Yazı Detayı
04 Şubat 2019 - Pazartesi 09:55
 
Allah, Siyasi Liderlere Sabır Versin…
Ahmet Yaşar Zengin
ahmetyasarzengin61@gmail.com
 
 

Değerli okurlarım,

 

Seçim heyecanı başladı. Adaylar birbirleriyle kıyasıya mücadele ediyor. İster yarış deyin, ister mücadele deyin, ister kavga deyin, ama üslup, yol ve yöntem hoş değildir… Daha doğrusu mahalle kavgası gibi bir mücadele görüyoruz…

 

Projelerin savaşması gerekirken soy sop düellosu, iftiranın hafif tonajlı şekilleri ve asılsız iddialar… Seçim atmosferinin bu şekilde devam etmesinin nedeni, adayların kaybetme korkusu veya kazanma hırsı…

 

“Korku” ve “hırs” kavramları, insanı felakete götürür. Korku ve hırs duygularının meydanlarda hâkim olmasının nedeni, adayların hizmet yapma becerilerinin olmaması ve adayları yönlendiren akıl hocalarının rant peşinde koşmasıdır...  

 

Geçen hafta “AK Partinin Bürokrat Tipi Yerel Yöneticileri” adlı makalemde  “Seçimlerdeki amaç halka hizmet eden kişiyi seçmektir. Adayları belirlerken mutlaka hizmet yapma beceresi özelliği aranmalıdır.  Söz konusu özelliği taşıyanlar ile siyasi partiler müzakere yapmalıdır.  Adayın hangi partiye mensup olduğu önemli değildir. Önemli olan hizmet yapma beceri özelliğini taşımasıdır.”

 

Hizmet yapma becerisi özelliğini taşımayanlarda hem hırs vardır hem de korku... Söz konusu bu iki kavram ister istemez gayri ahlakî davranışlara ve söylemlere neden oluğu gibi yol ve yöntem istikrarsızlığını da doğuruyor. Nedeni ise seçimi alacağımız bölgenin rantını ne zaman paylaşacağız beklentisidir...

 

Adaylarda uygulanabilecek bir projenin olmaması, “korku” ve “hırs” kavramlarının egemen olmasına zemin hazırlayan nedenlerden bir tanesidir. Fatih Altaylı’dan alıntı yaparak ülkemizin genel durumunu anlatmaya çalışacağım.

 

“Allah kolaylık versin Kemal Bey

Haliyle CHP’den tanıdığım bazı isimler aradı.

Bir dönem parti içinde önemli görevler de üstlenmiş birinin anlattıkları, inanılır gibi değildi.

 

Meraklılara bir özet yapayım:

CHP içinde Türkiye siyasetini gerçekten okumaya çalışan fazla kişi yok. Özellikle de MYK’da. İyi niyetli olarak tanımlayabileceğimiz tek kişi Genel Başkan. Samimi olarak süreçleri anlamaya ve yönetmeye çalışıyor.

 

MYK ne partinin ne de Türkiye’nin geleceği ile ilgili bir anlayışa sahip değil. Bu durum diğer partilerde de muhtemelen farklı değil ama CHP’nin böyle olmaması lazım.

 

Yerel seçimde aday belirleme sürecinin detaylarını anlatsam oturur ağlarsın.

 

MYK üyeleri al gülüm ver gülüm anlayışı içinde. Her birinin kafasında kendine yakın bir aday ismi var. Oturup aralarında pazarlık ediyorlar. Sen benim adayımı destekle ben de senin adayını destekleyeyim anlayışı içindeler.

Kemal Bey bu pazarlık süreçlerinin içinde değil ve bunlarla baş edemiyor.

 

Aday belirlenirken hiç kimse o adayın seçim bölgesinde bir artı sağlayıp sağlamayacağını, il geneline nasıl bir oy katkısı yapacağını hesaplamıyor. Benim adamım olsun isterse oyları düşürsün anlayışı içinde davranan bir MYK var.

Kazanması pek mümkün görünmeyen yerlerde bile benim adayım olsun isterse tek puanlık artış sağlamasın anlayışı var. Çoğunluk es kaza kazanırsa benim adayım kazanmış olsun diye bakıyor meseleye.

 

Her ilçe adayının sağlayacağı bir iki puanlık artışın büyükşehri kazandırma ihtimalini arttırdığını kimse göz önüne almak istemiyor.

 

Yıllarca bir ilçede ilçe başkanlığı yapmış birini bambaşka bir ilçeden başkan adayı göstermeyi kimseye anlatmak mümkün değil.

 

Garanti görülen yerler için verilen kavga akıl alır gibi değil. Bu kadar sert bir mücadeleyi iktidar partisine karşı bile vermiyor kimse.

 

Herkes siyasi dürüstlükten söz ederek istemediği adayı karalıyor ama aynı kişiler şaibenin bini bir para olmuş başkanları aday yapmak için canhıraş uğraşıyorlar.

Daha önce büyükşehir adayı yaptığımız bir kişiyi aday yapmıyoruz. Tamam kabul. Ama hakkında ondan çok daha fazla iddialar olan birini hiç çekinmeden aday gösterebiliyor MYK.

 

İzmir’de Tunç Soyer en güçlü adayımızdı. Onu gösterebilmek için bile ne uğraşlar verildi bir bilsen. İşlerine geldiği zaman örgütü savunan ama işlerine gelmediği zaman örgütü yok sayan bir anlayış içinde olan çok isim var.

 

Bu Türkiye’nin genel geçer siyaseti olabilir ama biz bir alternatif sunma iddiasındaysak, kendi içimizde başlamalıyız farklı davranmaya. Fakat öyle bir niyet yok.

 

Türkiye’de gidişattan memnun olmayan milyonların umut bağladığı partinin durumunun içerden özeti bu.

Allah Kemal Kılıçdaroğlu’na sabır versin demekten başka yapacak bir şey yok.” ([1])

 

CHP’de durum böyledir ama diğer partilerde de farklı değildir. AKP’de İl meclis üyeliğine aday gösterilmiş bir vatandaşla görüştüm. Diyor ki:

  • Ben ikinci sıradan aday gösterilmeyi hak etmedim.
  • Neden?
  • Birinci sıradaki aday zamanında AK Partisine hakaret etmiş, sahtekârlıkla suçlamış, şimdi birinci sıradan aday gösterilmiş. Bu haksızlıktır. Çünkü ben teşkilatlarda emek vermiş birisiyim.
  • Kazanma şansınız?
  • İki alabiliriz.
  • Sen birinci sırada olsaydın, ikinciyi çıkarabilir miydiniz?
  • Biraz zor.
  • O halde birinci sıradaki adayı istemiyorsun ama senin de kazanmanı sağlıyor…
  • İyi ama geçmişte AKP’ye küfretmiş, hakaret etmiş…
  • Peki, bu arkadaş, AKP’ye küfrettiği zaman şikâyet ettiniz mi?
  • Yok
  • Arkadaşım, görevini yapmadığın için ağlama hakkını kaybettin. Seçim çalışmalarına başladınız mı?
  • Hayır
  • Neden?
  • Tayyip Erdoğan bir konuşma yapar, oyları toplar…
  • Hiç çalışmadan il genel meçli üyesi olacaksın ve de oy kazandıracak birini istemiyorsun.

 

Demek ki CHP’ de olduğu gibi AK Partide de durum farklı değildir.  Bu insanlar, her parti de çete kurmuş, bu çetelerin dağıtılması çok zor görünüyor. Birey olarak söz konusu çeteleri tespit etmek siyasi liderlere bildirmek. Siyasi liderlerin görevi de bu çeteleri temizlemektir. Çünkü bugünkü siyasi kadrolar içinde yer alan siyasi çeteler ile 2023 hedefine ulaşmanın çok zor olduğunu görüyoruz.

 

FETÖ’nün başka bir varyantı, partilerin il, ilçe ve belde yönetimlerine sızmış, genel merkeze yanlış, eksik ve taraf arz eden bilgi veriyor. Sadece FETÖ damgası yok alnında. Birilerini FETÖ’cü diye suçlayarak, FETÖ’nün verdiği zararları katmerli bir şekilde veriyor bu çete grupları.

 

İşte bu çete grupları, halka eziyet ediyor,

Bu çete grupları, mensup oldukları siyasi partilere zarar veriyor,

Bu çete grupları halkı sömürüyor,

Bu çete grupları halkın derdine derman olmuyor,

Bu çete gurupları halkı küçük görüyor,

Bu çete gurupları, kendini siyasi partinin temsilcisi olarak gördüğü için vatandaşa randevu vermiyor veya önce partiye kaydını yaptır diyor,

Bu çete grupları Atatürk veya dini istismar ederek ihale vaadiyle para sızdırıyor,

Bu çete grupları, her türlü olumsuz görüntüyü ve eylemi mensup olduğunu iddia ettiği siyasi partinin adına yapıyor,

 

Cebini düşünen bu çete gruplarını il, ilçe ve belediye yönetimlerinden temizlemedikten sonra vatandaşı memnun etmek mümkün değildir.

 

Sonuç:

Devleti, milleti ve partiyi düşünen yöneticilerin sayıları, ceplerini düşünen yöneticilerden çok az hem de çok az… Allah, siyasi liderlere sabır versin…

 

Selam ve saygılarımla…

 

[1] Fatih Altaylı

 
Etiketler: Allah,, Siyasi, Liderlere, Sabır, Versin…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Eylül 2019
Saray, 'Aba Altından Sopayı Gösterdi'
22 Ağustos 2019
Terör Faaliyetleri Karşısında Demokrasi mi?
10 Temmuz 2019
AK Parti, Kan Kaybetti… Neden?
28 Mayıs 2019
Kushner’in Ekibinde, Türkiye’den Hangi İsimler Yer Alıyor?
18 Mayıs 2019
Reis Dönemini Bitirmek mi?
12 Nisan 2019
Her İki Başkan Adayı, Benim Gönlümde Meşru Başkan Olmayacak…
20 Mart 2019
AK Parti, Sizin Eseriniz Değil Midir?
11 Mart 2019
HDP, Kürt Vatandaşlarımızı Temsil Etmek İstemiyor…
18 Şubat 2019
AK Partinin Medyası Yoktur…
10 Şubat 2019
“Evangelist” ve “Evangelistler”
17 Aralık 2018
AK Partinin Bürokrat Tipi Yerel Yöneticileri
20 Ekim 2018
ABD, CEMAL KAŞIKÇI’YI ÖLDÜRTMÜŞ OLABİLİR Mİ?
09 Ekim 2018
Moskova, Pekin, Ankara ve Tahran Hattı
26 Temmuz 2018
Sayın Milli Eğitim Bakanına;
18 Temmuz 2018
Gezi Olayları, Irak, Bölgesel ve Küresel Dinamikler
27 Haziran 2018
Hoş Geldin Yeni Sistem, Hedefimiz 2071
01 Haziran 2018
DOLAR, NEDEN AMERİKA'NIN PARASI DEĞİLDİR
14 Şubat 2018
Allah'ı Memnun Et, Gerisine Karışma Evladım!
06 Şubat 2018
15 Temmuzdan Sonra Türkiye'nin Ordusunda Komutan Kalmadı (!)
16 Ocak 2018
Araplar, Bizi Arkadan Vurdu…
25 Aralık 2017
Amerika’nın Hegemonya Krizi ve Karşı Hegemonya
20 Aralık 2017
İstanbul’a Sahip Çıkmak ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Barışçıl Kararları
09 Aralık 2017
ABD'nin Kudüs Konusundaki Kararını Kınıyorum
08 Kasım 2017
Dalkavuğun Lidere Baskısı
23 Ekim 2017
İsrail ve ABD’nin Tuzağı, Tuzağı Göremeyen Barzani…
09 Ekim 2017
Dünya, Yeniden Şekilleniyor veya Amerika, Kalp Krizi Geçiriyor…
05 Ekim 2017
Bireysel Özgürlükler
03 Ekim 2017
İnsan Sevdiğine Küser
07 Ağustos 2017
Batı ve Batı Hayranı Boğaziçi aşireti
26 Temmuz 2017
Neden CHP?
16 Temmuz 2017
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Küçük Esnaflar
12 Temmuz 2017
Adalet Yürüyüşünün Amacı; Terör Örgütlerini Barışçı, Hükümeti Kavgacı Göstermek…
03 Temmuz 2017
Ortadoğu’da ABD’nin Ne İşi Vardır?
24 Nisan 2017
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve CHP
10 Nisan 2017
Okuma Yazma Bilmeyen Dışişleri Bakanı
05 Nisan 2017
Faşist Liderlerin Demokrasi Mazereti (!)
10 Mart 2017
Sayın Başbakanım ve Cumhurbaşkanım,
20 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala - 3
11 Şubat 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (2)
27 Ocak 2017
Referanduma Bir Adım Kala – (1)
16 Ocak 2017
Galü Beladan Başlama ve Anayasa Değişikliği Teklifi
07 Ocak 2017
Batı’nın Derdi DAEŞ Değildir!
24 Aralık 2016
Birinci Dünya Savaşında Rusya Kışkırtıldı, Osmanlı Savaşa İtildi
07 Aralık 2016
Toplumda İnfial Yaratmak İsteyen Bazı Bürokratlar…
20 Kasım 2016
Donald Trump ve Derin Güçler…
09 Kasım 2016
Suç Duyurusunda Bulunuyorum…
03 Kasım 2016
Başkanlık Hükümeti
19 Ekim 2016
"İnce Eleyip Sık Dokumak"
03 Ekim 2016
Birlik ve Güç
22 Ağustos 2016
Amerika, Gülen’i Verir Ama…
20 Ağustos 2016
“HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR”
30 Temmuz 2016
Devlet “Kılı Kırk Yaran Bir Hassasiyet” Göstermelidir…
17 Temmuz 2016
Cumhurbaşkanı Benimdir!.. Devlet Benimdir!..
23 Haziran 2016
DAMAT FERİT PAŞA – SELADDİN DEMİRTAŞ
07 Mayıs 2016
Turgut Özal, Hilmi Özkök ve Ahmet Davutoğlu
19 Nisan 2016
Terörü, Destekleyenler de BEDEL Ödemelidir!
Haber Yazılımı