Yazı Detayı
30 Ocak 2017 - Pazartesi 08:37
 
Bakalım Başkanlık Sisteminde Bir Sorun Var mı?
Prof. Dr. Kamil GÜNGÖR
gungor72@hotmail.com
 
 

Önce amacı ortaya koyalım: Amaç daha güçlü, istikrarlı ve müreffeh bir Türkiye değil mi? Başkanlık ya da Cumhurbaşkanlığı sistemi güçlü hükümet ve güçlü lider demektir. Bakalım Türkiye, güçlü liderler zamanında mı yoksa koalisyon hükümetleri zamanında mı ilerlemiş...

 

Birkaç örnekle açıklayalım. 1950-60 döneminde tek partili güçlü bir iktidar vardı ve dönem sonunda Türkiye ekonomik ve siyasi olarak güçlenerek çıktı. O günü yaşayanların bir kısmı hala aramızda... Nasıl bir bolluk bereket yaşandığını hala anlatırlar. (Kim bilir belki de Marshall Yardımlarındandır ya da Menderes Türkiye'nin altınlarını Amerika’ya peşkeş çekmiştir-buna hala inananlar var ya… Hani Menderesi bitirmek için gençlerin kıyma makinalarından geçirildiğine inandırılmıştı bu halk! O anlamda verdim bu örnekleri...)

 

Sonra neler olduğunu biliyorsunuz. Bir süre sonra yeni güçlü bir lider katıldı siyaset dünyamıza: Demirel... Darbenin etkili olduğu ilk dönem değil ama darbenin etkisinin azaldığı ikinci dönemin ekonomik verileri,1950'li yıllardaki kadar olmasa da pozitif idi.

 

Sonra araya muhtıra girdi yine… Eleman şapkasını aldı ve gitti. Sıra koalisyon hükümetlerine gelmişti: Ve 1970'li yıllar... Türkiye'nin en netameli yılları... 70 cente muhtaç olduğumuz, en temel tüketim maddelerinin bile ancak karaborsada bulunabildiği, adeta karneyle satıldığı yıllar... Ben de hatırlıyorum az da olsa... Ve yeni bir darbe... Birkaç yıllık ara dönemden sonra güçlü bir tek parti hükümeti ve güçlü bir lider çıktı karşımıza: Özal… Özallı yılları birçoğu hatırlar. Türkiye adeta dünya ile bütünleşti bu dönemde... Hem Türkiye dünyaya açıldı hem de dünya Türkiye'yi keşfetti. Dönem sonunda ihracatımız tam beş kat artmıştı. Diğer ekonomik veriler de genel olarak benzerdi.

 

Sonra yeni bir fetret dönemi girdi araya: 1990’lı yıllar ve koalisyon hükümetleri... Eminim ki aramızda 90'lı yılları hatırlayanların sayısı çok daha fazladır. Terörün tavan yaptığı, enflasyonun 150'lere tırmandığı, neredeyse sabah erken kalkanın kendisini mafya ilan ettiği, devletin ancak 450 ile borçlanabildiği, siyasetin itibarının yerlerde süründüğü, başbakanların medya patronlarınca azarlandığı, mafya tarafından burunlarının kırıldığı, 28 Şubatların, kara pazartesilerin, kara çarşambaların yaşandığı, offshorezedelerin intiharlarının vaka-i adiden görüldüğü, İski skandallarının günlerce-aylarca bu ülkenin gündemini işgal ettiği, Başbakan-Cumhurbaşkanı arasında anayasa kitapçığı fırlatma polemikleri, bankaların içinin göz göre göre ve siyasilerin göz yumması altında boşaltıldığı, devlete hangi borçların bırakıldığı… Hala aklımızda. Ve nihayetinde Türkiye’nin en büyük iç ekonomik krizi olan 2001 krizi...

 

Peki sonra… Bütün bu siyasilerin tasfiyesi ve tekrar yeni ve tek partili güçlü hükümetler ve güçlü liderler dönemi… Bu dönemi artık bilmeyen yok aramızda... Yeni yetme gençler hariç… Zira onlar hep böyle geldiğini ve böyle gideceğini zannediyor.

