Yazı Detayı
18 Ocak 2021 - Pazartesi 09:23
 
Devlet Aklı
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Siyaset zor iş… Zira kimi zaman inanmadığınızı savunmanızı, kimi zaman da bu inanmadığınız şeyi yapmanızı gerektirmektedir. Kimileri ilm-i siyaset dese de gerçek bundan biraz farklı… Belki siyaset var ama ilim kısmı kocaman bir soru işareti… Bu yüzüyle de şahsen bana uzak… Oysa öyle heyecan verir ki… Üstelik bir yandan da siyaset bilimi eğitimi almışken… Gerçekte talip olmadığım şeyin siyaset değil, politika yani parti angajmanı olduğunu da bildirmek isterim. Ama bugün biraz kıyısından köşesinden giriş yapacağım.

 

İçinde yaşadığımız memleket, biz evimizde mışıl mışıl uyurken, coğrafyanın kendisine yüklediği kaderin ve misyonunun da bir cilvesi olarak adeta yılanlarla dans ediyor. Geçmiş yüzyılın ilk çeyreğinde dizayna muhatap olması derin aklın (devletin) planlarını ertelemesine sebep olmuşsa da kendi yüz yıllık planını da yapmış gözüküyor. Kimler mi onlar… Püf nokta burası zaten… Ama tek bir eğilim değil sadece… Filmlerdeki remzedilen aksakallılar diyebilirsiniz onlara... Gerçek kimliklerini kimse bilmez. Öldükten sonra da yaşarken de… Devletin de üstündedirler onlar… Zira (görünen) devlet öyle ya da böyle çeşitli kısıtlara maruzdur. Ama siz ister derin devlet deyin, ister derin akıl deyin, isterse de devlet aklı deyin; onlar misyonu temsil eder. Kimi zaman 28 Şubat’ta olduğu gibi yanlış ellerde etkili olsa da genel olarak bu misyon, milletin misyonudur.

 

Şimdilerde bu derin aklı temsil eden; gerçekte birbiriyle dost da olmayan kimi çevreler, küresel dengeleri de hesabederek bir miktar bir araya gelmiş ve görünür hale gelmiş gözüküyor. Bu görünürlük güç ve mevzi kazanıldığını da gösterir. Zira, konjonktüre göre kimi zaman geriye çekilir, kimi zaman ileri bir adım atma ihtiyacı hisseder.

 

Bu görünür olma durumu 15 Temmuzdan sonra gibi gözükse de; süreci 2002’ye yani AK Partinin iktidar olduğu tarihe kadar geriye götürebiliriz. Zira öncesinde artık ümit vermekten ve misyondan eser kalmayan dönemin partileri ve parti liderleri fiilen tasfiye olmuşlardı zaten... Üstelik dünya kendisine yeni bir yön çizeli de on yıldan fazla olmuştu. İşte 28 Şubat milletten bu değerli yılları çaldı. Bir kez daha hortlayan bu mandacı zihniyet 15 Temmuzda başarısız kalınca, bu sefer planlarını ertelemek zorunda kalanlar küresel oyuncular oldu.

 

Hep öyle değil midir… Bir mücadeledir sürüp gidiyor. Son seçimde Amerika’da da küreselcilerle ulusalcılar kapıştı aslında… Ama Joe Biden’ın temsil ettiği bu küreselci akıl bizdekilerin aksine mandacı değil… Tam tersine müstemlekeci… Bizim küreselcilerin, yani dünya ile birlikte hareket edelim diyenlerin muhatapları da işte bunlar…

 

Bizde de ulusalcılar var elbette... Eğilimini temsil eden gazetenin aksine; pek de aydınlık olmayanlar bile ‘ulusalcı’ kimlikleri ile, konjonktürün bir gereği olsa gerek, misyona destek oluyormuş gibi gözüküyor. Gerçeğin böyle olduğu fevkalade tartışmalı olsa da; Perinçek’in temsil ettiği derin (ve karanlık) ayak anlaşılan bu desteği vermek zorunda kalmış…

 

Türkiye’deki, hatta dünyadaki siyaseti kendimi bildim bileli derinden ve sessiz bir şekilde takip eden ben, bu desteğe uzun süre bir türlü anlam verememiştim. Düşündükçe, bağlantıları analiz ettikçe, beyanatların satır aralarını okudukça puzzle’ın parçaları tamamlanmaya başladı kafamda…

