Yazı Detayı
10 Ekim 2018 - Çarşamba 15:44
 
Çiftçiye “Ekmek” Var Mı?
Sosyolog Kezban Çevik
kezbancvk07@gmail.com
 
 

Türkiye’de 1960’lı yıllardan itibaren tarımda makineleşmeyle birlikte kentlere göç artmış ve böylelikle tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş başlamıştır. Ekilen alanlarının küçülmesi, tarımda makineleşme, hükümetlerin yanlış tarımsal politikaları ve tarımsal girdi maliyetlerinin yüksek olması günümüzde Türk toplumunu tarımsal ürünlerde kendi kendine yetemeyen bir toplum haline getirmiştir.

 

Bir devlet neden ürün ithal eder? Ya üretilen ürün iç piyasaya yetmiyordur ya da o ürün o ülkede yetişmeye elverişli değildir. Peki buğdayın ithal edilme nedeni nedir?

Tarımsal üretimden uzaklaşılıyor mu yoksa bilinçsiz tarımsal politikalarla devlet mi uzaklaştırıyor? Bugün ülkemiz milyon tonlarca hububat ithal ediyor. Oysaki Türkiye 2. Dünya savaşı sonrası kendi kendine yetebilen hububat ambarıyken neden ithal eden konuma düştü? Türkiye’de ekim alanları mı verimini kaybetti? Hayır, çünkü çiftçiler girdi maliyetini karşılayamadığı üründen zarar edeceğini bile bile ekmek istemiyor. Çiftçilerin hasat ettiği hububat iç piyasada ithal ürünlerinin yarı fiyatına satılırken bu da Türk çiftçisinin ekonomisini alt üst ediyor. Bu dengesizlik kur manipülasyonundan dolayı olsa da son dönemde doların kullanılmama kararı alınması yüreklere biraz soğuk su serpti.

 

TARIMSAL POLİTİKALAR HEDEFE ULAŞIYOR MU?

Tarımsal desteklemeler çiftçileri ne kadar rahatlatıyor ya da desteklemeler gerçekten tarımsal ekonomiyi sürdürülebilir tarım alanları için ne kadar avantajlı.  Yapılan mazot ve gübre desteklemesiyle verilen paralar mazota yapılan vergilerle ya da zamlarla zaten çiftçiden daha fazla alınıyor yani desteklemeler bir anlamda göstermelik oluyor. Örneğin 2018 yılı desteklemeler içerisinde buğday, arpa, çavdar, yulaf için dekar başına 15 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak üzere toplam 19 lira verilmekte. Akaryakıt fiyatları göz önüne alındığında çiftçiler bu 19 lira ile 2-3 litre mazot alabiliyor.3 litre mazot 1 dekar için yetersizken çiftçilerin işçiliği de bedavaya gelmekte. Hal böyle olunca köylüler üretime katılmıyor ve ülkenin tarımsal üretimi düşüyor.

 

İÇ PİYASAYI DÜZELTMEK İÇİN ÜRETİCİYİ KÜSTÜRMEK NİYE

Hükümet iç piyasayı düzeltmek için ithal etmek yerine girdi maliyetini düşürecek farklı politikalar izleyerek hem çiftçilere  doğru üründe destek olup  hem de sürdürülebilir tarımsal üretimi sağlayamaz mı ? Özellikle de  köyden kente göçün yoğun yaşandığı bu  dönemde;  gençlerin kent merkezinde çalışmayı tercih ederek köylerde genç erkeklerin kalmamasının önüne geçecek sürdürülebilir bir uygulama ve vergi muafiyetleri ya da fon oluşturulamaz mı?

 

SONUÇ

Türk çiftçisini tamamen ayağa kaldıracak ve ithalata dur diyecek çözüm önerileri neler olabilir? Hem hayvancılıkta hem de tarımda üniversiteler ve STK’lar maliyetleri düşürecek çözüm için çalışmalar yapıyorlar mı ya da bu yapılan çalışmaları çiftçilere aktarılabiliyor mu? Üniversite- çiftçi odaklı tarımsal politikalar izlenebilir mi? Bu konularda çiftçiler daha çok örgütlenerek seslerini daha gür çıkarabilirler mi? Bu ve bunun gibi çözüm önerilerinin uygulanmasından sonra çiftçiye köyünde “ekmek” imkanı yeniden doğar mı?

 
Etiketler: Çiftçiye, “Ekmek”, Var, Mı?,
Yorumlar
Haber Yazılımı