Haber Detayı
23 Aralık 2013 - Pazartesi 16:22
 
BURDUR'UN ÇEHRESİ DEĞİŞİYOR
Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya, görevde olduğu 10 yılın değerlendirmesini yaptı. Dergimize kendi açısından Burdur’u anlatan Başkan Akkaya, yaptığı bazı belediye hizmetlerine objektif tuttu.
Siyaset Haberi
BURDUR'UN ÇEHRESİ DEĞİŞİYOR

 

AYRINTI: Sayın Başkan bize, belediyeyi devraldığınız günden bugüne Burdur’da neler değişti, anlatır mısınız?

SEBAHATTİN AKKAYA: Sizlere Burdur’u nasıl anlatayım; bizler Burdur’u 25 senelik bir CHP belediyesinden devraldık. Halkımız bize bu yetkiyi verdiği zaman ne sergi salonumuz ne toplantı yapabileceğimiz bir yer nede bir otelimiz vardı. Su sorunu bitmemiş, yollar yapılmamış, kanalizasyon sorunu olan bir yerdi. Devlet yardımı Burdur’a uğramamış garajı dahi olmayan, halkın pazar yerinde çamurun içinde alış verişini yaptığı sanki bir ilçe görünümündeydi. Bunların olabilmesi için çok zorluklar çektik. Burdur çeyrek asır yardım alamayan devlet desteği olmayan bir ildi. Siyasi kimliğimizi bir tarafa bırakarak, sorumluluğumuzu bilerek gelecek yılların Burdur’unu inşa etmeye çalıştık. Bakın; siyasi geleceğimizi düşünseydik, Burdur’un görünmeyen sorununu çözemezdik. Burdur’un yıllarca göz ardı edilen ne kadar deresi varsa ıslah ettik. Halk arasında bir değiş vardır; “Doğa verdiğini bir gün olur geri alır.” Bizlerde bunu bilerek ilerde halkımızın, telafisi olmayan bu sorununu çözdük. İlk görünüşte hizmet yapılmadı gibi algılanır ama bu hizmeti yapmaktan mutluyum, gelecekte çocuklarımız, torunlarımız bunu anlayacaklardır. Bir değişimi yapmak çok zordur, biz bu değişimi yapmayı başardık. Artık halk, hizmetleri yapılan yatırımları az görmeye başladı. Bu da değişimin bir göstergesi değil midir? Eskiden hizmette yoktu eleştiride yoktu. Artık halkımız şuraya da bunu yapsanız buraya da bunu yapsanız demeye başladı. Bunlar eskiden yoktu nasip olursa daha çok şeyler yapılacak. Bizler Burdur’a devlet desteğini Sayın Başbakanımız sayesinde getirerek halka hizmet olabileceğini öğrettik.  Burdur uyuyan güzel durumundan, hizmet eden gelişen, devlete katkı sağlayan bir il görünümüne girmeye başlayarak, üzerindeki kara bulutları dağıtmıştır. Artık Burdur Belediyesi örnek alan değil, başka belediyelerce örnek alınan bir belediye konumuna gelmiştir.

 Bakın sizlere neler yaptığımızı, çalışmalarımızı, rakamları ile birlikte açıklamaya çalışacağım.

 

 

AYRINTI: Uzun yıllardır Burdur’un ihtiyacı olan yeni otogarımız yapıldı. Yeni otogar sizce Burdur’ a neler kattı?

AKKAYA: Yeni otogar ile mimari, iç dizayn, çevre düzenlemesi ile sadece ilimizin değil bölgemizin de önde gelen yapılarından birini daha halkımızın hizmetine sunduk. Yeni otogar benim belediye başkanlığı yaptığım süreçte öncelikli hedeflerim arasında yer alıyordu. Ve şimdi de bunun mutluluğunu yaşamaktayım. Şehirlerarası otobüslerin ve ilçe otobüslerimizin peronlarını daha da rahatlattık. Yolcu iniş ve binişleri de daha rahat hale geldi. Yeni otogarın maliyeti 7 milyon TL dolayındadır. Otogarımız 28 peronludur, gelişmiş teknolojik sistemler vardır. . İlimizin geleceğe yönelik çoklu ihtiyaçlarına cevap verebilecek olan bu yeni otogarda kafeterya, hediyelik eşya satış yerleri, kuaför, ibadethane, yürüyen merdiven gibi bölümler de mevcut. Otogarımızın şehir merkezi uzağında olması büyük bir avantaj çünkü şehir merkezindeki araç trafiği de bu sayede rahatladı. Açılıştan sonraki süreçte vatandaşlarımızın memnuniyeti ve bunu bize iletmeleri bizleri bir hayli mutlu etti. Şehirlerarası otobüs terminalimizin kalan kısımları yani 15 bin metrekarelik alanı kamulaştırıldı. 7 bin metrekarelik kapalı alanı olan ve bir yarışma neticesinde ortaya çıkan terminal projesi ihale edildi. Ancak müteahhitten kaynaklanan bir takım nedenlerden dolayı 3 yıllık bir gecikme sonucu sözleşme feshedilerek yeniden ihale yapıldı.  Derginiz vasıtasıyla, halkımıza ve Burdur’umuza yakışan bu yerin hayırlı ve uğurlu olmasını bir kez daha dile, emeği geçenlere teşekkür ederim. 

Yeni otogarımıza alt geçit de yaptık. Yeni otogarımıza giriş çıkışı kolaylaştıracak, şehirlerarası otobüsler için, Antalya güzergâhından otogara, otogar güzergâhından Ankara’ya geçişi sağlayacak alt geçidi de tamamladık. Ankara istikametinden otogara, otogardan da Antalya istikametine çıkışı sağlayacak bağlantı yollarını da yaptık. Belediyemiz adına Karayolları Müdürlüğümüz tarafından yapılan bu alt geçit ve bağlantı yollarının maliyeti yaklaşık 6 milyon TL’dir. Hazır geçitlerden söz etmişken bir de üst geçit hakkında konuşmakta fayda var.

Üst geçidi niye yaptık çünkü Bağlar Mahallesinden Tren Garımıza ve oradan da Cumhuriyet Meydanına gitmek isteyen vatandaşlarımız maalesef rayların üzerinden ilerliyordu. Bu durum hayati riskler oluşturmakla birlikte vatandaşlarımızı yoran ve şehrimize yakışmayan bir görüntü arz etmekte idi. Bu yüzden belediye olarak Bağlar Mahallesini Tren Garına ve oradan İstasyon Caddesine bağlayan güzergâhta, tren garımızın olduğu bölüme üst geçit inşa ettik.  Yaşlılar, yürüyemeyenler ve merdivenleri çıkmakta zorlanan vatandaşlarımızı da düşündük ve üst geçidimize asansör de ilave ettik. Üst geçidimizde vatandaşlarımızın en fazla beğendiği konu çift taraflı asansör olmasıdır. Böylelikle vatandaşlarımıza üzeri muhafazalı bu üst geçidimizi rahatlıkla kullanabilecekleri bir hizmeti daha yerine getirmiş olduk Üst geçidi yaptığımız alan sit alanıydı. Bunun için öncelikle Antalya Anıtlar Kurulu’ndan izin aldık. Ayrıca, sit alanı olmasından dolayı buradaki tren istasyonumuzun şehir dışına taşınamıyor, bununla ilgili görüşme ve temaslara devam etmekteyiz. Üst geçidin yaklaşık maliyeti 650 bin TL’dir.

AYRINTI: Efendim, bir de refüj ve araç kavşakları çalışmalarınız oldu. Bunlar hakkında da okuyucularımızı aydınlatır mısınız?

AKKAYA: Elbette. Belediye olarak kavşaklarda da gerekli çalışmaları yaptık. Bunlardan en önemlisi; Vali Konağı ve şeker Fabrikası altından devam eden İbrahim Zeki Burdurlu Caddesi Höyükten itibaren devam ettirilerek, tren yoluna paralel olarak Hayvan Pazarı altından bir hemzemin geçitle Sanayi Kavşağına bağlanmasıdır. Bu yol güzergâhında olan Akdere Köprüsü, Sanayi Kavşağı paralelindeki yollar da kamulaştırıldı.  Bir diğer çalışmamız da Mahrukatçılar Sitesi önünden Kışla Mahallesindeki Diş Sağlığı Merkezine kadar yaptığımız toplama yoludur. Sanayi girişini yeniden dizayn ettik. Toplama yol, Sanayi Sitesi girişi ve şehir içi Çevre Yolunun kesiştiği noktada da yeni bir kavşak oluşturduk. Bu çalışmalarımızdaki kamulaştırmalar belediyemizce yapıldı. Toplama yol ve yeni kavşak ise belediyemiz adına Karayolları tarafından yapıldı. Bu kapsamda yaklaşık 2 milyon TL harcadık. 27 Mayıs Caddesi, Şirinevler, Boyacıoğlu caddesi, Milli Egemenlik Caddesi, Ulus Sokak, Hare Sokak, Bayer Sokak, Armağan İlci Bulvarı, binaları ön bahçeleriyle kamulaştırarak genişletildi. Eski Başhekim Lojmanı da bahçesiyle beraber kamulaştırıldı. Şimdiki Acil Servis önü de çift yol olarak düzenlendi. Şehrimizdeki mevcut kavşaklar yeniden yapıldı. Şeker, Höyük, Şeker Pınarı, Akdere, Hatip Hoca adıyla yeni kavşaklar ilave edildi. Peyzaj çalışmaları, havuz ve fıskiyeler yapılarak ışıklandırıldı. Refüjler de yeniden dizayn edildi.

AYRINTI: Sayın Başkanım, bir yerin kültürü ve orda yapılan kültürel faaliyetler bir yerleşim yerinin tanıtılmasında ve gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. Siz Burdur’da kültürün ve sosyal hayatın gelişmesi açısından ne gibi çalışmalar yaptınız?

AKKAYA : Bir şehrin en önemli unsuru kültürüdür. Ve şehirde kültürel etkinliklerin yapılması, sanatsal faaliyetler düzenlenmesi o şehrin marka olmasını sağlar.  Belediyemizin en önemli hizmetlerinden birisi de Kültür Merkezidir. Gençlerimize oldukça faydalı olacak bu merkezimizde, gençlerimiz kültür-sanat vb. birçok sosyal faaliyetle zamanları en iyi şekilde geçireceklerdir.  Fidan Pazarının ilerleyen kısımlarında inşa edilen Kültür Merkezimiz; 7500 metrekarelik kapalı alanı olan, içerisinde 1500 metrekarelik Gençlik Merkezi, 680 kişilik Tiyatro Salonu, 250 metrekarelik Döner Sahnesi, Orkestra Çukuru, Sanatçı Odaları, Hazırlık Odaları, Atölyeleri, Bilgisayar Odaları, 1500 metrekarelik fuayesi, Kafeteryası ve irili ufaklı salonlarıyla bitme aşamasına getirilmiştir. Buranın maliyeti 10 milyon TL dolayındadır.  Geçtiğimiz Yaz mevsiminde; bu merkezin ikinci aşaması için düzenlenen ihaleye girip kazanamayan firma temsilcilerinin itirazları nedeniyle 2 yıldır duran çalışmalar tekrardan başladı çünkü ilgili mahkeme bu itirazları haksız bulduğu kararını açıkladı. Dolayısıyla Kültür Merkezimizin inşaatında 2 yıllık bir gecikme yaşandı ancak bugün itibarıyla çalışmalar devam eder hale geldi. Kültür Merkezimize ek olarak BURKENT dolaylarında ikamet eden vatandaşlarımızın kültürel işlerini kolaylaştıran bir hizmetimizden daha bahsetmek isterim.

Şehir merkezinin biraz dışında bulunan Atatürk Mahallesinde yaptığımız bu salonumuzda düğün ve nişan organizasyonları rahatlıkla gerçekleştirilebilir. Bu salonumuzu yaklaşık 350 bin TL’ye mal ettik. Bahçesi de bulunan bu düğün salonumuz pek çok çiftin dünya evine girmesine tanıklık etti. Bu salonumuzun bahçesi ve bahçesinin de yan kısmında yeşil alanı mevcut. Yemekli düğünler, yemekli toplantılar için de geniş bir alanı var. Kapalı salonu da nikâh ve diğer işlemler için elverişli. Böylelikle Atatürk Mahallemizdeki bu düğün salonumuz BURKENT, Fevzi Çakmak Mahallesi, Çendik mevkilerinde ikamet eden vatandaşlarımız için bir avantaj sağladı. Yalnız evlilik ve düğün için değil her türlü toplantı için de elverişli olan bu salonumuzda aynı zamanda dinlenmek isteyenler için de uygun şartları sağladık.

BURDUR’DA SERGİ VE KONFERANS SALONU YOKTU

Burdur’da toplantıların yapılabileceği ve çeşitli sergilerin açılabileceği özellikte bir salon yoktu. Belediye olarak ilimizin bu ihtiyacını da tespit ettik ve Burdur’un ihtiyaç duyduğu ve birçok alanda yararlanacağı, bir konferans salonu yaptık. Bu salona yaklaşık 25 milyon TL harcadık. Belediye Konferans ve Sergi Salonumuzda çeşitli toplantılar yapılıyor. Ulusal ve uluslararası toplantılara ev sahipliği yapan bu salonumuzda aynı zamanda düğün ve nişan etkinlikleri yapılıyor.  İlahi konserler, satranç turnuvaları, protokol anlaşmaları, hizmet içi eğitimler, çeşitli sempozyumların yapıldığı salonumuzda dünya evine girenlerin de nikâhlarını kıyıyorum.  Bu salonumuz;  1200 kişilik konferans etkinliklerinde, 100 kişilik düğün etkinliklerinde, 400 kişilik yemekhanesiyle, otoparkı ve peyzaj alanlarıyla, çok amaçlı salonuyla hizmete açılmıştır.  Örnek verecek olursam; Ahmet Özhan’ın ilahi konseri, Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’nun konferansı, uluslararası satranç turnuvası ve satranç dünya şampiyonası, belediyeler birliği toplantıları, tarihi kentler birliği toplantısı, çeşitli sergiler, milli bayramların resepsiyonları, belediyeleri ve şehirlerin imarlarıyla ilgili çeşitli toplantılar, Akdeniz Belediyeler Birliği toplantısı, çeşitli sanat galerileri, depremle ilgili toplantılar, ilk ve orta öğretim öğrencilerinin toplantıları, resmi seçimler gibi faaliyetler bu salonumuzda yapıldı.

