Yazı Detayı
13 Ocak 2020 - Pazartesi 16:02
 
Arap Baharı Yazı Dizisi (2)
Ahmet Yaşar Zengin
ahmetyasarzengin61@gmail.com
 
 

 

Mısır Arap Baharı

 

Arap Baharı Nedir?

Arap Baharı, 2010 yılında başlayan. Arap Dünyasında yaşanan halk hareketlerine verilen ortak isimdir. Arap Baharı; Arap halklarının demokrasi, özgürlük ve insan hakları taleplerinden ortaya çıkmış; bölgesel, toplumsal siyasi ve silahlı hareketin adıdır. Başlangıç tarihi: 18 Aralık 2010 ([1] )

 

Arap Baharının asıl tanımı:

Küresel sermayenin, (Emperyalist Ülkelerin) Arap devletlerinin kasalarını boşaltmak, kaynaklarına komple el koyabilmek ( [2]) için kışkırtma yönteminin adıdır.  Özgürlük ve insan hakları, perde önünde görülen kavramlardır. Asıl mesele kurdun kuzuyu yemesi anlayışıdır. Bir nevi haçlı seferidir…

 

Arap Baharı nasıl başlamıştır?

Tunus'ta Muhammed Buazizi'nin kendini yakmasıyla Arap Baharı başlamıştır. Benzer sorunlar diğer Arap ülkelerine yayılmıştır…

 

Emperyalist (Küresel Sermaye) ülkelerin işini kolaylaştıran Nedenler:

1.  İşsizlik, gıda enflasyonu, siyasi yozlaşma, ifade özgürlüğü, usulsüzlükler ve kötü yaşam koşulları. Devletin reformlara yanaşmaması… Esad’ın yaptığı gibi…

2.  Muhalefetin, iktidar olabilmesi için küresel sermaye (Emperyalist ülkeler) ile dirsek teması kurmasıdır. Ülke içinde bazı gurupların emperyalist ülkelerden destek alarak istikrarsızlığı meşrulaştırmak istemesidir. Örnek: HDP, PKK ve FETÖ terör örgütleri gibi…  Bir başka örnek: Suriye'de 1000 kadar silahlı muhalif grupların oluşması gibi... Bir başka örnek: Tunus’ta sorumsuz muhalefetin davranışları ve Mısırda,  seçilmiş cumhurbaşkanına darbe yapılması gibi… Bir başka örnek: İstikrarsızlığı tetikleyen ülkemizdeki bir gazetenin haberi: Savaşta ölen bir alevi askerin cenazesinde genelkurmaydan birilerinin bulunmaması… Söz konusu bir medya mensubunun iktidar olma hırsı ile yaptığı bir haberdir. Daha Sonra ölen askerin cenazesinin videosunu izlediğimizde komutanların cenazede olduğunu gördük. İşte bu gibi haberler, Küresel sermayenin (Emperyalistle devletler) işini kolaylaştırıyor… Yani kaş yapayım derken göz çıkaran sorumsuz medya haberlerine ses çıkarmayan sorumsuz muhalif anlayış…

 

Mısır Arap Baharı

Başlama tarihi: 25 Ocak 2011

Kime karşı:  Hüsnü Mübarek’e

 

Hüsnü Mübarek’in Özellikleri:

  1.  Hüsnü Mübarek, suikast sonucu öldürülen Devlet Başkanı Enver Sedat'ın yerine1981 yılında cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmuş.
  2. Devletin İçinde bulunduğu siyasi kargaşaya son vermiş…
  3.  İlk günden itibaren Batı'ya karşı bağlılığını bildirmiş…
  4. Hüsnü Mübarek, iktidarda kaldığı sürece insan hakları ihlalleri ve yolsuzluğun yaygın olduğu iddiaları halk tarafından dillendirilmeye başlanmış ama kesintisiz 30 yıl devleti idare etmiş…

 

Mısır Arap Baharının Nedeni:

  1. Özgürlüğün olmaması ve Hüsnü Mübarek’in diktatör olma iddiası…
  2. Açlık, işsizlik ve yolsuzluk iddiaları…  

 

Hüsnü Mübarek’in aldığı tedbirler:

1.  İnternet bağlantılarını iptal etmesi…

2.  Polis, halkın protestosunu engellemek için görevlendirmesi…

 

Mısır’da Arap Baharının gelişmesi:

