Yazı Detayı
05 Ekim 2017 - Perşembe 12:08
 
Bireysel Özgürlükler
Ahmet Yaşar Zengin
ahmetyasarzengin61@gmail.com
 
 

1970’li yıllarda giyilen yıpranmış askeri parka, rejim karşıtı olmanın simgesi olarak görülürdü. Belki güleceksiniz ama 70’li yıllarda rejimi tehdit eden bir siyasi simge olarak düşünüldüğü için yıpranmış askeri parka giymek yasaktı, giyenler de komünist olarak kabul edilirdi… Birisi yıpranmış askeri parka giydiği zaman şüphe ile bakılırdı veya işte bu komünisttir denirdi… Bunun nedeni ise bu insanların devleti ele geçirip, devrim yapıp mevcut düzeni değiştirme ihtimallerinin olduğu kaygısıydı… 1960 darbesi 1971 muhtırası, 1980 darbesi, 28 Şubat post modern darbesi süreçlerinde olduğu gibi…

 

Liseden yeni mezun olmuştum. Hayatı pek bilmiyordum. Kimin, kime düşman olarak gösterildiğini de anlamıyordum. Çaykara Ülkü Ocağı başkanıydım. Duygularımla hareket ediyordum. Dolayısıyla hoşuma giden elbiseyi de giymekte tereddüt etmezdim. Bu nedenle bir arkadaşımdan altı liraya yıpranmış askeri parka satın aldım ve hevesle sırtıma geçirdim…

 

Arkadaşlarım,

  • Komünist oldun, biraz daha ileri gittiler, vatan haini oldun dediler…
  • Niye?
  • Bu yıpranmış askeri parka rejim düşmanlığının bir işaretidir. Bu parka rejimi sıkıntıya sokan bir giysidir.

Aldırış etmedim. Çünkü yıpranmış askeri parka giymek hoşuma gidiyordu. Kim ne derse desin. Ben rejime karşı değilim. Türkiye’de dönen dolapları ve uygulanan siyaseti de bilmediğim için kimseyi dinlemiyordum. Söz konusu parkayı asker giydiği zaman sıkıntı olmuyor da sivil giydiği zaman niye sıkıntı oluyor? İşte bu düşünce ile Trabzon’a gittim. Meydanda dolaşıyordum. Bir polis, yakamdan tuttuğu gibi karakola götürdü…

  • Sen komünistsin!
  • Hayır, ben komünist değilim! Çaykara Ülkü Ocağı başkanıyım. Komünist olmam mümkün değil!
  • Bu parka seni ele veriyor, nerde toplanıyorsunuz?
  • Hiçbir toplantıya katıldığım yok, sadece parka hoşuma gittiği için giyiyorum,
  • Nerde okuyorsun?
  • Liseyi bu sene bitirdim. Dershaneye gideceğim. Onun için Trabzon’a geldim…
  • Kiminle işbirliği halindesin?
  • Hiç kimse ile bağlantım yok. Dedim ya sadece parkayı sevdiğim için giydim.
  • Hangi düşünceye sahip olursan ol bu parkayı giyenler, devletin rejimine düşmandır.

Çocuk olduğum için beni çok sıkıştırmadılar. Çay ikram ettiler… Biraz da nasihat ettiler…

  • Şimdi sana kefil olacak birisinin adını verebilirsen, senin hakkında hiçbir işlem yapmayacağız.

Daha önce Çaykara Adalet Partisi’nin Gençlik Kolları’nın yönetim kurulundaydım. Adalet Partisi’nden Çaykara belediye başkanı, Kâzım Kofoğlu aklıma geldi…

  • Çaykara Belediye başkanına sorabilirsiniz nasıl birisi olduğumu? Dedim.

Polis, karakolun telefonundan Kâzım Kofoğlu’nu yanımda aradı ve benim düştüğüm durumu anlattı… Daha sonra telefonu bana verdi.

  • Amca beni kurtar! Ben Paçanlı Mehmet Dursun Hoca’nın oğluyum… Diyebildim.

Kâzım amca,  daha sonra polisle görüştü…

  • Dostumun çocuğudur… Çok iyi tanıyorum. Komünist değildir. Serbest bırakın demiş…

Polis bana bir çay daha ikram etti.

  • Sen iyi bir çocuğa benziyorsun. Sağcıların veya solcuların içine girme… Girsen dahi çok temkinli olman gerekiyor.  Aslında bu parka hukuken yasak değil, birilerinin işine geldiği için fiilen yasak oldu… Bir gün bu parka serbest olacak, fakat çok üzgünüm parkayı alacağız ve hiçbir işlem yapmadan göndereceğiz.
  • Olur dedim.

 

Ne kadar sevindiğimi kelimelerle anlatmam mümkün değildir. Polis amcanın elini öptüm, emniyetten ayrıldım… Kâzım Kofoğlu’nun yanına gittim.

  • Geçmiş olsun, dedi.
  • Teşekkür ederim, sizin ve o polis beyin sayesinde kurtuldum…

O günden beri hangi plâtformda bulunursam bulunayım bireysel özgürlükleri her zaman savunurum…

 

Selam ve saygılarımla…

 
Etiketler: Bireysel, Özgürlükler,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Eylül 2019
Saray, 'Aba Altından Sopayı Gösterdi'
22 Ağustos 2019
Terör Faaliyetleri Karşısında Demokrasi mi?
10 Temmuz 2019
AK Parti, Kan Kaybetti… Neden?
28 Mayıs 2019
Kushner’in Ekibinde, Türkiye’den Hangi İsimler Yer Alıyor?
18 Mayıs 2019
Reis Dönemini Bitirmek mi?
12 Nisan 2019
Her İki Başkan Adayı, Benim Gönlümde Meşru Başkan Olmayacak…
20 Mart 2019
AK Parti, Sizin Eseriniz Değil Midir?
11 Mart 2019
HDP, Kürt Vatandaşlarımızı Temsil Etmek İstemiyor…
18 Şubat 2019
AK Partinin Medyası Yoktur…
10 Şubat 2019
“Evangelist” ve “Evangelistler”
04 Şubat 2019
Allah, Siyasi Liderlere Sabır Versin…
17 Aralık 2018
AK Partinin Bürokrat Tipi Yerel Yöneticileri
20 Ekim 2018
ABD, CEMAL KAŞIKÇI’YI ÖLDÜRTMÜŞ OLABİLİR Mİ?
09 Ekim 2018
Moskova, Pekin, Ankara ve Tahran Hattı
26 Temmuz 2018
Sayın Milli Eğitim Bakanına;
18 Temmuz 2018
Gezi Olayları, Irak, Bölgesel ve Küresel Dinamikler
27 Haziran 2018
Hoş Geldin Yeni Sistem, Hedefimiz 2071
01 Haziran 2018
DOLAR, NEDEN AMERİKA'NIN PARASI DEĞİLDİR
14 Şubat 2018
Allah'ı Memnun Et, Gerisine Karışma Evladım!
06 Şubat 2018
15 Temmuzdan Sonra Türkiye'nin Ordusunda Komutan Kalmadı (!)
16 Ocak 2018
Araplar, Bizi Arkadan Vurdu…
25 Aralık 2017
Amerika’nın Hegemonya Krizi ve Karşı Hegemonya
20 Aralık 2017
İstanbul’a Sahip Çıkmak ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Barışçıl Kararları
09 Aralık 2017
ABD'nin Kudüs Konusundaki Kararını Kınıyorum
08 Kasım 2017
Dalkavuğun Lidere Baskısı
23 Ekim 2017
İsrail ve ABD’nin Tuzağı, Tuzağı Göremeyen Barzani…
09 Ekim 2017
Dünya, Yeniden Şekilleniyor veya Amerika, Kalp Krizi Geçiriyor…
03 Ekim 2017
İnsan Sevdiğine Küser
07 Ağustos 2017
Batı ve Batı Hayranı Boğaziçi aşireti
26 Temmuz 2017
Neden CHP?
16 Temmuz 2017
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Küçük Esnaflar
12 Temmuz 2017
Adalet Yürüyüşünün Amacı; Terör Örgütlerini Barışçı, Hükümeti Kavgacı Göstermek…
03 Temmuz 2017
Ortadoğu’da ABD’nin Ne İşi Vardır?
24 Nisan 2017
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve CHP
10 Nisan 2017
Okuma Yazma Bilmeyen Dışişleri Bakanı
05 Nisan 2017
Faşist Liderlerin Demokrasi Mazereti (!)
10 Mart 2017
Sayın Başbakanım ve Cumhurbaşkanım,
20 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala - 3
11 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (2)
27 Ocak 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (1)
16 Ocak 2017
Galü Beladan Başlama ve Anayasa Değişikliği Teklifi
07 Ocak 2017
Batı’nın Derdi DAEŞ Değildir!
24 Aralık 2016
Birinci Dünya Savaşında Rusya Kışkırtıldı, Osmanlı Savaşa İtildi
07 Aralık 2016
Toplumda İnfial Yaratmak İsteyen Bazı Bürokratlar…
20 Kasım 2016
Donald Trump ve Derin Güçler…
09 Kasım 2016
Suç Duyurusunda Bulunuyorum…
03 Kasım 2016
Başkanlık Hükümeti
19 Ekim 2016
"İnce Eleyip Sık Dokumak"
03 Ekim 2016
Birlik ve Güç
22 Ağustos 2016
Amerika, Gülen’i Verir Ama…
20 Ağustos 2016
“HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR”
30 Temmuz 2016
Devlet “Kılı Kırk Yaran Bir Hassasiyet” Göstermelidir…
17 Temmuz 2016
Cumhurbaşkanı Benimdir!.. Devlet Benimdir!..
23 Haziran 2016
DAMAT FERİT PAŞA – SELADDİN DEMİRTAŞ
07 Mayıs 2016
Turgut Özal, Hilmi Özkök ve Ahmet Davutoğlu
19 Nisan 2016
Terörü, Destekleyenler de BEDEL Ödemelidir!
Haber Yazılımı