Yazı Detayı
14 Aralık 2015 - Pazartesi 09:36
 
BOŞANIYORUZ Çünkü…!
Mehmet KARAGÜL
karagul@karagul.org
 
 

“Bu kadarı da yeter, hep ben mi üzüleceğim, dayanamıyorum artık, herkes neden benim üstüme geliyor…” Şeklindeki ifadeler aslında bizim hayata bakışımızı ve bir başka ifade ile isyanımızı yansıtmaktadır. Birçoğumuzun bu ve benzerini ifadeleri kullanıyor olmasının, bir anlamda bu hayatı karşılıklı olarak birbirimize çekilmez yaptığımız, anlamında da değerlendirilmesi mümkündür.

Doğal olarak böylesi bir sosyal yapıda; karşılıklı fedakârlığı, dayanışmayı, sosyal sorumluluğu ve sabrı gerekli kılan evliliklerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün değildir ve öyle de olmaktadır.

Bu çerçevede evlenme ve boşanma konusunda TUİK’in açıkladığı en son veriler, geleceğimiz adına hepimizi korkutmaktadır. Bu verilere göre; yeni evliliklerin sayısı bir önceki yıla göre % 0,1 azalırken, boşanan çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre % 4,5 artış göstermiştir. Ülkemizde nüfus artış hızı % 1.33 olduğu halde, yeni evliliklerin,  % 0,1 azalmış olması, ülkemizde insanların aile kurmaktan ve sürdürmekten giderek uzaklaştığının açık göstergesidir.

Verilere yansıyan boşanmalardaki artış ve insanımızın aile hayatından uzaklaşma eğilimiyle ilgili çok sayıda nedenden bahsetmek mümkün olmakla birlikte, kanımızca en önemli olanlarını, beklentinin ve görüntünün aksine ülkemizde son yıllarda yaşanan; haram helal, dürüst ve ilkeli olma ile sadakat ve ahlakla ilgili değer yargılarında yaşanan erozyon olarak sıralamak mümkündür.

Bununla birlikte, kadının rekabetçi iş hayatına girişiyle üstlendiği ilave yükün, buna paralel olarak iktisaden kendisini daha rahat hissetmesinin de toplumsal çözülmedeki rolü inkâr edilemez.

Bu noktada söylenebilecek bir başka söz ise evlilik müessesesinin baştan sona bir sorumluluk, paylaşım ve verebilmeyi zorunlu kılan bir kurum olduğunu herkesin baştan kabullenmesi gereğidir. Diğer bir ifade ile evlilik; karşılıklı olarak, karşıdan aldıklarımızla değil, ona verebildiklerimizle mutlu ve huzurlu olmayı hayat tarzı yapabilmeyi zorunlu kılmaktadır. Ancak toplumdaki sosyallik yerine bireyciliğin öne çıkması, evliliğin gerektirdiği paylaşımı ve sadakati büyük ölçüde imkânsız kılmaktadır.

Bu manada erkek ve dişi olarak yaratılan insanın,  bireysel hayatiyetlerini mutlu ve huzurlu bir şekilde devam ettirebilmesi ile kendi neslini sürdürebilmesi için mutlak surette sağlıklı bir evlilik/aile kurması zorunludur.

Benzer şekilde biraz daha geniş anlamda bir milletin kendi varlığını sürdürebilmesinin yegâne teminatı; ekonomik ve askeri gücünden evvel toplumsal kalitesini ve kendi içindeki güvenilir sağlıklı bir yapıyı tesis edebilmesine bağlıdır. Bu ise ancak sağlıklı, güçlü ve dinamik bir aile yapısıyla mümkündür.

Çünkü TEK olan tek varlık Allah’tır. O’nun yarattığı her ne varsa “çiftli düzen” üzere yaratılmıştır.  Dolayısıyla bu ikili sistemi sağlıklı bir şekilde kurmadıkça, hiçbir yaratılmışın kendi varlığını sürdürebilmesi mümkün değildir.

Bütün bu ve benzeri meselelerde sizlere rehberlik edebilecek, yaşanmışlıklardan derlediğimiz, “MUTLULUĞUN KİTABI Bir Nefeste Hayat” kitabımızı güvenilir bir dost olarak, bu aşamada sizlere tavsiye etmenin yanlış olmayacağı kanaatindeyim.

 

Web Sayfam: www.karagul.org

Posta: karagul@karagul.org

 
Etiketler: BOŞANIYORUZ, Çünkü…!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Mayıs 2020
Düşüncemiz Davranışımız, Davranışımız ise Halimizdir.
18 Nisan 2020
KORONANIN KARARTTIĞI “KARA GÜN KARARIP KALMAZ”
01 Şubat 2019
KÜRESELLEŞMEYİ ANLAMAK
26 Şubat 2018
İçimizdeki Mutluluğu Keşfetmek
19 Şubat 2017
Kendisiyle Barışık; İdrak Eden ve Üreten Bir Gençlik
07 Aralık 2016
Cumhurbaşkanının Çağrıları ve Yabancı Para Kullanmak
31 Ekim 2016
Batı’nın Yüzyıllık Planı
22 Ekim 2016
Bilimde İlerleme ve Yurt Dışı Yayın
05 Ekim 2016
Bilimsel İlerlemede Yurt Dışı Eğitim
20 Eylül 2016
DÜNDEN BUGÜNE BİLİM DÜNYAMIZ
17 Ağustos 2016
DARBE GİRİŞİMİNİN SONUÇLARI
29 Temmuz 2016
Darbe Girişimi ve Üç Önemli Mesele…
19 Temmuz 2016
15 TEMMUZ KÂBUSUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
01 Temmuz 2016
TATİLE Mİ, BAYRAMA MI?
24 Haziran 2016
Ben Neyim?
17 Haziran 2016
PERİŞAN HALİMİZ VE DEĞERLERİMİZ
06 Haziran 2016
“BACASIZ SANAYİ TURİZMLE” ALDATILDIK!
10 Mayıs 2016
“Tehdit” İçeride mi, Yoksa Dışarıda mı?
26 Nisan 2016
28 Şubat’tan Bugüne Türk Hukukunun İmtihanı
12 Nisan 2016
Faizde Hak ve Adalet Yoktur. Çünkü… II
29 Mart 2016
Faizin İktisadi ve Sosyal Maliyeti - I
15 Mart 2016
Başınıza Talih Kuşu Konarsa…
01 Mart 2016
MERKEZ BANKASI; ENFLASYON VE İŞSİZLİK KISKACINDA
24 Şubat 2016
ÜRETEN Mİ YOKSA TÜKETEN Mİ?
10 Şubat 2016
KAPİTALİZM, SOSYALİZM VE AHİ İKTİSADI
02 Şubat 2016
ÖZGÜR OLMAK VE ÖZGÜRLÜK
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’DE VE OECD DEVLETLERİNDE ÖZELLEŞTİRME
04 Ocak 2016
YAŞINIZI MI MERAK EDİYORSUNUZ!
22 Aralık 2015
ÜNİVERSİTELERDE MESLEK VE AHİLİK EĞİTİMİ
07 Aralık 2015
Zenginlik, Çok Kültürlü Olmak Mıdır?
28 Kasım 2015
KELİMELERDEKİ SOSYAL DEĞİŞİM VE FİKİR DÜNYAMIZ
20 Kasım 2015
CİHANŞÜMUL OSMANLI DEVLETİ’NİN DAĞILMASININ TEK SEBEBİ
12 Kasım 2015
OSMANLI BEYLİĞİ, NASIL OSMANLI İMPARATORLUĞU OLDU?
Haber Yazılımı