  1. Tunus’taki Arap Baharı anlayışı, Mısır'da Ocak 2011'de halkın protestoları ile başlamış.
  2. Mısır'da Ocak 2011 tarihini  “ Öfke Günü” olarak bilinir. Ocak 2011 tarihinde halk, öfkesini isyana dönüştürerek ortaya koymuş. Sosyal medya aracılığıyla halk birbirini teşvik etmiş. Hüsnü Mübarek büyüyen olaylar karşısında sert tedbirler almış…

 

Asker, halkın yanında olacağını açıkladıktan sonra Hüsnü Mübarek,11 Şubat 2011 de istifa etmiş… Böylece Mübarek’in 30 yıllık iktidarı sonlanmış oldu. Hüsnü Mübarek yönetiminin devam edebilmesi için Mübarek’in Başbakanı Ahmet Şefik devlet başkanı olarak atanmış…

 

Mısır Yüksek Askeri Konseyi bir taraftan halkın yanında yer alırken diğer taraftan Hüsnü Mübarek yönetiminin devamını sağlamış. Çünkü Hüsnü Mübarek yönetimini istememek demek Batı’ya kafa tutmaktır. Yani Mısırda danışıklı dövüşün bir örneğini görüyoruz. Herhalde amaç demokrasi değildir…

 

Batı’nın ve Mısır ordusunun entrikalarına rağmen halk Sandığa gitmiş. Muhammed Mursi,  büyük bir ekseriyetle halkın oyu ile seçilen ilk Cumhurbaşkanı olmuş... Gelişmelerden anladığımız kadarıyla Mısır Yüksek Askeri Konseyi ve Batı, Muhammed Mursi’nin Cumhurbaşkanlığını engellemek istiyor. En azından Batı ve Mısır Yüksek Askeri Konseyi, Muhammed Mursi’nin yetkilerini kısıtlamak peşinde…

 

Bunun nedeni ise Muhammed Mursi’yı sıradan bir memur durumuna getirmektir. Çünkü Batı geleneğinde Ortadoğu devletlerinde devlet Başkanının sandıktan çıkması diye bir olay yoktur. İsrail devleti hariç. Bu nedenle Muhammed Mursi’ye, Devlet Başkanlığı teslim edilmeyeceğine dair açıktan mesaj verilmiş… Ortaya konan tezin doğru olduğunu anlayabilmek için Mısır Yüksek Askeri Konseyinin aldığı tedbirlere bakalım:

 

Mısır Yüksek Askeri Konseyinin Tedbirleri:

  1. Anayasaya yeni maddeler eklenerek, subayları ve başsavcıyı atama yetkisini Mısır Yüksek Askeri Konseyi yapacak...
  2. Muhammed Mursi, Anayasa mahkemesi önünde yemin etmiş ve resmen göreve başlamasına rağmen, Mısır Yüksek Askeri Konseyi tarafından Eski Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in sulama bakanı Hişam Kandil’i, başbakan olarak atamış.
  3. Mısır Yüksek Askeri Konseyi, Mursi’ye ülke içerisindeki temizlik, trafik, güvenlik gibi alanlardaki sorunları 100 gün içerisinde düzeltmesi yönünde talimat vermiş…

 

Bu talimat şu demektir. Asker olarak biz senin cumhurbaşkanlığını kabul etmiyoruz. Sen bizim nazarımızda sıradan bir memursun. Dediklerimizi 100 gün içinde yerine getirmezsen seni görevden alacağız demektir… Yüksek Askeri Konseyi seçimle gelen Muhammet Mürsi’ye, yapması gereken hizmetleri 100 günde tamamlamasını isterken bir taraftan da hizmetleri engellemek için protestocuları ve yargıyı devreye sokmuş…

 

Muhammet Mürsi’nin ileriye dönük siyasi faaliyetleri:

 

Muhammet Mursi, Yüksek Askeri Konseyi Başkanı Tantavi’nin artık emekli olması gerektiği yönünde kararını açıklamış. Bu konuda referandumun 01 Aralık 2012 yapılması için Muhammet Mürsi tarafından düğmeye basılmış…

 

Muhammet Mürsi taraftarları 15 Aralık 2012 tarihinde Referandum birinci kısımda57, 22 Aralık 2012 tarihinde referandumun ikinci aşamasında 64 evet oyu almış. Yani Muhammet Mursi, iki defa seçim kazanmış oluyor. Sonuçlara tahammül edemeyen Batı ve darbe yanlıları Tahrir meydanında toplanmış…

 

Mısır Ordusunun, Devlet Başkanı Mursi’den acil istekleri:

Ülkedeki tartışmaları ve protestoları çözmek için 1 Temmuz 2013’te 48 saat bir zaman tanır…Verilen bu süre içinde çözemezsen yönetime el konulacağına dair Muhammet Mürsi’ye nota verilir…

 

Olayların 48 saat içinde sonlandırılması mümkün değildir. Çünkü iç karışıklığı ve protestoları darbe yanlısı ordunun düzenlendiğini anlıyoruz veya bu şekilde iddia ediliyor...

 

48 saat içinde problemler çözülemeyince seçimle gelen Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin görevden alındığını Mısır Yüksek Askeri Konseyi açıklamış… Peşinden Mursi ve Müslüman Kardeşler örgütü yöneticilerine seyahat yasağı ardından müebbet hapis ve idam cezaları verilmiş.

 

Mısır’da halkın oyu ile seçilen Muhammet Mursi’ye darbe yapan Abdülfettah Sisi devlet başkanı olmuş… Böylece Tunus’taki Arap Baharı sevdası Mısır’da halkın aleyhinde neticelenmiş.

 

Cevap bekleyen sorular:

  1. Demokrasi aşığı Batı,  halkın zaferine rağmen Abdülfettah Sisi’nin darbesine neden ses çıkarmamış?
  2. Eski Devlet Başkanı Hüsnü Mübare’ke rağmen Mısır Yüksek Askeri Konseyi neden halkın yanında yer almış?
  3. Mısır Yüksek Askeri Konseyi, Hüsnü Mübarek’e karşı demokrasinin yanında olurken Darbeci Abdülfettah Sisi’nin yanında demokrasiyi neden unutmuş?  
  4. İsrail devletinde, devlet başkanı seçim ile belirlenirken Ortadoğu’daki diğer devletlerde, devlet başkanları atama ile  niye yapılıyor? ([3])

 

  •  

Mısırda kazanan kesimin kim olduğuna kesin bir karar vermek çok zordur. Ama şöyle bir bekleyiş içinde olabiliriz. Ortadoğu’da İsrail’in lehine gelişen durumlara bakacağız. Mısır’ın Yeraltı zenginliklerini hangi tarafın değerlendirdiğini öğrendiğimizde kimin zafer kazandığını daha net anlayacağız… Bir sonraki yazımız Libya Arap Baharı:

 

Selam ve saygılarımla…

 

 

 

 

[1] Vikipedi,Ekşi sözlük

[2] Ekşi Sözlük 25.08.2011

[3] 18 Aralık 2010: Arap Baharının Başlangıcı, İnsani Yardım Vakfı,  17.06.2015 "Mursi ve yarım kalan Mısır" Türkiye Gazetesi.

Murat Algül, İlahiyatçı Yazar

 
Etiketler: Arap, Baharı, Yazı, Dizisi, (2),
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
17 Ocak 2020
Arap Baharı Yazı Dizisi (3)
11 Ocak 2020
Tunus Arap Baharı
07 Ocak 2020
ABD öldürdüğü İçin Sevinemedim… Neden?
04 Ocak 2020
Algı Üretenlere Kızmayın, Belgeler ile Olumsuz Algıyı Çürütün
01 Ocak 2020
Sinan Aygün ve Mansur Yavaş Tartışması
30 Aralık 2019
Tank Palet Fabrikasını Doğru Anlayalım!..
27 Aralık 2019
Kanal İstanbul ve Batı
04 Aralık 2019
Kanal İstanbul ve CHP’ye Kumpas…
29 Kasım 2019
Siyasi Bürokratlar, Siyasi Liderlere Eksik Bilgi Veriyor…
14 Ekim 2019
YPG, PKK, DAEŞ ve Siyasal Meşruiyet
16 Eylül 2019
Saray, 'Aba Altından Sopayı Gösterdi'
22 Ağustos 2019
Terör Faaliyetleri Karşısında Demokrasi mi?
10 Temmuz 2019
AK Parti, Kan Kaybetti… Neden?
28 Mayıs 2019
Kushner’in Ekibinde, Türkiye’den Hangi İsimler Yer Alıyor?
18 Mayıs 2019
Reis Dönemini Bitirmek mi?
12 Nisan 2019
Her İki Başkan Adayı, Benim Gönlümde Meşru Başkan Olmayacak…
20 Mart 2019
AK Parti, Sizin Eseriniz Değil Midir?
11 Mart 2019
HDP, Kürt Vatandaşlarımızı Temsil Etmek İstemiyor…
18 Şubat 2019
AK Partinin Medyası Yoktur…
10 Şubat 2019
“Evangelist” ve “Evangelistler”
04 Şubat 2019
Allah, Siyasi Liderlere Sabır Versin…
17 Aralık 2018
AK Partinin Bürokrat Tipi Yerel Yöneticileri
20 Ekim 2018
ABD, CEMAL KAŞIKÇI’YI ÖLDÜRTMÜŞ OLABİLİR Mİ?
09 Ekim 2018
Moskova, Pekin, Ankara ve Tahran Hattı
26 Temmuz 2018
Sayın Milli Eğitim Bakanına;
18 Temmuz 2018
Gezi Olayları, Irak, Bölgesel ve Küresel Dinamikler
27 Haziran 2018
Hoş Geldin Yeni Sistem, Hedefimiz 2071
01 Haziran 2018
DOLAR, NEDEN AMERİKA'NIN PARASI DEĞİLDİR
14 Şubat 2018
Allah'ı Memnun Et, Gerisine Karışma Evladım!
06 Şubat 2018
15 Temmuzdan Sonra Türkiye'nin Ordusunda Komutan Kalmadı (!)
16 Ocak 2018
Araplar, Bizi Arkadan Vurdu…
25 Aralık 2017
Amerika’nın Hegemonya Krizi ve Karşı Hegemonya
20 Aralık 2017
İstanbul’a Sahip Çıkmak ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Barışçıl Kararları
09 Aralık 2017
ABD'nin Kudüs Konusundaki Kararını Kınıyorum
08 Kasım 2017
Dalkavuğun Lidere Baskısı
23 Ekim 2017
İsrail ve ABD’nin Tuzağı, Tuzağı Göremeyen Barzani…
09 Ekim 2017
Dünya, Yeniden Şekilleniyor veya Amerika, Kalp Krizi Geçiriyor…
05 Ekim 2017
Bireysel Özgürlükler
03 Ekim 2017
İnsan Sevdiğine Küser
07 Ağustos 2017
Batı ve Batı Hayranı Boğaziçi aşireti
26 Temmuz 2017
Neden CHP?
16 Temmuz 2017
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Küçük Esnaflar
12 Temmuz 2017
Adalet Yürüyüşünün Amacı; Terör Örgütlerini Barışçı, Hükümeti Kavgacı Göstermek…
03 Temmuz 2017
Ortadoğu’da ABD’nin Ne İşi Vardır?
24 Nisan 2017
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve CHP
10 Nisan 2017
Okuma Yazma Bilmeyen Dışişleri Bakanı
05 Nisan 2017
Faşist Liderlerin Demokrasi Mazereti (!)
10 Mart 2017
Sayın Başbakanım ve Cumhurbaşkanım,
20 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala - 3
11 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (2)
27 Ocak 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (1)
16 Ocak 2017
Galü Beladan Başlama ve Anayasa Değişikliği Teklifi
07 Ocak 2017
Batı’nın Derdi DAEŞ Değildir!
24 Aralık 2016
Birinci Dünya Savaşında Rusya Kışkırtıldı, Osmanlı Savaşa İtildi
07 Aralık 2016
Toplumda İnfial Yaratmak İsteyen Bazı Bürokratlar…
20 Kasım 2016
Donald Trump ve Derin Güçler…
09 Kasım 2016
Suç Duyurusunda Bulunuyorum…
03 Kasım 2016
Başkanlık Hükümeti
19 Ekim 2016
"İnce Eleyip Sık Dokumak"
03 Ekim 2016
Birlik ve Güç
22 Ağustos 2016
Amerika, Gülen’i Verir Ama…
20 Ağustos 2016
“HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR”
30 Temmuz 2016
Devlet “Kılı Kırk Yaran Bir Hassasiyet” Göstermelidir…
17 Temmuz 2016
Cumhurbaşkanı Benimdir!.. Devlet Benimdir!..
23 Haziran 2016
DAMAT FERİT PAŞA – SELADDİN DEMİRTAŞ
07 Mayıs 2016
Turgut Özal, Hilmi Özkök ve Ahmet Davutoğlu
19 Nisan 2016
Terörü, Destekleyenler de BEDEL Ödemelidir!
Haber Yazılımı