Yazı Detayı
06 Haziran 2016 - Pazartesi 09:10
 
“BACASIZ SANAYİ TURİZMLE” ALDATILDIK!
Mehmet KARAGÜL
karagul@karagul.org
 
 

Çocukluğumuzdan bu güne sıkça duyduğumuz bir söz: “Turizm bacasız sanayidir.” Basit gibi görünen bu söz, bütün hükümetler tarafından ciddiye alınmış ve maalesef gereği yapılmıştır!

İnsanları belli konularda ikna edebilmek için kullanılan söylemlerde gerçeği yansıtmayan ifadeler, hep pozitif kavramlarla desteklenmektedir. Bu söylemle, ülkenin gelişmesi, kalkınması ve küresel rekabette öne çıkabilmesi açısından kayda değer hiçbir katkı sunmayan turizmin, toplumda kabul görebilmesi için, sanayinin haklı olarak sahip olduğu pozitif algıdan turizm adına faydalanılmaya çalışılmaktadır.

Hiçbir ülkenin, zamanının çağdaş bilgi birikiminin ürünü olan ileri teknolojiyi icat edip ve onu sanayide kullanmak suretiyle, rekabet üstünlüğü olan sanayi mallarını üreterek, pazara sunmadıkça, Küre’de ben de varım diyebilmesi mümkün değildir.

Bu ifadeyle, turizmin ülkelerin ekonomilerine hiçbir şekilde katkısı yoktur demiyoruz. Ancak biliriz ki tabiatta kaynaklar ve imkânlar sınırlıdır. Dolayısıyla kaynakların her birini daha yüksek verimlilik ve rekabet için doğru yerde ve uygun alanda kullanmak gerekmektedir. En basitinden elimizde ki küçük bir sermeye ile farklı işler yapmamız mümkün olsa, haklı olarak tercihimiz, çok daha karlı ve bizi rakiplerimizden üstün kılacak iş yönünde olacaktır.

Sanayi ve turizm kıyaslamasını yine basit bir örnekle izah etmeye çalışmak, meramımızı anlatmaya yardımcı olacaktır. Çorbası, ana yemeği, tatlısı ve salatası olan mükellef bir sofra hayal ettiğimizde; ekmek olmazsa olmaz tarım, ana yemek asıl karın doyuran sanayi, tatlı ve salata ise daha ziyade rahatlatıcı ve damak tadını veren turizm olarak kabul edilebilir. Dolayısıyla, öncelikle karnımızı doyurmak ve geleceğimizi garanti altına alabilmek için turizme değil, tarım ve sanayiye ihtiyaç bulunmaktadır.

Bu itibarla ülkenin kıt kaynakları ve devletin destekleri beş yıldızlı otel yapımı yerine, sanayi tesisleri yapımına yönlendirilmek zorundadır. Çünkü turizm bizim için rekabet üstünlüğü sağlayacak, bilgi ve teknolojiden yoksunken, aynı zamanda mevsimlik işsizliğe neden olmakta ve ayrıca bu yıl olduğu gibi siyasal ve terör gibi sebeplerle her an müşteri kaybı ile karşı karşıya kalınabilmektedir. Nihayetinde bütün yatırımlar atıl kalabilmekte ve işsizlik çok daha yüksek sevilere çıkabilmektedir.

Oysa sanayi sektörü için bunların hiç birisi söz konusu değildir. Bilakis sanayinin temeli olan bilgi ve ileri teknoloji, bugünkü dünyada ülkeler arasındaki rekabette en önemli stratejik unsurdur. Dolayısıyla bugün Türkiye’de 511’i beş yıldızlı olmak üzere, 4 bine yakın değişik vasıflarda turizm tesisi bulunmaktadır. Bunların yarısının, ülkenin farklı il ve ilçelerine dağılmış şekilde fabrika olarak planlanıp işletilmiş olduğunu düşündüğümüzde, bugün Türkiye’nin; işsizlik, üretim yetersizliği, milli gelir azlığı, cari açık ve dış borç türünden hangi iktisadi sorunu acaba bu haliyle karşımızda olurdu.

Unutmayalım ki iktisadın bir diğer tanımı tercih bilimi olmasıdır. Bu nedenle elimizdeki sınırlı imkânlarla, nerede ne yapacağımızın tercihi ve bunun sonucuna katlanmak tamamen bize kalmaktadır. Bugün dünyada söz sahibi olma konumunda olan ülkelerin hangisi turizmle bu vasfına ulaşmıştır?

 

www.karagul.org

karagul@karagul.org

 
Etiketler: “BACASIZ, SANAYİ, TURİZMLE”, ALDATILDIK!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Mayıs 2020
Düşüncemiz Davranışımız, Davranışımız ise Halimizdir.
18 Nisan 2020
KORONANIN KARARTTIĞI “KARA GÜN KARARIP KALMAZ”
01 Şubat 2019
KÜRESELLEŞMEYİ ANLAMAK
26 Şubat 2018
İçimizdeki Mutluluğu Keşfetmek
19 Şubat 2017
Kendisiyle Barışık; İdrak Eden ve Üreten Bir Gençlik
07 Aralık 2016
Cumhurbaşkanının Çağrıları ve Yabancı Para Kullanmak
31 Ekim 2016
Batı’nın Yüzyıllık Planı
22 Ekim 2016
Bilimde İlerleme ve Yurt Dışı Yayın
05 Ekim 2016
Bilimsel İlerlemede Yurt Dışı Eğitim
20 Eylül 2016
DÜNDEN BUGÜNE BİLİM DÜNYAMIZ
17 Ağustos 2016
DARBE GİRİŞİMİNİN SONUÇLARI
29 Temmuz 2016
Darbe Girişimi ve Üç Önemli Mesele…
19 Temmuz 2016
15 TEMMUZ KÂBUSUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
01 Temmuz 2016
TATİLE Mİ, BAYRAMA MI?
24 Haziran 2016
Ben Neyim?
17 Haziran 2016
PERİŞAN HALİMİZ VE DEĞERLERİMİZ
10 Mayıs 2016
“Tehdit” İçeride mi, Yoksa Dışarıda mı?
26 Nisan 2016
28 Şubat’tan Bugüne Türk Hukukunun İmtihanı
12 Nisan 2016
Faizde Hak ve Adalet Yoktur. Çünkü… II
29 Mart 2016
Faizin İktisadi ve Sosyal Maliyeti - I
15 Mart 2016
Başınıza Talih Kuşu Konarsa…
01 Mart 2016
MERKEZ BANKASI; ENFLASYON VE İŞSİZLİK KISKACINDA
24 Şubat 2016
ÜRETEN Mİ YOKSA TÜKETEN Mİ?
10 Şubat 2016
KAPİTALİZM, SOSYALİZM VE AHİ İKTİSADI
02 Şubat 2016
ÖZGÜR OLMAK VE ÖZGÜRLÜK
18 Ocak 2016
TÜRKİYE’DE VE OECD DEVLETLERİNDE ÖZELLEŞTİRME
04 Ocak 2016
YAŞINIZI MI MERAK EDİYORSUNUZ!
22 Aralık 2015
ÜNİVERSİTELERDE MESLEK VE AHİLİK EĞİTİMİ
14 Aralık 2015
BOŞANIYORUZ Çünkü…!
07 Aralık 2015
Zenginlik, Çok Kültürlü Olmak Mıdır?
28 Kasım 2015
KELİMELERDEKİ SOSYAL DEĞİŞİM VE FİKİR DÜNYAMIZ
20 Kasım 2015
CİHANŞÜMUL OSMANLI DEVLETİ’NİN DAĞILMASININ TEK SEBEBİ
12 Kasım 2015
OSMANLI BEYLİĞİ, NASIL OSMANLI İMPARATORLUĞU OLDU?
Haber Yazılımı