 

Şimdi, toplu bir analiz yapalım: Türkiye'nin güçlü hükümetlerin olduğu dönemlerde çok daha mesafe aldığını, koalisyon hükümetleri zamanında yerinde saydığı veya geriye gittiği görülüyor. Lider de önemlidir ama asıl olan güçlü hükümetlerdir. Örneğin Demirel güçlü liderdi ama sürekli koalisyonla yönetmek zorunda kaldığı için Türkiye onun döneminde pek de ilerleyememiştir. 1970'li yılların liderleri de güçlü idi: Demirel, Ecevit, Erbakan, Türkeş... Ama sonuç günü kurtarmanın ötesine geçemedi. Her ikisinin birleştiği dönemlerde yani hem tek parti iktidarı hem de güçlü liderliğin olduğu dönemlerde Türkiye adeta 'take off' yaşadı.

 

Parlamenter sistem de elbette başarılı olabilir. Örneğin Japonya… Öylesine kurumsallaşmış ki; başbakanın kim olduğunun neredeyse hiçbir önemi yok. İsrail ve Almanya da öyle… Maalesef birçok nedenden dolayı Türkiye’de toplumsal taban birbirinden çok farklı hedeflere yönelmiştir. Parti sayısından da bunun anlaşılması mümkündür. Bu yüzden koalisyon kurmak hem zor hem de kurulduktan sonra devam ettirmek... Türkiye’de hükümetlerin ortalama ömründen de bunu anlamak mümkündür. (1.5 yıl).

 

Peki, yeni sistemde ne olacak? Bir kere koalisyon diye bir şey olmayacak. En önemlisi bu... Gereksiz tartışmalar yaşanmadan, kararlar nisbi olarak hızlı bir şekilde alınacak. Güçlü liderliğe gelince; güçlü liderlerin olmadığı tek parti hükümeti olmadığı için tarihten örnek gösteremiyoruz. Ama belki de sistem oluşturuyor güçlü liderleri... Bu deneyimleri de göz ardı etmemek gerekir. Tabii karar sonuçta sizin… Koalisyon hükümetlerinin iktidar olduğu 70’li ve 90’lı yıllarda daha ileri gittiğini düşünüyorsanız, tercihinizi de ona göre kullanacaksınız elbette…

 
Etiketler: Bakalım, Başkanlık, Sisteminde, Bir, Sorun, Var, mı?, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Aralık 2019
MASUMİYET Mİ ZAAFİYET Mİ…
01 Aralık 2019
POLİTİK BAKIŞTAKİ SAKATLIK
25 Kasım 2019
YERLİ VE MİLLİ DURUŞ
18 Kasım 2019
BÜYÜK YANILGI
11 Kasım 2019
ZUHURAT...
04 Kasım 2019
ÖZGÜRLÜK YA DA HUZUR
21 Ekim 2019
ZOR OYUNU BOZAR MI
14 Ekim 2019
SESSİZ ÇIĞLIK
07 Ekim 2019
‘OKU’MA…
01 Ekim 2019
Haraç mı Azaldı Yoksa Bağımsızlık mı Arttı
23 Eylül 2019
PAYLAŞMANIN GÜCÜ
09 Eylül 2019
KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL ÇÖZ
19 Ağustos 2019
Mücahitlikten ‘Müsaitliğe’ Giden Yol
29 Temmuz 2019
BAŞKALARININ ACISI
22 Temmuz 2019
BATI(L) MEDENİYET(İ)…
08 Temmuz 2019
KADIN ERKEĞE EŞİT Mİ OLMALI…
01 Temmuz 2019
MURSİ…
17 Haziran 2019
K.A.D.E.M.
10 Haziran 2019
İTİBAR SUİKASTI
20 Mayıs 2019
SEFERE TALİP OLMAK
13 Mayıs 2019
BÜYÜK YANILGI
08 Mayıs 2019
ÖFKE
29 Nisan 2019
SEFER…
15 Nisan 2019
SIĞ DÜŞÜNCE
08 Nisan 2019
ŞAH-MAT
01 Nisan 2019
‘OLAN’DAKİ HAYIR
25 Mart 2019
BEKAA
29 Ekim 2018
EĞİTİMDE ALGI YANILMASI
22 Ekim 2018
YUMUŞAK GÜÇ (GÖNÜL COĞRAFYAMIZ)
15 Ekim 2018
AJAN RAHİP
08 Ekim 2018
McKinsey
01 Ekim 2018
YERLİ-MİLLİ
24 Eylül 2018
KRİZ Mİ DEĞİL Mİ
17 Eylül 2018
YAHUDİLER (Küresel Haydut)
10 Eylül 2018
YAHUDİLER (Biz Bitti Demeden Bitmez)
27 Ağustos 2018
Yahudi Yerleşimciler-2
11 Ağustos 2018
DOLARIN ATEŞİ
30 Temmuz 2018
Yahudi Yerleşimciler
23 Temmuz 2018
YAMAN ÇELİŞKİ
16 Temmuz 2018
AHTAPOT
11 Haziran 2018
ALTI DEĞER
03 Haziran 2018
BÜYÜK ÜLKE REFLEKSİ
21 Mayıs 2018
SİYASET Mİ POLİTİKA MI?
15 Mayıs 2018
Piramit Medeniyeti
07 Mayıs 2018
ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
30 Nisan 2018
Öğrenilmiş-Öğretilmiş Çaresizlik
25 Nisan 2018
BASKIN (SEÇİM)
09 Nisan 2018
BÜYÜK TEHLİKE
02 Nisan 2018
Oligarşinin Tunç Yasası
26 Mart 2018
KORKU EŞİĞİ
19 Mart 2018
Oltanın Ucundaki Solucan…
05 Mart 2018
28 ŞUBAT (İKİNCİ YAZI)
28 Şubat 2018
HESABI SORULAMAYAN 28 ŞUBAT
19 Şubat 2018
DERSHANELERİN KAPATILMASINA DAİR EKONOMİK BİR YORUM...
06 Şubat 2018
FAŞİZM – FANATİZM - 2
30 Ocak 2018
FAŞİZM - FANATİZM…
15 Ocak 2018
Medeniyet Perspektifi
08 Ocak 2018
KÖLELERİN ONURU
01 Ocak 2018
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-7
25 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-6
18 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER-5
11 Aralık 2017
HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELER - 4
04 Aralık 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER-3
27 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN OLAN KÖLELER- 2
20 Kasım 2017
DURUMUNDAN MEMNUN KÖLELER
13 Kasım 2017
SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA…
06 Kasım 2017
Kapitalizmin Yok Etmekte Olduğu Aile
30 Ekim 2017
CUMHURİYETE BİR DE BÖYLE BAKIN…
23 Ekim 2017
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELDİ
02 Ekim 2017
DAHA KÖTÜ SENARYO NE OLABİLİR Kİ…
25 Eylül 2017
15 TEMMUZ BAŞARISIZ MI OLDU
18 Eylül 2017
Bir Lokma Bir Hırka mı?
11 Eylül 2017
VİZYON VE FERASET
30 Ağustos 2017
ARAKAN NERESİ…
14 Ağustos 2017
Cola...
18 Temmuz 2017
Çember Türkiye için Daralıyor mu?
03 Temmuz 2017
BAŞBAĞLAR
20 Haziran 2017
O MU BU MU?
12 Haziran 2017
KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI
05 Haziran 2017
ÖLÜM - ORUÇ
29 Mayıs 2017
AKILLI BESLENME...
22 Mayıs 2017
FANATİZM
08 Mayıs 2017
İHTİYAÇLARIMIZ SINIRSIZ MI…
24 Nisan 2017
FAİZ LOBİSİ VE SURİYELİ…
10 Nisan 2017
REFERANDUMDA SAADET PARTİSİ
02 Nisan 2017
VESAYET
27 Mart 2017
ÜÇ AYLAR GİRERKEN
20 Mart 2017
SİYASETTEKİ KAN DAVASI...
13 Mart 2017
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLER...
27 Şubat 2017
AKADEMİSYEN…
20 Şubat 2017
FETÖ VE İRAN...
13 Şubat 2017
SÖZ KONJONKTÜRE GÖRE DEĞİL "HAKİKAT" OLDUĞU İÇİN SÖYLENMELİDİR
06 Şubat 2017
GÖLGE OYUNLARI
23 Ocak 2017
BANANE AMERİKADAN...
10 Ocak 2017
İRAN’IN DEĞİŞ(MEY)EN ROLÜ
02 Ocak 2017
ET ÜZERİNDE YAPILAN TAĞŞİŞLER
26 Aralık 2016
PARANTEZ
19 Aralık 2016
Şİİ HİLALİ...
05 Aralık 2016
SAMİMİYET…
28 Kasım 2016
ÖĞRETMENLER GÜNÜ…
21 Kasım 2016
BİR EĞİTİM ELEŞTİRİSİ…
14 Kasım 2016
FAŞİZM MANİFESTOSU
07 Kasım 2016
FİLMİ İZLEDİM
31 Ekim 2016
NÜKLEER ENERJİ TÜRKİYEYE NEDEN GEREKLİDİR?
24 Ekim 2016
KRAL ÇIPLAK DEMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
17 Ekim 2016
ADALET BU OLMAMALI...
10 Ekim 2016
ÇÖKEN SIFIR SORUN POLİTİKASI
03 Ekim 2016
DAEŞ…
26 Eylül 2016
BEŞTEN KÜÇÜK OLAN DÜNYA KİME HİZMET EDER
19 Eylül 2016
GÖRECEKSİNİZ ÇOK UZAK OLMAYAN BİR GELECEKTE PKK MARJİNALLEŞECEK
05 Eylül 2016
HALKIN FARKINDA(SIZ)LIĞI
29 Ağustos 2016
CELLADINA ÂŞIK OLAN ÜLKE
22 Ağustos 2016
"AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER KENDİ ORDUSUNUNU İŞGALİ ALTINDADIR"
15 Ağustos 2016
GELİYORUM DİYEN TEHLİKE...
19 Temmuz 2016
MÜRTED
27 Nisan 2016
24 NİSAN SOYKIRIM İDDİALARIN DAİR BİR DEĞERLENDİRME
04 Nisan 2016
BİRKAÇ GÖZLEM-4
28 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM-3
21 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM (2)
14 Mart 2016
BİR KAÇ GÖZLEM…
29 Şubat 2016
BU DA BENİM GÖZÜMDEN 28 ŞUBAT
22 Şubat 2016
DEMOKRASİ- DİN PARADOKSU
08 Şubat 2016
JÜRİSTOKRASİ
01 Şubat 2016
NASIL BİR ÜNİVERSİTE (DEĞİŞİM İHTİYACI)
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’NİN NÜKLEER ENERJİ İHTİYACI
04 Ocak 2016
MONŞER DİPLOMASİSİ
21 Aralık 2015
BAŞKANLIK
14 Aralık 2015
RUSYA KRİZİ
02 Kasım 2015
1 KASIM
26 Ekim 2015
MUTLULUK YOLU
19 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKÂT (II)
12 Ekim 2015
SEÇİME ENDEKSLİ PSİKOLOJİK HAREKAT
21 Eylül 2015
PKK TERÖRÜ VE SEÇİMLER
31 Ağustos 2015
SİVİL DARBE GİRİŞİMİ DERİN KOMPLO
17 Ağustos 2015
KAVRAMSAL YABANCILAŞMA
10 Ağustos 2015
DEMOKRASİ DİNİMİZ OLMAMALI
27 Temmuz 2015
HUKUK GARABETİ
05 Temmuz 2015
BAŞBAĞLAR
22 Haziran 2015
BİR SEÇİMİN ARDINDAN
08 Haziran 2015
SEÇİM ANALİZ
01 Haziran 2015
SEÇİM
18 Mayıs 2015
GENOCIDE-V (HÜKÜMETİN SOYKIRIM AÇIKLAMASI)
05 Mayıs 2015
GENOCIDE-IV (HÜKÜMETİN ÇIKIŞI)
27 Nisan 2015
GENOCIDE-III (GERÇEKTE NE OLDU)
20 Nisan 2015
GENOCIDE II (24 NİSAN)
30 Mart 2015
GENOCIDE (SOYKIRIM)
09 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE IV (YÖNETİŞİM-ÖZERKLİK)
02 Mart 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-III (GOVERNANCE-YÖNETİŞİM)
23 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE-II (SUSTURULMUŞ AKADEMİK CAMİA)
16 Şubat 2015
NASIL BİR ÜNİVERSİTE
12 Ocak 2015
B.O.P. (II)
01 Aralık 2014
B.O.P.
24 Kasım 2014
MEDENİYET
18 Kasım 2014
BEDELLİ ASKERLİK
10 Kasım 2014
SENİ BİR TÜRLÜ DOĞRU TANIYAMADIK…
03 Kasım 2014
ETİK ve ERDEM
27 Ekim 2014
APOLİTİK
Haber Yazılımı