Yazı Detayı
21 Kasım 2019 - Perşembe 16:25
 
CUMHURİYET'İN GELECEĞİ SALDA GÖLÜNE Mİ BAĞLI?
Tacettin AKBAŞ
taceddinakbas@gmail.com
 
 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlama programı kapsamında ve geçen ayın sonunda Burdur’a gelen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya; Partisinin İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında “Salda Gölü’nü savunamazsak Cumhuriyeti de savunamayız...” demişti. Fakat, gündemin yoğun olması ve benim, ‘Bak Ayrıntı’ da 15 günde bir yazı yazmam nedeniyle ben Yıldırım Kaya’nın o açıklamasının değerlendirmesini bugün yapmak durumunda kaldım:

 

CUMHÛRİYETİN İSTİKBÂLİ ‘SALDA’NIN ELİNDE İSE VAY O CUMHÛRİYETİN DE, CHP’NİN DE HÂLİNE(!)

 

Yıllarca ‘lâiklik elden gidiyor veya şeriat geliyor! Onun için “mollalar İran’a, başörtülüler Sudi Arabitan’a.. gitsin...” teraneleriyle lâikleri ürküten, antilâikleri korkutan, inananları horlayan, aşağılayan kesimler; çevrelerine devamlı başörtülü-tesettürlü bayanlar ile sünnet sakallı erkeklerin cumhuriyet rejimini yıkıp yerine, 1440 küsur yıl önce gelmiş, hattâ dünya kurulalı var olan şeriatı (islâm şeriatını) getirecekleri yolunda yalanlar uydurup paranoyalar pompalayıp durdular!

 

Oysa şimdi Cumhuriyet Türkiye’sinin her yerinde ve her kurumunda başörtülü çalışmakta, türban ile gezip dolaşmakta, sakal bıyık bırakmak ta serbest... Ve ister herhangi bir yer de çalışıyor olsun ister çalışmasın Ülkemizde tesettürlü olmasa da şöyle böyle örtülü ya da türbanlı bayan oranı neredeyse açık bayanların oranını yakaladı. Ki, sakallı erkek sayısı zaten aldı başını gidiyor! Yani, Türkiye’de sakalsız erkek neredeyse kalmadı gibi birşey! Amma ve lâkin, ne (sözde-güyâ) lâiklik elden gitti, ne Cumhuriyet rejimi yıkıldı ne de 1440 yıldır var olan İslâm şeriatı geri geldi! Yani, Türkiye’de herşey yerli yerinde duruyor. Amma, buna rağmen birileri hâlâ Cumhûriyetin ya da CHP’nin kazanımlarının elden gitmesinden dem vuruyor ve kendileri tarafından pamuk ipliğine bağlanan koskoca Cumhûriyetin elden gitmesinden korkuyor ve korkutuyorlar! Ve küçük bir gölün savunmasını bile Büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni savunmakla eşdeğer tutuyorlar! Ki, hemen bir çok gölden, deniz ya da havuzdan olduğu gibi, Salda Gölünden de en çok istifade eden kesim de yine lâik(çi-lâiklik pazarlayıcı) kesimlerdir! O nedenle, Salda Gölü’nü kirletecek olan da, temiz tutacak ve savunancak olan da yine o kesimler olmalıdır!

 

Önceki hafta ve Habertürk adlı TV’de rastladığım bir tartışma esnasında bir CHP’linin, “Diyanet İşleri Başkanlığı Atatürk düşmanlığı yapıyor. Camilere verilen hutbelerde Atatürk’ün adı geçmiyor. Atatürk’ün kurduğu bu kurum ve İlâhiyat Fakülteleri derhal, hemen kapatılmalıdır. Tarikatlar ve cemaatler de hemen kapatılmalıdır. İmam Hatip Liselerinde dindar ve kindar bir nesil yetiştiriliyor, buralar da kapatılmalıdır. Kur’an ve ezan anadilde okunmalıdır...” derken; orada bulunanlardan birisi araya girdi o ismi lâzım değil kişiye, “Camilerde kapatılmalı mıdır?” diye bir soru yöneltti. Ve o zat “Birazdan oraya da geleceğim” dedi. Fakat, neyse ki o kişinin yanında oturan aklı başında bir CHP’li anında devreye girdi ve partidaşının veya gönüldaşının daha fazla çam devirmesinin önüne geçti! 

 

Ben de, ‘Lâik(çiler, antilâik(çilerden daha fazla kullandıkları ve kullanacakları alan ve mekânlardan biri olan küçücük Salda Gölü’nü koruyamaz veya savunamazlarsa eğer, koskoca Cumhuriyeti ve Partilerini nasıl koruyacaklar acaba?’ diye sormak istiyorum!

 

LÂİKLER-LÂİK(ÇİLER CUMHURİYETİN ELDEN

GİTMESİNDEN NE KADAR KORKUYORLARSA

SENTEZCİ İSLÂMCILAR DA ŞERİATIN GERİ

GELMESİNDEN O KADAR KORKUYORLAR!

 

Aslında ne Cumhûriyet veya kazanımları elden gider, ne de asırlar önce gelmiş olan şeriat (geri) gelir! Amma velâkin, bazıları sözle öve öve bitiremedikleri rejimlerine kendileri bile özde inanıp güvenmedikleri için olsa gerek, küçücük bir sendeleme veya iteleme ile rejimlerinin veya partilerinin yıkılıvereceğini sanıyorlar... Bazı Müslümanlar değil de Müslümancılar ya da İslâmcılar da Cenab-ı Hakk’ın önce Hz. Âdem (a.s), daha sonra da Hz. Muhammed (sav) ile dünyaya gönderdiği İslâm Şeriatının (geri) geleceğini zannediyorlar. Dolasıyla da paranoyalarını sürdürüyorlar. Oysa ne Cenab-ı Hakk’ın garantisi altında olan İslâm şeriatı gider gelir, ne de Cumhûriyetçilerin tekellerinde, yedd-i eminlerinde olan Cumhûriyet rejimi yıkılır! Fakat, iki tarafta ya küçük düşündükleri için ya da inandıkları şeylere güvenmedikleri veya savunamadıkları için olsa gerek, en küçük esintide kendileri sallanmaya, çevrelerini de sallamaya-sallandırmaya başlıyorlar. Tıpkı Salda Gölü’nü savunmakla Cumhûriyet Rejimini savunmayla eş değer gördükleri gibi!

 

KILIÇDAROĞLU’NA GÖRE, DEVLETİ YÖNETMEK CHP’Yİ YÖNETMEKTEN ÇOK DAHA KOLAY(MIŞ)

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İş Dünyası Konfederasyonu (BİRKONFED)’in bir toplantısında yaptığı konuşmada, “Emin olun, Allah inandırsın, devleti yönetmek CHP’yi yönetmekten çok daha kolaydır...” dedi.

 

Ben de, ‘Cumhûriyetle yaşıt, ancak şimdiye kadar bir kere olsun tek başına Cuhûriyet Hükûmeti olamamış olan bir Partiyi yönetmek koskoca Türkiye Cumhûriyeti Devletini yönetmekten daha zor ise  ki, Genel Başkanları öyle söylüyor... Vay o Partinin yöneticilerine ve gönüldaşlarına..!’ demekle yetiniyorum!  

 

Ve bu konuda son olarak, ‘büyük davaları büyük veya millî ruha sahip insanların savunduğu, küçük davaları da küçük veya gayrimillî düşünce ya da zayıf (mânevî) yapıya sahip olan insanlar savunuyorlar. Dolayısıyla da farkında olmadan çam deviriyorlar!’ diyor, herkese ‘büyük’ saygılar sunuyorum.

 

HAKÎKAT BİR DENİZDİR, ŞERİATTIR GEMİSİ

ÇOKLAR GEMİDEN ÇIKIP, DENİZE DALMADILAR

                                                              Yûnus Emre

--------------------------------------------------------------

GEMİNİN TEK BİR KAPTANI VARDIR 

GERİSİ MÜRETTEBATTIR! YÜREĞİN DE

TEK BİR SAHİBİ VARDIR GERİSİ TEFERRUATTIR

                                             Necip Fazıl Kısakürek

 

İNSANLARA GEMİ YAPTIRMANIN YOLU,

ONLARA MARANGOZLUK ÖĞRETİP GÖREV

VE PROGRAMLAR VERMEK DİĞİL, 

ENGİN DENİZLERİN ÖZLEMİNİ AŞILAMAKTIR

                                 Antoine de Saint-Exupêry          

 
Etiketler: CUMHURİYET'İN, GELECEĞİ, SALDA, GÖLÜNE, Mİ, BAĞLI?,
Yorumlar
Haber Yazılımı