 

Malum, Perinçek Maocu… Bir şey de eksilmiş değil Maoculuğundan… İkibine Doğru dergisini çıkarırken de Maocuydu, o zamanki derin yapı adına Bekaa’da Apo ile görüşürken de… Perinçek aynı zamanda Kapani ailesinin de üyesi… Kapani ailesi de mi kim… Her dönem Türk siyasetinde, bürokraside ya da iş dünyasında veya akademiyada etkili olmuş Sabetayist bir aile… Bakmayın siz, öyle ulusalcı-mulusalcı; kökü de düşüncesi de dışarıda… Ama gelin görün ki bugün Tayyip Erdoğan’ın temsil ettiği misyonun destekçisi…

 

Şimdi çemberi biraz genişletelim… Ulusalcı dedik, küreselci dedik, bir mücadeledir sürüp gidiyor dedik; hem Türkiye’de hem dünyada… Amerika’yı bu puzzle’dan çekip aldığınızda dünyanın dengesi bozulur. Jenga gibi yıkılır desek abarttığımızı düşünmeyin… Corona ile ilgili bir dünya komplo konuşuldu. Bunların birisi de; küreselci Amerikan medyasının itibarsızlaştırdığı ve bu yüzden kimsenin kaale almadığı Trump’ın iddiası idi; Çin virüsü… Hiç de yabana atılacak cinsten değil… Oyun öylesine büyük ki; savaşı kazanmak isteyenler bakımından; şu kadar Amerikalı ölmüş, bu kadar Çinli ölmüş, şöyle bir ekonomik maliyeti olmuş hiçbir önemi yok. İkinci Dünya Savaşında gücü elinde tutmak isteyenlerin neler yaptığını biliyorsunuzdur. Amerika keşfetti Amerika kullandı kitle imha silahını… Hitler keşfetseydi Hitler kullanacaktı ve belki de insanlığı bir bütün olarak yok edecekti. (Haşa elbette ama, ‘dünyayı Allah’a boş teslim edeceğim’ dediği rivayet edilir). Trump seçimleri nasıl kaybetti sanıyorsunuz… İlk seçimde de şans verilmeyen Trump söke söke alacaktı… Ama işte önüne coronayı koydular.

 

Bir türlü önlenemeyen Çin’in yükselişi aslında bir bakıma Trump’ın politikalarıyla dizginlenmek istendi. Ulusal demişse de büsbütün elini eteğini çekecek değil ya Amerika… Bu yüzden de Çin’i sıkıştıran politikaları öne aldı Trump… Küreselciler de Çin’e karşı ama kontrollü ilerlemek, bir gün bir boşluğa getirip ayağını kaydırmak istiyor. Bunu denemedi de değil… 1989’daki Tianenman gösterilerini düşünsenize… Başarılı olsa Çin mi kalırdı. En son Hong Kong gösterileriyle çıktılar karşısına… Bir yandan da Tayvan’ı demoklesin kılıcı olarak tutuyor tepesinde… Bu planı Çin de biliyor elbette… Zira, yaptığı ticaretle Çin’i kontrol altında tutmak, kendisine bağımlı hale getirmek istiyor. Bir gün talepte bulunduğunda Çin’in reddetme ihtimalini azaltmak ya da maliyeti artırmak için… Bunu Japonya’ya da yaptı nitekim… Bize, her birimize de yapıyor aslında… O teknoloji mucizesi Japonya 2000’li yıllardan bu yana büyümediğini ve dünyanın en borçlu ülkesi olduğunu biliyor musunuz. Dünya sıralamasındaki yeri sürekli geriye gidiyor. Bizi de sosyal medyaya alıştırmadılar mı… Bakın altımızdan çekip alınca neler oluyor. Sudan çıkmış balığa dönüyoruz. İpimiz ellerinde yani… Bu yüzden cumhurbaşkanının ‘siber vatan’ açıklaması fevkalade önemli… Zira bir şeylerin yapıldığının ve yapılacağının işareti…

 

İşte Perinçek burada giriyor devreye... Eti ne budu ne demeyin. Belki cumhurbaşkanı adayı olarak yüzbin imza toplayamamış olabilir ama siyasal-özgül ağırlığı var. FETÖ de öyle değil miydi. Toplasanız 1 etmez ama, yaptığı işi gördünüz. Türkiye’yi uçurumun kenarına getirdi. Kısaca Perinçek bir kısım derin aklın temsilcisi… Ve Çin’in dünyada temsil ettiği misyonun da Türkiye’deki uzantısı… Şimdilerde Çin ile ilişkiler global büyük oyunun bir parçası olarak dengeli yürütülmesi gerekiyor. Burada da kısa dönemde Perinçek’in temsil ettiği derin aklın bileşkede yer alması gerekiyor. Bu işbirliğinin bir gereği olarak Çin’in bize füze teknolojisini aktardığını da hatırlatmak isterim. Bu konuda Perinçek’in katkısı olmuş mudur bilinmez ama şimdiki konjonktür her iki tarafı da işbirliği yapmaya zorluyor. Yoksa Perinçek’le Cüppeli aynı yerde birleşir miydi hiç…

 
Etiketler: Devlet, Aklı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Mart 2021
28 Şubatın Eko-Politiği
17 Şubat 2021
Tanrıça
08 Şubat 2021
Neşter
01 Şubat 2021
Siber Vatan
25 Ocak 2021
Devlet Aklı-2
04 Ocak 2021
Teknoloji 1, İnsan 0
22 Aralık 2020
Elma Şekeri
08 Aralık 2020
Akıl Dincilerinin Akılsızlığı
30 Kasım 2020
Kuzey Kore
24 Kasım 2020
Memleket Meselesi
26 Ekim 2020
Fikri İktidar
06 Ekim 2020
GÖNÜL YARASI
21 Eylül 2020
Muhalefet mi Hakikat mi
14 Eylül 2020
KÜRESEL - KÜLTÜREL SOYKIRIM
24 Ağustos 2020
GÜÇLÜ KADIN
04 Ağustos 2020
Ateizme Giden Yol
27 Temmuz 2020
AJAN...
06 Temmuz 2020
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
29 Haziran 2020
KURBAN
22 Haziran 2020
AYASOFYA-II
15 Haziran 2020
AYASOFYA
08 Haziran 2020
VEFA…
01 Haziran 2020
ŞARTLANMIŞLIK
18 Mayıs 2020
VAH Kİ NE VAH...
11 Mayıs 2020
KRİZ FIRSATÇISI FETÖCÜLER
04 Mayıs 2020
DİNAMİT...
27 Nisan 2020
CİNSEL İSTİSMARCILAR
13 Nisan 2020
DİKTATÖR
06 Nisan 2020
DIŞ GÜÇLER
30 Mart 2020
PUSUDAKİ ULUSALCILIK
23 Mart 2020
SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI…
16 Mart 2020
BU DÜŞÜŞ NEREYE…
09 Mart 2020
SOYGUN (28 ŞUBAT) SÜRECİ
02 Mart 2020
SURİYE KRİZİ ÜZERİNE...
24 Şubat 2020
TEK ADAM…
17 Şubat 2020
KANGREN…
10 Şubat 2020
TELKİN…
03 Şubat 2020
VİRÜS
28 Ocak 2020
DEVLET AKLI
20 Ocak 2020
OTO...
13 Ocak 2020
KATİLİNE AŞIK OLMAK
06 Ocak 2020
FİTNE ATEŞİ VE BENZİN
30 Aralık 2019
BÜROKRATİK OLİGARŞİ
16 Aralık 2019
GÖNÜL COĞRAFYASININ GÜCÜ
09 Aralık 2019
MASUMİYET Mİ ZAAFİYET Mİ…
01 Aralık 2019
POLİTİK BAKIŞTAKİ SAKATLIK
25 Kasım 2019
YERLİ VE MİLLİ DURUŞ
18 Kasım 2019
BÜYÜK YANILGI
11 Kasım 2019
ZUHURAT...
04 Kasım 2019
ÖZGÜRLÜK YA DA HUZUR
21 Ekim 2019
ZOR OYUNU BOZAR MI
14 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK
07 Ekim 2019
‘OKU’MA…
01 Ekim 2019
Haraç mı Azaldı Yoksa Bağımsızlık mı Arttı
23 Eylül 2019
PAYLAŞMANIN GÜCÜ
09 Eylül 2019
KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL ÇÖZ
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı