Yazı Detayı
25 Ocak 2021 - Pazartesi 10:31
 
Devlet Aklı-2
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Mecellede birbiriyle ilintili olarak; ‘zarar-ı âmmı def’i için zarar-ı hâs ihtiyar olunur’ (H. Karaman’ın isabetli tanımlamasıyla; ‘kamuya (ve bu arada ümmete) ait zararı önlemek için bir şahıs, bölge veya gruba ait zarar göze alınır, sineye çekilir’), ya da; ‘zarar-ı eşed zarar-ı ehaf ile izâle olunur,’ veya; ‘def-i mefâsid, celb-i menâfiden evlâdır’(bir kötülüğü def etmek menfaat sağlamaktan önce gelir), bir başka şekliyle; "def'-i mazarrat celb-i menâfi'den evlâdır" (zararı ortadan kaldırmak, fayda temin etmekten önce gelir) hükümleri yer alır.

 

Birbirini tamamlayan bu hükümleri neden yazdık… Malum; uzun zaman geçti aradan… Siyasi miyopi (uzağı-uzun vadeyi, ileriyi görememe, sonuçlarını hesap edememe) de girdi araya, metal yorgunluğu da… Hatta kimi zaman verilen destek ve üst üste gelen seçim zaferlerinin verdiği gaflet, biraz da kibir. Unutulan ise ‘sü’ uyusa bile (‘sü’ eski Türkçede ordu, asker demektir. Osmanlıdaki subaşı ya da şimdi kullanılan subay bu köktendir, ama hiç birisi orijinal haliyle telaffuz edilmemektedir) düşmanın uyumayacağı idi. Sizin anlayacağınız FETÖ için sık sık zikredilen ‘güç zehirlenmesi’ kimilerini rehavete, kimileri de ranta sevketti. Zayıf ve hassas nokta da burası işte… Zira ‘bir zincirin gücü en zayıf halkanın gücü kadardır’ Ayrıca da insanın en zayıf anıdır; kendisini en güçlü ve güvende htiği an...

 

Yıpratma kampanyaları da etkili olabiliyor elbette… Sıradan halk olayın derinliğine vakıf olmadığından ilk duyduğuna inanabiliyor. İlla da bir miktar mantıklı izah edilmişse… Nereden bilebilir ki günlük geçim derdinde olan kalabalıklar; hangi gazetenin kimin çıkarına hizmet ettiğini, hangi internet sitesinin kiminle iş birliği içerisinde olduğunu, hangi iş adamları derneğinin iç ve dış bağlantılarını… Kumandaya bastığında açılan kanaldaki haber onun için muteber… Üzerinde ‘devlet sorumluluğu’ olanlar ise bu sorumluluğun bir gereği olarak veya korumaları gereken devlet sırları nedeniyle hadisenin geri planını bu kalabalıklarla paylaşamamaktadır doğal olarak...

Bütün bunlar onca yıllık kazanımları duruma göre bir gecede çöpe gönderebilirdi. Bu ise bir şekilde bu derin yapının taraflarını, belki de konjonktürel olarak, birbirine yakınlaştırmış gözüküyor. Birbirlerini çok sevdiklerinden değil, birbirlerine mecbur olduklarından… Bir anlamda Sovyet tehdidine karşı, Yunanistan’la Türkiye’nin bir araya gelmesi gibi bir şey… Kendilerine rağmen gelen Erdoğan’ın elini sıkma mecburiyyeti de htiler. Söz sahibi de oldular elbet… Hatta Perinçek’in beyanatı da var; ‘2014’ten bu yana devleti Tayyip Erdoğan yönetmiyor’ diye… Birlikte yönetiyoruz demek istiyor aslında…

Dikkat ederseniz süreç etkisini AK Partide de gösterdi. İlk zamanlarda değişken milliyetçi oylara dönük gözüken söylem zaman içerisinde öne çıkarıldı. Bir arkadaşın tesbitiyle; ‘Alparslan Türkeş yüz yıl yaşasa da milleti bu çizgiye getiremezdi’ ama şimdilerde her birimizde devletçilikten, milliyetçilikten, hatta kısmen ulusalcılıktan esinti var. Derin akıl sonuç verdi yani…

 

MHP’ye hiç değinmedik değil mi… Oysa o da puzzle’ın çok önemli bir parçası… Her şey 15 Temmuz’un arefesinde başladı aslında… CHP’yi dizaynda başarılı olan içerideki küreselciler (siz mandacılar da diyebilirsiniz), MHP üzerinde de çalışıyordu. AKŞENER üzerinden yürütülen operasyon neredeyse başarılı olmuştu. Zira FETÖ’nün başbakan adayı AKŞENER’di. Hamleler Tayyip Erdoğan’ın ve elbette derin aklın karşı argümanlarıyla zor da olsa savuşturuldu. Biraz yara aldı, bölündü ve küçüldü ama misyonu elinde tutmayı başardı. Şimdilerde bakarsanız; neredeyse hiçbir talepte bulunmaksızın hükümet politikalarına destek verdiğini düşünürsünüz. Hatta zaman zaman hükümet sözcüsü gibi bile davranabiliyorlar. Aralarında hiç ihtilaf yok neredeyse… Oysa, partiler iktidar olup devleti yönetmeye talip olurlar. Bu kısmı da şaşırtıcı doğrusu…

AK Parti iç ve dış dengeleri şimdiye kadar yürüttüğü politikalarla iyi bir şekilde yöneterek iktidarını korumayı ve sağlamlaştırmayı başarmış görünüyor. Süreç içerisinde ayağına dolananları da tasfiye etti bir yandan da... İlk zamanlarda Avrupa Birliği ile ilişkileri hiç olmadığı kadar ileri taşıdı. Araları Amerika ile de iyi gözüküyordu. Sonra her ne olduysa işler her ikisiyle de bozulmaya başladı. İlk zamanlarda bu ilişkiler eleştirilse de, zaman içerisinde ortak misyona halel gelmemesi için uygulanan bir taktik olduğu kanaati ağır bastı. Muhtemelen FETÖ de her ihtimale karşı aynı süreçte hükümete eklemlendi.

 

Bu endişelerinde haklı olduklarını da ilerleyen zamanda farkettiler ama, süreci sadece onlar takip etmiyordu. Nitekim 2011 seçimlerinden sonra kılıçlar çekildi. Dershane kapatma girişimi, ilk hamlenin hükümet tarafından yapıldığını gösteriyor. Çünkü malum yapı bu seçimlerde geçmişte olmadığı kadar açık etti kendisini… Zira durumun artık olgunlaştığını, öldürücü darbe için seçimden güçlü çıkmak gerektiğini hesaplıyordu. Ancak seçim sonrası yediği bu operasyon muhatapların durumun farkında olduğunu gösteriyordu v B Planı devreye kondu. 7 Şubat (2012) da, (cumhurbaşkanını ameliyat masasında bırakmak ya da tutuklamak), MİT operasyonu da, Gezi de, 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi de bu planın bir parçası idi. Zirve noktası olan 15 Temmuz ise Nietzsche'nin sözüne hayat verdi; "bizi öldürmeyen şey güçlendirir"

Şimdilerde İngilizlerin Türkiye’ye yakın durduğunu görüyoruz. Bu İngilizler için de Türkiye için de bir arayış… Çünkü İngiltere kendisini bir merkez olarak görüyor ve etkinliğini artırmak için Türkiye’ye göz kırpıyor. Serbest Ticaret Anlaşması da bunun somut adımı. Milli Muharip Uçak konusunda da Türkiye’ye ile işbirliğine gitmek istiyor, SİHA’lara sahip olmak da… Ancak İngilizlerin çok uzun vadeli planlar yaptığını göz ardı etmemek gerekir. Geçmişte II. Abdülhamit de bu dengeleri kullanmıştı ama, sonunda içerideki işbirlikçileri vasıtasıyla darbeye maruz kaldı. Sonraki sürecin bugüne kadar İngilizlerin lehine nasıl işlediğini de biliyorsunuzdur elbette...

 

Şimdilerde şartlar farklı tabii… İkinci Abdülhamit darbeye direnmemişti ama Erdoğan direndi ve kazandı. Osmanlı düşüşteydi Türkiye çıkışta… Adeta ip üzerinde cambaz oyunu oynanıyor. Şimdiye kadar kazanılmış olması önemlidir elbette… Ama çekirgenin akıbetini yaşamak da endişe vermiyor değil doğrusu...

 
Etiketler: Devlet, Aklı-2,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Mart 2021
28 Şubatın Eko-Politiği
17 Şubat 2021
Tanrıça
08 Şubat 2021
Neşter
01 Şubat 2021
Siber Vatan
18 Ocak 2021
Devlet Aklı
04 Ocak 2021
Teknoloji 1, İnsan 0
22 Aralık 2020
Elma Şekeri
08 Aralık 2020
Akıl Dincilerinin Akılsızlığı
30 Kasım 2020
Kuzey Kore
24 Kasım 2020
Memleket Meselesi
26 Ekim 2020
Fikri İktidar
06 Ekim 2020
GÖNÜL YARASI
21 Eylül 2020
Muhalefet mi Hakikat mi
14 Eylül 2020
KÜRESEL - KÜLTÜREL SOYKIRIM
24 Ağustos 2020
GÜÇLÜ KADIN
04 Ağustos 2020
Ateizme Giden Yol
27 Temmuz 2020
AJAN...
06 Temmuz 2020
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
29 Haziran 2020
KURBAN
22 Haziran 2020
AYASOFYA-II
15 Haziran 2020
AYASOFYA
08 Haziran 2020
VEFA…
01 Haziran 2020
ŞARTLANMIŞLIK
18 Mayıs 2020
VAH Kİ NE VAH...
11 Mayıs 2020
KRİZ FIRSATÇISI FETÖCÜLER
04 Mayıs 2020
DİNAMİT...
27 Nisan 2020
CİNSEL İSTİSMARCILAR
13 Nisan 2020
DİKTATÖR
06 Nisan 2020
DIŞ GÜÇLER
30 Mart 2020
PUSUDAKİ ULUSALCILIK
23 Mart 2020
SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI…
16 Mart 2020
BU DÜŞÜŞ NEREYE…
09 Mart 2020
SOYGUN (28 ŞUBAT) SÜRECİ
02 Mart 2020
SURİYE KRİZİ ÜZERİNE...
24 Şubat 2020
TEK ADAM…
17 Şubat 2020
KANGREN…
10 Şubat 2020
TELKİN…
03 Şubat 2020
VİRÜS
28 Ocak 2020
DEVLET AKLI
20 Ocak 2020
OTO...
13 Ocak 2020
KATİLİNE AŞIK OLMAK
06 Ocak 2020
FİTNE ATEŞİ VE BENZİN
30 Aralık 2019
BÜROKRATİK OLİGARŞİ
16 Aralık 2019
GÖNÜL COĞRAFYASININ GÜCÜ
09 Aralık 2019
MASUMİYET Mİ ZAAFİYET Mİ…
01 Aralık 2019
POLİTİK BAKIŞTAKİ SAKATLIK
25 Kasım 2019
YERLİ VE MİLLİ DURUŞ
18 Kasım 2019
BÜYÜK YANILGI
11 Kasım 2019
ZUHURAT...
04 Kasım 2019
ÖZGÜRLÜK YA DA HUZUR
21 Ekim 2019
ZOR OYUNU BOZAR MI
14 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK
07 Ekim 2019
‘OKU’MA…
01 Ekim 2019
Haraç mı Azaldı Yoksa Bağımsızlık mı Arttı
23 Eylül 2019
PAYLAŞMANIN GÜCÜ
09 Eylül 2019
KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL ÇÖZ
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı