Yazı Detayı
10 Ekim 2016 - Pazartesi 09:04
 
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Ahmet Davutoğlu’nun önce danışmanlığında, sonra da dışişleri bakanlığında Türkiye, komşularla sıfır sorun politikasını etkin olarak hayata geçirmek üzere ezber bozan pek çok adım attı. Rumlarla, Ermenilerle, İran'la, Suriye ile, Kuzey Irak Kürt Yönetimi ile ilişkilerde geçmişle kıyaslanamayacak gelişmelere şahit olduk. Suriye ile neredeyse tek devlet gibiydik. Sınırlar açılmış, gidiş-gelişler gündelik olmuş, parlamentolar ortak toplantılar yapmış, ortak barajlar inşa edilmiş, ortak dostluk maçları yapılmıştı.

 

Türkiye her şeye rağmen, yalnızlaştırılmış İran’ın yanında yer almış, barışçıl nükleer çalışmalarını desteklemiş, ona arka çıkmıştı. Sosyalist Lula Dasilva'nın önderliğindeki Brezilya ve İran'la birlikte, BM'de ezber bozan adımlar atmıştı Türkiye... 10 yıllar sonra BM Güvenlik Konseyi üyeliği de, kazanılan diğer bir dış politika başarısı idi. Biz de İranlıların öcü olmadığını, ne kadar da köklü bir medeniyetleri olduğunu, aslında İran halkının bizleri çok sevdiğini farketmiştik. Fark ettiğimiz diğer bir şey ise, İran halkının neredeyse yarısının Türk, bilinenin aksine üçte birinden daha fazlasının Şii olmadığı gerçeği idi. Kısaca Türkiye yürüttüğü sıcak politikalarla görünmeyen Berlin Duvarını yıkmıştı.

 

Ermenistan'la ilişkiler Azerbaycan’ı küstürecek noktaya gelmişti. Protokoller imzalandı, karşılıklı jestler yapıldı, Cumhurbaşkanları her iki ülkedeki bütün tepkilere rağmen, bir spor karşılaşması nedeni ile birbirlerini ziyaret ettiler. Azerbaycan yönetimi Türkiye'ye karşı resmi adım bile atmıştı. Türk camisini kapatmış Türkiye’nin sorunlu olduğu İsrail’le silah alımını da içeren işbirliğine gitmişti. Aslında Türkiye'nin planı, ambargoyu kaldırma karşılığı Ermenistan'ın Türkiye sınırını resmen tanıması ve böylece önce Türkiye ile sonra da Azerbaycan ile kalıcı bir barış ortamını sağlamaya dönüktü.

 

Şüphesiz diğer komşu ülkelerle olan sorunların da üzerine cesaretle gidildi. Bir taraftan da bölgenin celladı İsrail sıkıştırılıyordu. Ne yapacağını şaşıran İsrail sonunda yardım gemisine saldırdı ve ipler koptu. Saldırdı ama Türkiye'nin burnunu yere sürtmesine mani olamadı. Türkiye'yi tekrar kazanmak için tükürüğünü çoktan yalamış, dünya kamuoyu önünde Türkiye'nin özür dâhil bütün şartlarını kabul etmişti.

Kuzey Irak’ta sürdürülen politikalarda da köklü değişikliğe gidilmiş, bölgeye fiilen hâkim olan Kürt yönetimi muhatap alınmış, diplomatik ve ticari ilişkiler tavan yapmıştı. Türkiye bölgesel politikalarda Kürt yönetimi ile neredeyse müttefik olmuştu. Anlaşmalar birbirini takip ediyor, bölge ticari olarak neredeyse Türkiye'nin kontrolüne geçmiş ve Irak yönetiminin Şii-faşizan politikalarına karşı Türkiye bir garantör ülke olmuştu yine fiilen...

 

Ve çözüm süreci; içerideki en önemli sorunda da ezber bozan adımlar atılmış, kangren olmuş sorunun çözümü için neşter kararlılıkla vurulmuştu. İçerdeki hainlerin yapılan görüşmeleri sızdırmaları da zarar engelleyememişti süreci... Zira tüm Türkiye halkı ve hatta asker 30 yıldır devam eden ve Türkiye'nin ayağına bağ olan bu sorunu çözmek istiyordu. Artık kafasına göre hareket etmeyen edemeyen asker de ezber bozdu ve hükümetin talimatıyla operasyonları durdurdu.

 

Defalarca provokasyonlar yapıldı, ama hepsi ustalıkla aşıldı. Zira cin şişeden çıkmış, surda gedik açılmıştı. Bölge halkı barışın tadını hmişti. İçeride ve dışarıda savaş tamtamcıları artık itibar görmüyordu. Sorunu geçmişe döndürmeye dönük iki büyük provokasyon maliyeti olsa da atlatılmıştı: Gezi ve 17 Aralık... Düşmanın boş durması düşünülemezdi doğal olarak... Küt diye kimsenin adını-sanını duymadığı IŞİD denen paravan örgütü sınırımıza dayadılar. Türkiye paravan örgütün kendi üzerine salınmayacağından da emin değildi doğrusu...

 

Maalesef Türkiye'nin ilk başta dizayn ettiği ‘komşularla sıfır sorun politikası ’iflas etmişti. Suriye politikası da öyle… Davutoğlu’nun belki de öngöremediği en önemli şey buydu. Biraz dirense de muhaliflerin, batı ülkelerinin de desteğiyle çok geçmeden Şama gireceği üzerine inşa edilmişti politikalar belli ki... Böylece Türkiye bölgedeki etkinliğini artıracak ve dünya devleti olma yolunda dev bir adım atacaktı. Ama heyhaat... Böyle bir planı bölge ülkelerinin ve global oyuncuların görmemesi söz konusu olamazdı. Açık ya da üstü örtülü Suriye yönetimine destek veriyorlardı bu güçler... Rusya, İran, ABD, Fransa, Çin.... ve hatta İsrail... Türkiye yine yedi düvelle karşı karşıya gelmişti.

 

Komşularla sıfır sorun politikasının hala devam ettiğini savunan yoktur herhalde... Provokasyonlarla çözüm sürecini de baltaladılar. Türkiye bu sefer bölge insanının da desteğini arkasına alarak çok güçlü bir hamle ile PKK’yı ülke içerisinde neredeyse marjinalleştirdi. Şimdilerde Suriye ve Irak savaşından öğrendiği yöntemlerle zarar vermeye çalışıyor. Zira karşısına çıkacak ne gücü ne de cesareti var. Fakat global güçlerin Türkiye üzerindeki oyunlarının ardı-arkası bitmedi elbette; DAEŞ, YPG, PKK, radikal sol fraksiyonlar ve elbette FETÖ…

 

Bu saatten sonra Türkiye herhangi bir şekilde eski Türkiye olmaz ama "iç savaşın" tekrar başlatılmasının başarılabilmesi ihtimali, Türkiye için en kötü, Türkiye düşmanları için en iyi senaryo olurdu. Ama çok şükür ki bunu başaramadılar. Su uyusa bile bizim uyumamamız lazım…

 
Etiketler: ÇÖKEN, SIFIR, SORUN, POLİTİKASI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı