve mağduriyet havasına girmektir.

 

Bir örnek ile konuyu kapatayım: Kenan Evren, Atatürk diye diye darbeyi yaptı. Darbenin sonunda da Yunanistan’ın NATO’ya dönmesini sağladı ama binlerce insan öldü, yüzlerce insan idam edildi, birçok ocak söndü, birçok çocuk babasız kaldı.

Emperyalist devletler, Yunanistan’ı Natoya dahil edebilmek için Atatürk'ü,  FETÖ üzerinden  dini sömürdü ve hedefine ulaştı.

Emperyalist ülkeler, hedefe ulaşmak için “din” ve “Atatürk” kavramlarını, malzeme yaptığını artık görmemiz gerekir.

 

Sonuç:

Emperyalist ülkeler, nifak sokmak için “din” ve “Atatürk” üzerinden algı oluşturuyor…  

Selam ve saygılarımla…

 
Etiketler: “Din, ve, Atatürk”, Gibi, Ortak, Değerler,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Eylül 2020
HDP’nin Sokağa Daveti ve Kobani Olayları
25 Eylül 2020
Tarikat ve Cemaatler
18 Eylül 2020
Medya, Biraz da Halkın Avukatlığını Yapın!
06 Eylül 2020
1000 Günde Atatürk
31 Ağustos 2020
Hainlik Olsun Diye Sordun
20 Ağustos 2020
Joe Biden ve Muhalefet
14 Ağustos 2020
Sayın Muharrem İnce,
12 Ağustos 2020
Yunanistan’ın Anladığı Dil
27 Temmuz 2020
Ayasofya’nın Ardından Prof. Dr. Ali Erbaş
20 Temmuz 2020
Atatürk, Ayasofya’yı Neden Müze Yaptı?
16 Temmuz 2020
Milli Üretim, Milli Duruş
12 Temmuz 2020
İlhan Kesici ve İBB
07 Temmuz 2020
Çoklu Baro Düzenlemesi
25 Haziran 2020
Muhalefetin, Yine Projesi Yok…
17 Haziran 2020
Türkiye’nin, Libya’da Ne İşi Vardır?
07 Haziran 2020
Yargı Paketi
02 Haziran 2020
Öz Eleştiri
23 Mayıs 2020
Evrensel Hukuk
18 Mayıs 2020
Halkın Derdi, Din ve Laiklik Değildir!
11 Mayıs 2020
Darbe ve Tehdit İması
06 Mayıs 2020
Darbeye Hayır!
17 Nisan 2020
ABD, Bağımsızlığını İlan Etmiş…
08 Nisan 2020
Korona Virüs İle Hızlanan Savaş
02 Nisan 2020
Korona Virüs ve Charlotte kuralı
08 Mart 2020
Mağdur Ediliyor Algısı
24 Şubat 2020
“Papalık” Makamı Lağvedilsin! ve “Hristiyan Terörist” İfadesini Kullanalım...
22 Şubat 2020
Seni Yarattım Ya!
12 Şubat 2020
Boğaziçi aşireti ve Bugünkü Bürokratlar
08 Şubat 2020
Üçüncü Hava Limanını Kapatalım (!)
17 Ocak 2020
Arap Baharı Yazı Dizisi (3)
13 Ocak 2020
Arap Baharı Yazı Dizisi (2)
11 Ocak 2020
Tunus Arap Baharı
07 Ocak 2020
ABD öldürdüğü İçin Sevinemedim… Neden?
04 Ocak 2020
Algı Üretenlere Kızmayın, Belgeler ile Olumsuz Algıyı Çürütün
01 Ocak 2020
Sinan Aygün ve Mansur Yavaş Tartışması
30 Aralık 2019
Tank Palet Fabrikasını Doğru Anlayalım!..
27 Aralık 2019
Kanal İstanbul ve Batı
04 Aralık 2019
Kanal İstanbul ve CHP’ye Kumpas…
29 Kasım 2019
Siyasi Bürokratlar, Siyasi Liderlere Eksik Bilgi Veriyor…
14 Ekim 2019
YPG, PKK, DAEŞ ve Siyasal Meşruiyet
16 Eylül 2019
Saray, 'Aba Altından Sopayı Gösterdi'
22 Ağustos 2019
Terör Faaliyetleri Karşısında Demokrasi mi?
10 Temmuz 2019
AK Parti, Kan Kaybetti… Neden?
28 Mayıs 2019
Kushner’in Ekibinde, Türkiye’den Hangi İsimler Yer Alıyor?
18 Mayıs 2019
Reis Dönemini Bitirmek mi?
12 Nisan 2019
Her İki Başkan Adayı, Benim Gönlümde Meşru Başkan Olmayacak…
20 Mart 2019
AK Parti, Sizin Eseriniz Değil Midir?
11 Mart 2019
HDP, Kürt Vatandaşlarımızı Temsil Etmek İstemiyor…
18 Şubat 2019
AK Partinin Medyası Yoktur…
10 Şubat 2019
“Evangelist” ve “Evangelistler”
04 Şubat 2019
Allah, Siyasi Liderlere Sabır Versin…
17 Aralık 2018
AK Partinin Bürokrat Tipi Yerel Yöneticileri
20 Ekim 2018
ABD, CEMAL KAŞIKÇI’YI ÖLDÜRTMÜŞ OLABİLİR Mİ?
09 Ekim 2018
Moskova, Pekin, Ankara ve Tahran Hattı
26 Temmuz 2018
Sayın Milli Eğitim Bakanına;
18 Temmuz 2018
Gezi Olayları, Irak, Bölgesel ve Küresel Dinamikler
27 Haziran 2018
Hoş Geldin Yeni Sistem, Hedefimiz 2071
01 Haziran 2018
DOLAR, NEDEN AMERİKA'NIN PARASI DEĞİLDİR
14 Şubat 2018
Allah'ı Memnun Et, Gerisine Karışma Evladım!
06 Şubat 2018
15 Temmuzdan Sonra Türkiye'nin Ordusunda Komutan Kalmadı (!)
16 Ocak 2018
Araplar, Bizi Arkadan Vurdu…
25 Aralık 2017
Amerika’nın Hegemonya Krizi ve Karşı Hegemonya
20 Aralık 2017
İstanbul’a Sahip Çıkmak ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Barışçıl Kararları
09 Aralık 2017
ABD'nin Kudüs Konusundaki Kararını Kınıyorum
08 Kasım 2017
Dalkavuğun Lidere Baskısı
23 Ekim 2017
İsrail ve ABD’nin Tuzağı, Tuzağı Göremeyen Barzani…
09 Ekim 2017
Dünya, Yeniden Şekilleniyor veya Amerika, Kalp Krizi Geçiriyor…
05 Ekim 2017
Bireysel Özgürlükler
03 Ekim 2017
İnsan Sevdiğine Küser
07 Ağustos 2017
Batı ve Batı Hayranı Boğaziçi aşireti
26 Temmuz 2017
Neden CHP?
16 Temmuz 2017
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Küçük Esnaflar
12 Temmuz 2017
Adalet Yürüyüşünün Amacı; Terör Örgütlerini Barışçı, Hükümeti Kavgacı Göstermek…
03 Temmuz 2017
Ortadoğu’da ABD’nin Ne İşi Vardır?
24 Nisan 2017
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve CHP
10 Nisan 2017
Okuma Yazma Bilmeyen Dışişleri Bakanı
05 Nisan 2017
Faşist Liderlerin Demokrasi Mazereti (!)
10 Mart 2017
Sayın Başbakanım ve Cumhurbaşkanım,
20 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala - 3
11 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (2)
27 Ocak 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (1)
16 Ocak 2017
Galü Beladan Başlama ve Anayasa Değişikliği Teklifi
07 Ocak 2017
Batı’nın Derdi DAEŞ Değildir!
24 Aralık 2016
Birinci Dünya Savaşında Rusya Kışkırtıldı, Osmanlı Savaşa İtildi
07 Aralık 2016
Toplumda İnfial Yaratmak İsteyen Bazı Bürokratlar…
20 Kasım 2016
Donald Trump ve Derin Güçler…
09 Kasım 2016
Suç Duyurusunda Bulunuyorum…
03 Kasım 2016
Başkanlık Hükümeti
19 Ekim 2016
"İnce Eleyip Sık Dokumak"
03 Ekim 2016
Birlik ve Güç
22 Ağustos 2016
Amerika, Gülen’i Verir Ama…
20 Ağustos 2016
“HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR”
30 Temmuz 2016
Devlet “Kılı Kırk Yaran Bir Hassasiyet” Göstermelidir…
17 Temmuz 2016
Cumhurbaşkanı Benimdir!.. Devlet Benimdir!..
23 Haziran 2016
DAMAT FERİT PAŞA – SELADDİN DEMİRTAŞ
07 Mayıs 2016
Turgut Özal, Hilmi Özkök ve Ahmet Davutoğlu
19 Nisan 2016
Terörü, Destekleyenler de BEDEL Ödemelidir!
Haber Yazılımı