Yazı Detayı
18 Kasım 2014 - Salı 16:05
 
BEDELLİ ASKERLİK
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Önceden eleştirirdim; zengin bebeleri biriktikçe bedelli çıkarılıyor diye… Yine gündeme geldi. Öyle ya; sıradan insanın belki de bir ömür biriktiremediği tasarruflar, bu kişiler için cep harçlığı bile değil duruma göre… Hiç heveslenmedim, heveslenemedim daha doğrusu… Zira askere gittiğimde eşim ve çocuklarımın ve elbette askerde kendi masraflarımı karşılamak için bile askerliğimi bir kaç defa erteletmek zorunda kalmıştım. Bir başka deyişle bedelli çıksa da verecek param yoktu ki… Nitekim bedelli benim dönemimde de çıktı. Millet 28 gün gitti ve geldi…

 

Askerliği kutsayanlardan değilim. Peygamber ocağı olmaktan çıkalı da hayli zaman oldu. Gidip herkes tıpış tıpış yapsın demiyorum. Benim neyim eksikti de gittim, onlar da gitsinler modunda değilim. Ayrıca askerliği bedelli değil, “bedenli”yaptığıma da mutluyum. Onun da bir tecrübe olduğunu düşünüyorum kendi açımdan… Ama askerde gördüğüm manzara o ki; bir çok kişi için askerlik bir hapis hayatı…

 

Osmanlı, misyonu ve coğrafi konumu gereği, asker bir toplum yapısına sahipti. Askerliğin finansmanı da öyle… Tımar sistemi vasıtasıyla gayet iyi bir sistem kurmuştu ilk zamanlarda… Şimdilerde olduğu gibi, insanlardan zorla alınan paralarla (vergi) finanse edilmiyordu askerlik… (Gerçi askerliğin kendisi de bedeni bir vergi ya…) Adeta yarı gönüllü bir sistemle karşılanıyordu askerin masrafları bu dönemde…

 

Elbette süreç içerisinde Osmanlıda da sistem değişime uğradı ama, konjonktür yeterince takip edilememiş olmalı ki, asker kimi zaman, yeniçerilerde olduğu gibi, devletin başına bela oldu. Dışarıda savaşlar kaybedilmeye başlanınca içeride kazan kaldırıyor, kelle avcılığı yapıyordu. Belki de askerdeki darbe geleneği bu dönemden kalmıştır. Nitekim vaka-i hayriye ile kanlı bir şekilde neticelenen kazan kaldırmalar, maalesef günümüze kadar devam etmiştir. Kanaatimce Ergenekon ve Balyoz süreci, ülkemiz için ikinci ama kansız vakai hayriye olmuştur. En azından benim temennim o ama, asker doğrudan sorumlu olmasa da, son darbe girişimi (17 Aralık) geçeli daha bir yıl bile olmadı. Çok emin olmamak gerek yani… Şimdilik karantina altına alındı ama, darbeci düşünceyi söküp atmak öyle kolay değil…

 

Bakıyorum “bedelli” tekrar gündemde… Ama neyse ki yeni başbakan geçit vermedi. Elbette, bedelli bir çözüm değildir. 1990′lı yıllara kadar belki de gerekli olan “zorunlu askerlik” artık bir ihtiyaç olmaktan çıkmıştır. Zira Türkiye o dönemde Sovyet sınırında, NATO üyesi bir ülke idi. Bir başka deyişle o günün şartlarında NATO en tehlikeli görevleri Türkiye’ye vermişti. Bir taraftan NATO şemsiyesi altında olmasının bir bedeli olarak ittifak sınırını koruna adına ileri karakolda adeta jandarmalık görevi verilen Türkiye, yeterli donanıma da sahip olmadığından, ister-istemez personelle sorunu hal yolunu seçmişti.

 

İkinci önemli neden ise, Cumhuriyetin kuruluş felsefisidir. Malum, cumhuriyet asker kişilerce kuruldu. Ama adının aksine halka dayanmayan, halka “dayatılan” cumhuriyetin kabul süreci, herkesi “askerin rahle-i tedrisinden” geçirilmesini, askerin varlığını ve gücünü hissettirmesini gerektiriyordu. Nitekim nefesini sürekli milletin ensesinde hissettirdi zaten… Daha bir kaç sene önceye kadar herkes, hatta hükümetler “bu konuda asker ne der acaba…” diye düşünür, beyinlerimize vurulan kilidi bir türlü açamazdık. Asker de bunu karşılıksız bırakmaz, iç ve dış tehditlerle uğraşmak yerine, bildiriler yayınlar, beyanatlar verirdi. Şimdiki genel kurmay başkanının “ses rengini” tanımıyor olmaktan fevkalade mutluyum. Zira genel kurmay başkanının “sorumlu olduğu” bir başbakan, “emrinde olduğu” bir cumhurbaşkanı ve “ilgili olduğu” bir Milli Savunma Bakanı var.

 

Elbette makul nedenler de yok değil, askerliğin geçmişte zorunlu olması gerektiğine dair… Malum, Osmanlı yıkılıp yerine kurulan Cumhuriyet, herbiri tartışmalı olan “devrimlere” imza atmıştı. Bunların en önemlilerinden birisi de “harf devrimi” idi. Zaten düşük olan okuma yazma bilenlerin sayısı Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşında şehit olanlarla iyice azalmış, harf devrimi olayın bu açıdan tuzu-biberi olmuştu. Askerlik aynı zamanda bir eğitim birimi olarak kullanıldı Cumhuriyetin ilk yıllarında… İdeolojik eğitimin yanında okuma-yazma başta olmak üzere, hayatlarını disipline edecek şeyler öğretilirdi halka… Eskiden Anadolu’da askerliğini yapmayanın “adam sayılmamasının” nedeni de bu olsa gerek…

 

Neyse ki o günler geride kaldı. Artık, askerlik sıradan insan için bir eğitim yeri olmaktan çıkalı çok oldu. Bir çok kişi için bir zaman kaybı… Şimdilerde, kanatimce, bu ihtiyaç üniversiteler vasıtasıyla karşılanıyor, karşılanmalı… Artık üniversite “rahle-i tedrisinden” geçmek, kişiliğin oluşumunda birinci sırada olmalı.

 

Askerliğin ne olacağı ise çok da bilinmedik değil… Askerliğin meslek haline gelmesi bir taraftan istihdamın çözümüne katkıda bulunacak, bir taraftan da askerliği profesyoneller yapacak. Böylece de ne gereksiz yere insanlar zorunlu ikamete tabi olacaklar, ne de bu yüzden insanlar hayat planlarını bozacaklar… Şükürler olsun Türkiye NATO’nun korumasına da muhtaç değil, Sovyet tehdidi de yok artık… Türkiye kendi silah ve teçhizatını da önemli ölçüde üretebiliyor. Türkiye’nin zaten başlattığı profesyonelleşmeyi bir an önce tamamlayıp, sistemini büyük ve hantal yapısından, küçük ve vurucu, ateş gücü yüksek ve çevik, personele değil teçhizata dayalı bir sisteme devşirip, profesyonelliğini bir an önce tamamlaması gerekir. Böylece de “bedelliydi-bedelsizdi” tartışması ila-nihaye bitecektir.

 

 
Etiketler: BEDELLİ, ASKERLİK
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK
07 Ekim 2019
‘OKU’MA…
01 Ekim 2019
Haraç mı Azaldı Yoksa Bağımsızlık mı Arttı
23 Eylül 2019
PAYLAŞMANIN GÜCÜ
09 Eylül 2019
KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL ÇÖZ
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
30 Ocak 2017
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı