Yazı Detayı
24 Mayıs 2019 - Cuma 14:35
 
Bir ‘gün’ için değil bir ‘ömür’ için yaşayın
Pınar ALTIPARMAK
altiparmakpinar@hotmail.com
 
 

Adam en kıymetli dostuna öyle bir zaman içindeyiz ki dedi. Ne birbirini düşünen var ne vefayla seven, nede özleyen var. Ah be azizim rahmetli yazarımız, şairimiz Gülten Akın’ın da dediği gibi kimsenin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya. Eskiden biri birine bir gül alsa o gülün manası AŞK'LA Tarif edilirdi. Bir gül deyip geçmeyin öyle ağır manaları yapraklarında taşırdı. Manasını korumak adına kitap sayfaların arasında kurutulur ömürlük muhafaza edilirdi. Birine güzel bir cümle söylemek ona kalbini açmaktı öyle ulu orta edilmezdi iki güzel söz, kağıtlara anlatılırdı önce, sonra okusun kalbinin anlattıklarını diye verilirdi alan kişiye. Yine öyle ulu orta açmazdı o kalbi her yerde önce kalbini vererek okuyabileceği bir yer bulurdu kendine. Okunup bitti sonra atılır yırtılır mı sanırsınız asla en şık kutuların içinde saklanırdı o kalbi tekrar tekrar hissedebilmek, okuyabilmek için bir ömürlük.

 

Hane kapıları ve sofraları hiç kapalı olmazdı gün geceye dönse bile en sıcak sohbetler ve sıcacık bir tas çorba için. Sadece hanelerin kapıları mı gönül kapıları da sonuna kadar açıktı. Bir araya gelindiğinde sohbetler öylesine edilmezdi hal anlatılır halden anlanırdı. Varsa bir derdi kederi hal düşünülürdü halletmek için kederini. Konuşulanlar konuşulduğu yerde kalır ama asla unutulmaz anılar kalplerde saklanırdı bir ömürlük. Kapı önlerinde, kahvehanelerde kırk yıllık mis gibi kahveler pişerdi her daim. Pişirilirdi ki kırk yıl sonrada hoş bir tebessümle tekrar tekrar içilsin ya da hoş bir sedayla bir ömür boyu hatırlansın diye. Birini çok sevdiğinde öyle taşı ağacı incitmezdi kimse yazmak için mendillere işlerdi kadınlar, sabırla kalbindeki isimleri bir ömür boyu saklamak için. Selamsız geçilmezdi sokaklardan, Allaha emanet edilmeden eş, dost sevgili eve girilmezdi çünkü bilirlerdi Allah’a emanet edilen bir ömür boyu görülür eksikliği olmazdı. Şarkılar bestelenirdi yaşanılanların üzerine bir ömür boyu gönülden çalıp söylensin diye. Diğer alemde eksilmesin hakkımızdan diye bu alemde kimse hakkından fazlasını istemezdi ve kendine düşen hakkı da bir ömür boyu bereketli olsun bir ömür boyu yetsin diye bölüşür paylaşırdı. Sabah ezanında kalkılır işlere gidilir giderken de herkes birbirine hayır dua ederdi. Konuşmak had bilmekti had bilmek edepti haddini unutmadan konuşurdu insanlar. Konular konuşulup sohbet edilirken üç kişiysen dört, beş kişiysen altı kabul edilirdi. Edilirdi çünkü sohbete Allah’ın varlığı eşliği hiç unutulmazdı.

 

Bu yüzden sohbetler edeple yapılır kimsenin gıybeti yapılmadan edilir hoş bir sedayla bitirilirdi. Neden mi? çünkü dostluklarda sohbetlerde bir ömür boyu sürsün istenirdi. Hiç bir yemek şükretmeden başlamaz şükürsüz bitirilmezdi. Çokça şükredilirdi ki bereket bir ömür boyu sürsün. Gösterişin ve güzelliğin sahibinin Allah olduğunu bildiklerinden sadeydi insanlar dünya zenginlikleri belli edilmezdi. Herkes yalnızlığın Allah’a ait olduğunu bildiğinden o insanların yalnızlıkları kalabalık olurdu. Kalabalıklar bir araya geldi mi en tecrübeli en deneyimli kimler varsa edeple dinlenir nasihatler alınırdı. Bir ömür boyu bize o sözler yoldaş olsun diye. Çok düşünülür çok az konuşulur her bilinen söze dökülmezdi. Eşler bir araya gelir sohbet ederlerdi dert alır gönül verirlerdi. Erkek bilirdi ki kadın onun asası belini dik tutan kadın bilirdi ki erkek onun gözü, yüreği koruyup kollayan.. Bilirlerdi birinin birini incitmesi Allah’ı incitmekti. Bu yüzden incitmeden ince ince severlerdi. Severlerdi çünkü bu sevgi saygı ömürlük olsun.. Evlatlar aileyi el üzerinde tutar örnek alır, feyz alır, kederini bölüşür, anne baba sevgisini hak edebilmek için mücadele ederlerdi. Ederlerdi çünkü bilirlerdi ki cennet ana bana duası ardındaydı. Bu yüzden bir ömür boyu layık olmaya çalışırlardı. Velhasıl uzun lafın en kısa özeti eskiden insanlar her şeyin Allah’a ait olduğunu bilirler.. Ondan gelenin bir gün ona döneceğini bilerek hareket ederlerdi. Hakikat bu olunca herkes verilen her şey için, Allah sevgisi için durup ince şeylere bir ömür boyu vakitleri oldu .. Şimdi ne verilenlerin, nede ömrün bir anlamı var.. Maalesef öyle bir geçer ki zamanın içindeyiz. Oysaki farklı olmak farkı görmek çok kolay yaşam bir sanatsa bizlerde iyi birer sanatçı olabiliriz iş sadece kalbimizi hatırlamakta, hmekte.. İş gönül fırçamızla boyamakta yaşamı.. Bir gün için değil bir ömür için yaşayın. Allah’a emanet olun sevgili dostlar...

 
Etiketler: Bir, ‘gün’, için, değil, bir, ‘ömür’, için, yaşayın,
Yorumlar
Haber Yazılımı