Yazı Detayı
30 Temmuz 2016 - Cumartesi 09:49
 
Devlet “Kılı Kırk Yaran Bir Hassasiyet” Göstermelidir…
Ahmet Yaşar Zengin
ahmetyasarzengin61@gmail.com
 
 

Değerli okuyucularım,

 

Darbe teşebbüsünün üzerinden 15 gün geçti. Halk meydanlardan ayrılmadı.  Darbeye hayır demokrasiye evet diyor!  

 

Darbe teşebbüsünde bulunanların içinde: Atatürkçü, laik, dindar, cemaatçi, solcu, sağcı, ülkücü, komünist veya tarikat mensubu bireyler mutlaka vardır. Söz konusu bireyler, içinde bulundukları toplumdan veya fikir akımlarından dolayı suçlu değildir. Adları, darbe teşebbüsüne karıştığı için suçludur. Veya devletin tepesindeki insanları, sevmediği için yabancı istihbarat ile iletişim kurarak,  sandığın dışında yönetimi yok etmesi ve demokrasiyi rafa kaldırması suçtur… İşte bu suçun adı, terör veya teröristtir Bu teröristin, PKK terör örgütünden hiçbir farkı yoktur…

 

Yukarıda tanımladığım fikir akımlarının içindeki kişiler, devlete karşı darbe yapar, darbeye teşvik eder veya darbe yapanlara karşı sesini çıkarmazsa, bu insan her halükârda teröristtir. Şu veya bu kurumda suçlu insan bulunmaz demek çok büyük bir iddiadır…

 

Bugün askeriyeye alınan öğrenciler,  sıkı bir kontrolden geçirilip ve her türlü istihbarat yapıldıktan sonra askeri kurumun içine alınıyor.  Yine de bu kuruma kefil olmakta çok zorlanıyoruz. Çünkü ordunun içindeki bazı askerler, yabancı istihbaratlar ile iletişim içine girip 15 Temmuz akşamı gibi bir olay yaşatabiliyor bize...  Ordumuz suçlu değildir, bireyler suçludur…

 

Bu nedenle ister vakıf üniversitelerinde, ister devlet üniversitelerinde, ister cemaatlerde, ister dindar guruplarda, ister solcularda, ister ülkücülerde hatta tarikatlarda bile tanımladığımız terörist insanlar vardır. Abdülhamit döneminde Siyonistlerin desteklediği İttihat ve Terakkinin, gazete ve dergilerini bir tarikatın üyeleri ile yapmıştır. Yani hiç ummadığımız kurum içindeki insanlar… Bu gibi insanlar, ait oldukları bir kuruluşu veya siyasi partiyi istismar edip çok kolay kamufle olabiliyor…

 

Okuyucularımdan biri, bir şahıs mahlasıyla “Vakıf üniversitelerinde suça bulaşmış hoca var demek gibi bir yanıltma ve gaflete düşmüşsünüz Sn. Ahmet Bey, Çok yazık.” Şeklinde bir eleştiri yaptı ama devlete başkaldırı niteliğinde olan gezi olaylarını savunanların içinde vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarını da gördük… Demek ki vakıf üniversitelerinde de suçlu insanlar olabiliyor…

 

 Bir kuruma, bir cemaate, bir tarikata veya herhangi bir düşünce platformuna inanmış insanların münferit olarak suç işleyebileceğini 15 Temmuz Akşamı Darbe girişimi ile kanıtlanmış oldu… Aslında okuyucu kardeşimiz, cemaatin içinde suça bulaşmış insan olmaz demek istedi. Ama onun düşüncesini alt üst eden birden fazla örnek vardır:

 

- Tuğgeneral Fatih Celalettin Sağır

- Danıştay Tetkik Hâkimi Ebubekir Başel

- Tümgeneral Mehmet Dişli

- Yarbay Levent Türk

- Bakırköy Florya bölgesinin kadın imamı Sibel Topçuoğlu.

- Çiğli Ana Jet Üssü'nün imamı "paşa" lakaplı Hava Astsubay Başçavuş Zekeriya Kuzu

 

Yukarda zikredilen insanlar, cemaat ile ilişkili olduğunu itiraf etmişlerdir. Darbeye teşebbüs edenlerin içinde Atatürkçü, laik, sağcı, solcu paşalar da vardır… Münferit olarak bu paşalar suçludur ama içinde bulunduğu düşünce topluluğu, suçlu değildir…

 

Şimdi bu insanların, işledikleri suçlardan dolayı cemaate gönül vermiş, Anadolu’nun saf ve temiz halkını, vatan hainidir diye suçlayamayız.  Bazı insanlar, cemaate gönül vermiştir ama vatana ihaneti asla tasvip etmediği gibi sabaha kadar demokrasi nöbetinden geri kalmadı… Saf ve temiz Anadolu insanlarını, suça karışmış insanlardan mutlaka ayırt edilmelidir…

 

Her kurumda suçlu vardır. Hiçbir insana kefil olamam. Sap ile samanın birbirinden ayrılmasına devlet, çok özen göstermelidir. Cemaat ile iletişimi var ama devleti, her şeyin üstünde tutar, vatan için canını verir. Veya cemaat ile hiçbir bağlantısı yoktur ama CHP, MHP veya AK Partili öğretim elemanları, kapatılan vakıf üniversitelerinde mağdur olmuştur… Kapatılan vakıf üniversitelerindeki öğretim elemanlarının normal aylık taksitleri, ev taksiti,  kira, çocukların masrafı ve ailenin geçimi vardır… Suça karışmış öğretim elemanları yüzünden biz, mağduriyeti hak etmiyoruz…

 

İnsanlar: Atatürkçü, laik, dindar, cemaatçi, sağcı, solcu veya tarikat mensubu olduğu için suçlu değildir.  Sandığın dışındaki bir takım oyunlar ile iktidar değişikliği içinde bulunanlar yani milletin iradesini tanımayanlar suçludur ve teröristtir… Onun için devlet “Kılı kırk yaran bir hassasiyet” göstermelidir…

 

Selam ve saygılar…

 
Etiketler: Devlet, “Kılı, Kırk, Yaran, Bir, Hassasiyet”, Göstermelidir…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Ekim 2019
YPG, PKK, DAEŞ ve Siyasal Meşruiyet
16 Eylül 2019
Saray, 'Aba Altından Sopayı Gösterdi'
22 Ağustos 2019
Terör Faaliyetleri Karşısında Demokrasi mi?
10 Temmuz 2019
AK Parti, Kan Kaybetti… Neden?
28 Mayıs 2019
Kushner’in Ekibinde, Türkiye’den Hangi İsimler Yer Alıyor?
18 Mayıs 2019
Reis Dönemini Bitirmek mi?
12 Nisan 2019
Her İki Başkan Adayı, Benim Gönlümde Meşru Başkan Olmayacak…
20 Mart 2019
AK Parti, Sizin Eseriniz Değil Midir?
11 Mart 2019
HDP, Kürt Vatandaşlarımızı Temsil Etmek İstemiyor…
18 Şubat 2019
AK Partinin Medyası Yoktur…
10 Şubat 2019
“Evangelist” ve “Evangelistler”
04 Şubat 2019
Allah, Siyasi Liderlere Sabır Versin…
17 Aralık 2018
AK Partinin Bürokrat Tipi Yerel Yöneticileri
20 Ekim 2018
ABD, CEMAL KAŞIKÇI’YI ÖLDÜRTMÜŞ OLABİLİR Mİ?
09 Ekim 2018
Moskova, Pekin, Ankara ve Tahran Hattı
26 Temmuz 2018
Sayın Milli Eğitim Bakanına;
18 Temmuz 2018
Gezi Olayları, Irak, Bölgesel ve Küresel Dinamikler
27 Haziran 2018
Hoş Geldin Yeni Sistem, Hedefimiz 2071
01 Haziran 2018
DOLAR, NEDEN AMERİKA'NIN PARASI DEĞİLDİR
14 Şubat 2018
Allah'ı Memnun Et, Gerisine Karışma Evladım!
06 Şubat 2018
15 Temmuzdan Sonra Türkiye'nin Ordusunda Komutan Kalmadı (!)
16 Ocak 2018
Araplar, Bizi Arkadan Vurdu…
25 Aralık 2017
Amerika’nın Hegemonya Krizi ve Karşı Hegemonya
20 Aralık 2017
İstanbul’a Sahip Çıkmak ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Barışçıl Kararları
09 Aralık 2017
ABD'nin Kudüs Konusundaki Kararını Kınıyorum
08 Kasım 2017
Dalkavuğun Lidere Baskısı
23 Ekim 2017
İsrail ve ABD’nin Tuzağı, Tuzağı Göremeyen Barzani…
09 Ekim 2017
Dünya, Yeniden Şekilleniyor veya Amerika, Kalp Krizi Geçiriyor…
05 Ekim 2017
Bireysel Özgürlükler
03 Ekim 2017
İnsan Sevdiğine Küser
07 Ağustos 2017
Batı ve Batı Hayranı Boğaziçi aşireti
26 Temmuz 2017
Neden CHP?
16 Temmuz 2017
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Küçük Esnaflar
12 Temmuz 2017
Adalet Yürüyüşünün Amacı; Terör Örgütlerini Barışçı, Hükümeti Kavgacı Göstermek…
03 Temmuz 2017
Ortadoğu’da ABD’nin Ne İşi Vardır?
24 Nisan 2017
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve CHP
10 Nisan 2017
Okuma Yazma Bilmeyen Dışişleri Bakanı
05 Nisan 2017
Faşist Liderlerin Demokrasi Mazereti (!)
10 Mart 2017
Sayın Başbakanım ve Cumhurbaşkanım,
20 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala - 3
11 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (2)
27 Ocak 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (1)
16 Ocak 2017
Galü Beladan Başlama ve Anayasa Değişikliği Teklifi
07 Ocak 2017
Batı’nın Derdi DAEŞ Değildir!
24 Aralık 2016
Birinci Dünya Savaşında Rusya Kışkırtıldı, Osmanlı Savaşa İtildi
07 Aralık 2016
Toplumda İnfial Yaratmak İsteyen Bazı Bürokratlar…
20 Kasım 2016
Donald Trump ve Derin Güçler…
09 Kasım 2016
Suç Duyurusunda Bulunuyorum…
03 Kasım 2016
Başkanlık Hükümeti
19 Ekim 2016
"İnce Eleyip Sık Dokumak"
03 Ekim 2016
Birlik ve Güç
22 Ağustos 2016
Amerika, Gülen’i Verir Ama…
20 Ağustos 2016
“HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR”
17 Temmuz 2016
Cumhurbaşkanı Benimdir!.. Devlet Benimdir!..
23 Haziran 2016
DAMAT FERİT PAŞA – SELADDİN DEMİRTAŞ
07 Mayıs 2016
Turgut Özal, Hilmi Özkök ve Ahmet Davutoğlu
19 Nisan 2016
Terörü, Destekleyenler de BEDEL Ödemelidir!
Haber Yazılımı