 

HALK PAZARLARI VATANDAŞLARIMIZI ÇAMURDAN VE SOĞUKTAN KORUDU

AYRINTI: Sayın Akkaya, Uzay çatılı halk pazarı ve diğer pazarlarımız olsun, bedesten olsun bölgeye örnek olan bir çalışma oldu. Bu konuda ayrıntı verebilir misiniz?

AKKAYA: 18 bin metrekarelik bir alana oturan ve de bölgemizin en büyük üstü kapalı pazarı olan bu halk pazarımızı tamamladık ve 2006 yılında hizmete açtık. Hem pazarcıların hem de pazara alışverişe gelen vatandaşlarımızın ayağını çamurdan kurtardık. Eski haliyle pazarımız ilimizin kent güzelliğine yakışmayan görüntü vermekte idi ama şimdi hem ilimize hem de bölgemize yakışan bir halk pazarını hizmete sunduk. Uzay Çatılı Halk Pazarımızın belediyemize maliyeti yaklaşık 3,5 milyon TL’dir.  Burada Pazartesi ve Salı günleri halk pazarı kuruluyor. Cumartesi günleri ise Araba Pazarı kurulurken, bu pazarların dışında çeşitli fuarlar, konserler ve diğer aktiviteler de yapılıyor. Örneğin; vatandaşlarımız burada Moğollar Müzik Grubu’nun, Tolga Çandar’ın, Murat Başaran’ın konserlerine katıldı. Bu yıl yine Uzay Çatılı Halk Pazarımızda Hayvancılık ve Süt Endüstrisi Fuarı düzenlendi. Normalde de bu pazarımızı belediyemize gelir getirmesi açısından, halk pazarlarının ve araba pazarının olmadığı günlerde paralı otoparka dönüştürdük.    

Uzay Çatılı Halk Pazarımız kadar, buranın çevresindeki dükkânlara da önem verdik. Belediye olarak yap- işlet- devret modeli ile 65 adet dükkân yaptık ve 1,5 milyon TL dolayında bir masrafta bulunduk.

Bizim Halk Pazarımızın en önemli unsurlarından birisi de zeytin ve peynir satılan bölümü; Gıda Pazarı idi. Önceden yarı açık olan bu pazarımızın üzerindeki tenteler dökülmüş, içerisindeki betonlar da parçalanmıştı. Pek de hijyenik olmayan bir ortamda zeytin ve peynir satışı yapılmakta idi. Bizim ilk hizmetlerimizden birisi de bu pazarın yeniden yapılması oldu. Gıda Pazarı diye adlandırılan bu yerin yaklaşık maliyeti 500 bin TL. Artık vatandaşlarımıza kapalı ve tamamen hijyenik ortamlarda bir Pazar sunduk. Bal, peynir, zeytin ve süt ürünleri almak isteyen vatandaşlarımızın daha konforla kullanabileceği bir Gıda Pazarı yaptık. Tek katlı olarak yaptığımız bu Gıda Pazarında şehrimizin dört bir yanından gelen zeytin ve peynir satıcıları, bal üreticileri, tereyağı ve yoğur üreticileri yerlerini aldı. Hem satıcılar için hem de alışveriş yapmak isteyen vatandaşlarımız için korunaklı olan bu Gıda Pazarımızda, Yazın güneş ışıkları sıcağından, Kışın soğuğundan ve Sonbaharda da yağmurdan korunma da sağlanıyor.

 Yaklaşık 250 bin TL harcayarak yeni Balık Pazarı yaptık. Açıktaki balık tezgâhları artık daha modernize ve kapalı ortamlarda yer aldı. Balık ve su ürünleri satıcıları da soğuk hava depoları bulunan bu balık Pazarındaki yerlerini aldı. Ayrıca Balık Pazarında balık yemek isteyen vatandaşlarımız için de uygun tipte yerler yapıldı. Balık Pazarımızda sıcağı sıcağına balık yemek de mümkündür.

Deprem evleri gerek Fen Lisesi’nin yapılması ile, gerek TOKİ Siteleri ile ve gerekse Yeni Garaj ile kentin cazibe merkezi mahallelerinden oldu. Bu mahallemizde cumartesi günleri kurulan pazarımız sokakları ve caddeleri işgal etmekte ve nahoş durumlar oluşmakta idi. Bundan dolayı yine belediye olarak yaklaşık 250 bin TL’lik bir maliyetle Deprem Evleri Halk Pazarı yaptık. Artık pazardan alışveriş yapacak vatandaşlarımız yağmurdan ve soğuktan korunarak ve de rahatlıkla dolaşarak bunu yerine getirebilmektedir.

 

HAYVAN PAZARI BÖLGEDE TEK

 Burdur için önemli geçim kaynaklarından birisi de hayvancılıktır. Bu yüzden Burdur’da en önemli pazar alanlarından birisi de Hayvan Pazarıdır. Türkiye’nin en güzel hayvan pazarlarından birisini yaptık, düzenledik.  Hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız için ilgi çekici duruma getirdik.   Bu pazara zaman zaman bakanlarımız da geldi, pazarı beğendiklerini söylediler. Zemini beton ve asfalt, üstü çatı ile kaplandı. 17.500 metrekarelik alanı kamulaştırılarak 120 bin metrekareye çıkarıldı. Söylediğim üzere pazar günleri kurulan Hayvan Pazarımız konumu itibarıyla da bölgemizin merkezindedir. Ülkemizin ve bölgemizin en çok korkulan hastalıklarından olan şap hastalığının izleri görüldüğü anda toplum sağlığı için karantina uygulaması başlar ve pazarımızı kapatırız. Hayvan Pazarımızda Belediyemizden bir temsilci, zabıta, veteriner hekim gibi resmi kişiler de çalışmaktadır. Ayrıca besiciler için dinlenebilecekleri, yemek yiyip, çay içebilecekleri alanlar da yapılmıştır. Üst kısmı kapalı ve korumalı olan bu pazarımızda padoklar bulunmaktadır. Pazara gelen hayvanların sağlığı için de gerekli önlemler alınmış, zemin betonla kaplanmıştır. Ayağa kalkan binalarımızdan birisi de bedestendir.

BEDESTEN, DÜN İLE YARIN ARASINDA BİR KÖPRÜDÜR

Çarşı, pazar anlamına gelen bedesten şehrimizin kültürel ve ticari güzelliklerinden birisi oldu, böyle bir çarşı Burdur’a değişik bir hava, değişik bir güzellik kattı. Bedesten dün ile yarın arasında bir köprü, yakın geçmişimizle geleceğimiz arasında bir aracıdır. Bedestenin içindeki dükkânlarımız da yavaş yavaş dolmaktadır. Burasının ilerde halkımız için bir cazibe merkezi olacağına inanıyorum.5600 metrekarelik bir alanı olan, 150 araç kapasiteli yeraltı otoparkı bulunan ve içerisinde çift katlı 25 adet dükkân olan bedestenin bize maliyeti yaklaşık 6 milyon TL’dir. Bedesten konusunda mimariden kaynaklanan sıkıntılar ilk günlerde yaşandı. Ancak ilerleyen günlerde esnaflarımız ve girişimciler buradan dükkân kiralayıp ticari hayatlarına başladı ve devam etti.  Bedestenin tamamlanmasının ardından encümenimiz huzurunda kira tespiti ve kiraya verilmesi işlemlerini de gerçekleştirdik.  Burası yakın tarihimizin mimarisini, günümüz mimarisiyle birleştiren bir çizgide yapıldı.  Bedestenin yanı sıra ayrıca buranın alt katına da geniş bir otopark yaptık. Bu otopark ile Aşağı Pazar diye tabir ettiğimiz alandaki tüm otopark sorununu çözmüş olacağız. Buradaki bodrum katta yer alan otoparkımızın yapımı henüz tam anlamıyla gerçekleşmedi. Anahtar teslim olarak aldığımız zaman otopark sorununu çok büyük oranda çözmüş olacağız. Bunların dışında bedestenimizin yan kısmında, yani otoparkın üst kısmında güzel bir alan yaptık.  Pazarda yorulan, alışveriş sonrasında dinlenmek isteyen vatandaşlarımız için çok faydalı bir yeri bir alanı da yapmış bulunmaktayız. Bedestenin yapılması, esnaflarımızın buraya taşınması, Bedesten içindeki kullanım alanları, salonlar, bodrumundaki otoparkı derken şehrimizin olduğu kadar Pazaryerinin de çehresini değiştiriyor, güzelleştiriyoruz.  Gerek depreme dayanıklılık ve gerekse konforuyla halkımıza bu hizmeti vermenin de gururunu taşıyoruz. Bildiğiniz üzere Bedestenin 8 Nisan 2012 tarihinde temeli atılmıştı, şu anda ise halkımızın hizmetindedir.

 

ÇEŞMELERDEN SERT SU AKMIYOR; SENİR SUYU KULLANMAYA BAŞLADIK

AYRINTI: Sayın Akkaya, Senir içme suyu projeniz oldu ve Burdur daha temiz bir içme suyuna kavuştu. Bu çalışma hakkında bize bilgi verir misiniz?

AKKAYA: Bir şehirde en önemli konu içme suyudur.  Belediyemizin en fazla memnuniyet alan çalışmalarından birisi de Senir İçme suyu çalışması oldu. Zor ve zahmetli bir çalışmanın ardından, içme suyu şebekesini tamamlayarak hizmete soktuk. Burdur’umuz artık daha temiz, daha lezzetli, daha yumuşak bir suya kavuştu.  Senir İçme Suyu projesi benim ilk dönemimde %25 gerçekleşme oranındaydı. Biz bunu %100’e tamamladık. Yaklaşık maliyeti 7 milyon TL’dir. Malum, Taşkapı Mevkiinden yani İnsuyu Havzasından gelen içme suyumuz sertleşmiş ve kireç miktarında elde olmayan nedenlerden dolayı artış olmuştu. Nitekim belediye başkanı seçildiğim gün Senir Suyu Şebeke çalışmasında belirli bir ilerleme olmuş, ancak tamamlanmamıştı. Senir şebekesi konusunda Burdur Gölünden, göl üzerinden geçirilen büyük içme suyu borularında gölden kaynaklanan nedenlerle arızalar, bağlantı hataları yaşanmıştı. Bu hatalar nedeniyle de zaman zaman o boruların içerisine göl suyu karışmıştı. Ancak kent güzelliği kadar toplum sağlığına da önem veren belediyemiz, bu konuda hiç kimsenin mağdur olmasına ve herhangi bir hastalık durumuna mahal vermeden ivedilikle bu sorunları çözümledi. Sonuçta az önce de kısaca bahsettiğim üzere senir İçme Suyu Şebekesi çalışmalarımız tamamlandı ve musluklardan daha yumuşak içilebilme oranı daha yüksek su akmaya başladı. Bu noktada içme suyuyla ilgili bir açıklama daha yapmak isterim: Belediye olarak Burdur halkına kesintisiz içme suyu sağlamak ve su kaynaklarını daha akılcı kullanıp su zayiatını en aza indirmek ve de şebeke basıncını 4 Bar civarında tutmak suretiyle şebekenin ekonomik ömrünü uzatmaktayız.  Bu amaçla Burdur Belediyesi Su İşleri Müdürlüğü olarak su kontrol sistemini ( SCADA ) kurmak için fizibilite çalışmaları yaptık, bununla ilgili de finansal destek aradık.

YOL MEDENİYETİ GÖSTERİR

AYRINTI: Başkanım, yol ve asfaltlama çalışmalarınız hakkında bize bilgi verir misiniz?

AKKAYA: 2012 yılı içerisinde doğalgaz ve TEDAŞ çalışmaları tamamlanan yollara yaklaşık olarak 100 kilometre sıcak asfalt dökümünü yaptık. Yollarımızı daha iyi hale getirerek vatandaşlarımızı şehir içi yolculukta rahata kavuşturduk. Asfaltlama konusu bugün yalnızca Burdur’da, kent merkezinde değil, tüm illerde, ilçelerde, köylerde geçerli bir konudur. Bu konuda, çok defa şikâyetler var. Teknolojik gelişmeleri bizler de belediye eliyle halkımıza sunuyoruz. Ve en önemlisi hiçbir vatandaşımızın, şehir içindeki yolları kullanan hiçbir şoförümüzün ve aracının zarar görmemesi, mağdur olmamasıdır.  Bir de asfaltlama işi yola tuz serpmek kadar kolay ve aşamasız bir iş değildir. Bu sebeple elzem önemi olan yerlere asfaltlamada öncelik tanıyoruz. Yeri geldiği zaman da İstanbul’dan belirli süreliğine getirdiğimiz ve tek hamlede asfaltlama işini bitiren büyük makineleri kullanıyoruz. Sonuçta yol medeniyettir ve bizler de bunun son derece farkındayız. Bu açıdan ister kullanılmakta olan yollarda ve isterse alternatif yollarda üzerimize düşen görevi yapıyoruz. Tabi zahmet çekmeden hizmet olmaz, zahmetsiz güzellik olmaz. Bu açıdan bana gelen şikâyetlerden dolayı vatandaşlarımızın biraz sabırlı olmalarını temenni ediyorum. Bizim kent merkezinde bilerek ve isteyerek kayıracağımız mahalle, sokak, yol, bina, meydan, alan olamaz. Belediye ekipleri olarak, yetebildiğimiz ölçülerde ilimizin belediye açısından ihtiyaçlarını karşılamakta, sorunlarını çözmekteyiz.

 

ASFALT PLENTİ BELEDİYEMİZE TASARRUFLAR SAĞLAYACAK

Akyaka Köyünde bulunan bu tesis saatte 40 ton asfalt üretmekte idi. Ve de gidiş- geliş 40 kilometre mesafede bulunuyordu. Taş Ocağımızın bulunduğu Sultan Deresine yaklaşık olarak 40 bin metrekarelik bir alanı kamulaştırdık. Bu alana da saatte 160 ton kapasiteli yepyeni bir asfalt tesisi, saatte 250 ton kapasiteli agrega tesisi, saatte 40 ton kapasiteli beton santrali kuruldu. Bu tesisin belediyemize maliyeti 5 milyon TL dolayındadır. Bundan sonra kendi ürettiğimiz asfaltlar daha kısa sürede hazır edilip, daha kısa sürede kullanılıp, yollarımıza konulacaktır. Bu plentimiz şehrimizin önemli bir ihtiyacını karşılamıştır. Tesisimizin tam kapasite çalışmaya başlamasıyla daha hızlı ve daha seri bir şekilde asfaltlama çalışmasını sürdüreceğiz.  Bu hızda plentimiz de kendini amorti edecektir.  Plentimizin yanı sıra beton santralimiz saatte 90 ton üretim kapasitesine sahip olacak. Çalışmalar nihayetlendiğinde, fen işleri hizmet binası da o sahada yer alacak. Böylece taş ocağı, kompresör, taş kırma, kırma eleme, çelincır, asfalt plenti, beton santrali gibi üniteler bir arada birbiriyle koordineli bir şekilde çalışacak ve bu sayede de Burdur Belediyesi elektrikten, yakıttan, zamandan ve benzinden büyük tasarruflar sağlayacaktır.

AYRINTI: Sayın Akkaya, özellikle son haftalarda Burdur gündeminin en başında yer alan kentsel dönüşüm konusu var. Kentsel dönüşüm konusu ile birlikte TOKİ 3. Etap çalışmalarından bahsediliyor. Bunlardaki son durum nedir?

AKKAYA: TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) ile anlaşma yaparak, 800 konut inşaatı gerçekleşti. 115 konut belediyemize verildi. 208 konut da yapılması sağlandı. Bundan da 24 konut belediyemize verildi. 3. Etap TOKİ çalışmaları da devam ediyor. Belediyemiz ile Hazine arasında yeni adliye binası yapılacak arazinin tapu takasını yaptık ve 12 bin 367 metrekarelik arsası adliye yapımı için Hazine’ye devrettik,  Deprem evlerinde bulunan ve Memur evleri olarak bildiğimiz bölgede TOKI konutları yapılmak üzere de belediyemize devredildi.  Deprem evleri mevkiindeki TOKİ konutlarında bildiğiniz gibi bir ilköğretim okulu, bir cami de bulunuyor.  Son zamanlarda da kentsel dönüşüm konusunda vatandaşlarımızın akıllarında soru işaretleri oluştu. Özellikle Bozkurt Mahallesindeki toplu konutlara komşu olan yerlerdeki kentsel dönüşüm hakkında kararsızlıklar oluştu. Kimse merak etmesin; Belediye vatandaşını kandırmaz. Belediye vatandaşın üzerinden para kazanma gibi bir davanın peşine düşmez. Bana inanın ve bana güvenin.  Kentsel dönüşüm alanı olarak ilk etapta 250 konutluk bir projeye başlayacağız. Bu bölgedeki mülk sahipleri ile anlaşıp, 2. Ve 3. Etap TOKİ konutları yapılacak. Kentsel dönüşümden de kısaca bahsedeyim: Bu konuda Haziran ayı içerisinde, depremsellikle ilgili olarak, ‘Riskli alanlar’ Kanunu çıktı. Bilindiğiniz gibi, Burdur deprem riski taşıyan bir il. Kent merkezimizde kırılmış-dökülmüş eski ve nahoş görüntüsü olan birçok mahallelerimiz var. Bu mahallelerimizde kentsel dönüşümün yapılması ve insanların daha iyi şartlarda yaşaması gerekir. Bizim de Belediye olarak bir çalışmamız var idi. Bu kentsel dönüşümü, 1971 depreminden sonra yapılan Deprem Evleri’nden başlatmak istedik ve başlattık. Memur Evleri’ni aldık ve diğer alanlar üzerindeki çalışmalarda da ilerleme kaydettik.  Sinan, Tepe ve Karasenir Mahalleleri de Bakanlar Kurulu Kararı ile riskli alan ilan edilerek, Kentsel Dönüşüm kapsamına alındı. Neticede, Bakanlar Kurulu kararı gelince, Bakanlığa başvurduk ve Kentsel Dönüşüm işini Belediye olarak üstlendik. Bu arada, “Burası riskli alan, iki ay içerisinde boşaltılacak…” gibi ve benzeri sözlerle, çeşitli kişiler, çeşitli yerlerde gerekli-gereksiz açıklamalarda bulundu. Dolayısıyla, vatandaşımızın kafası karıştı.  Oysa en az iki yıl sürecek bu konuda, hangi açıklamanın ve hangi işin, ne zaman ve kimler tarafından yapılacağı istişare ile götürülse idi kafa karışıklığı doğmazdı. Öncelikle bir yerin tespiti ile mesela; Tepe Mahallesi’nin çevre yoluna bakan kırık-dökük, toprak dam evlerinin bulunduğu kısımları ele alınarak başlanabilirdi. Hem yıllardır, yakındığımız köy görüntüsünden kurtulmuş, güzel ve modern bir manzaraya kavuşmuş ve hem de güzel bir örnek oluşmasıyla, insanların ilgisi ve desteği doğal olarak kazanılmış olurdu. Şimdi Belediye’ye verilen yetki şu şekilde: Mülk sahipleriyle anlaşma yapmak. Bu yerinde ve bir masada mülk sahipleriyle oturulup, görüşülerek yapmak. Mülklerin değer tespiti yapılacak. Ev, müştemilat ne durumda olursa olsun; bahçe ve ağaçlarına kadar değerlendirilecek. Hem de Belediye rayici değil; piyasa değeri üzerinden değer tespiti yapılacak. Bundan sonra yapılacak anlaşma sonucunda ise; yeni evler yapılıncaya kadar kiraları ödenerek, evler boşaltılacak.  Ardından yeni imar planı yapılmasında, o yerlerin projelendirilmesinde her türlü işlemi yapmak üzere, Burdur Belediyesi yetkili kılınmıştır. Bu işlemler için de bir avans olarak 750 bin lira tahsis edilmiştir. Belediyemizin bir danışman firması var. Bu firma ile anlaşma yapıyoruz; önümüzdeki haftalarda bu üç mahalleye bürolar kuracak. Mahallede oturan insanlarla bire bir, konuşacak, anlaşma cihetine gidecek ve ne olması gerektiğini ortaya çıkaracak. İnşaatları illa Belediye veya TOKİ yapacak diye bir kural yok. Vatandaş isterse kendisi de yapabilecek. Kendisi yapacak olursa; projesini belediye verecek, inşaat harcı alınmayacak ve hatta kat fazlası olursa, vatandaş kendisi satabilecek. Kendisi bir müteahhide vermek isterse verebilecek ve devlet kredi de verecek. Durum bu kadar açık ve ortadadır.

AYRINTI: Sayın Başkan, yıllarca göz ardı edilen dere ıslahları konusunda sizden bilgi alabilir miyiz?

AKKAYA: Derelerin ıslahı hiç görünmeyen bir yatırımdır. Şehrimizin içinde bulunan 18 adet şehir içi deresi belediyemizin adına DSİ tarafından ıslah edildi. Bu yaklaşık 20 milyon TL’ye mal oldu. Burdur Çayı da ıslah edildi. Tabanı betonlaştırıldı. Çay kenarına ve alanına kaldırım ve korkuluklar yapılarak, ışıklandırma sistemi uygulamaya konuldu. Ve ilimizdeki tüm köprüler birkaç misli genişletildi. İlaveten 4 adet 2 milyon TL’lik harcama ile yapıldı. Bu konuda DSİ Başkanlığımızın bir güncellemesi oldu. Devlet Su İşleri Başkanlığının yayınladığı ‘Dere Yatakları ve Taşkınlar Hakkındaki’ son genelge ile köprülerin altındaki beton perdelerin olmaması gerektiği belirtiliyor. Bizler de bu beton perdeleri ve köprü altlarındaki beton büzleri kaldırıyoruz. Bu büzler ve perdelerin kaldırılmasıyla su geçişlerinde rahatlamalar olacak. Burdur Çayındaki bizden önceki bu bazı yanlış uygulamalar yüzünden hem zaman hem de para kaybediyoruz.  Çünkü vatandaşlarımızın son günlerde dillendirdiği bir atasözünü hatırlatmak isterim; doğa, verdiğini bir gün olur geri alır. Doğa geri almadan biz tedbirimizi almak durumundayız. Bu tedbirlerden birisi de çöplerin bertaraf edilmesi ve geri dönüşümün ekonomiye katılmasıdır.

ÇÖPLERİN BERTARAFI VE DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKİR

AYRINTI: Sayın Akkaya, katı atık depolama tesisi hakkında bilgi verir misiniz?

AKKAYA:  Katı Atık Depolama Tesisimiz ve Geri Dönüşüm Tesisimizin %80’i tamamlandı. Finansını Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız yaparken, maliyeti de 4 milyon TL tuttu.  30 Belediye’nin katı atıklarının bertaraf edileceği bu tesis Büğdüz yolu üzerinde 18 hektarlık bir arazide inşa ediliyor. Katı atıkların düzensiz depolama yapılması önemli olumsuzluklar ortaya çıkararır. Hayata geçireceğimiz Katı atık bertaraf sistemi, evsel atık ve evsel nitelikli katı atıklar ile tıbbi atıkların katı atık mevzuatına uyumlu olarak ayrı toplanması, taşınması, geri kazanılması, düzenli depolanması, sızıntı sularının ve depo gazlarının bertarafı ve de bileşenlerini kapsayan bir projedir. Son yönetmeliğe göre katı atıklar; üreticisi tarafından atılmak istenen ve toplumun huzuru ile özellikle çevrenin korunması bakımından düzenli bir şekilde bertaraf edilmesi gereken katı maddeler ve arıtma çamurları olarak tarif edilmektedir. Ayrıca; buzdolabı, çamaşır makinesi ve koltuk gibi evsel nitelikli eşyalardan oluşan ve kullanılmayacak durumda olan çoğunlukla iri hacimli atıklar ile konutlardan atılan ve tehlikeli ve zararlı atık kavramına girmeyen park, bahçe ve piknik alanları gibi yerlerden gelen katı atıklar da bu tanım kapsamına girmektedir. Evsel katı atıkların % 68’ini organik atıklar, kalan kısmını ise kâğıt, karton, tekstil, plastik, deri, metal, ağaç, cam ve kül gibi maddeler oluşturmakta.  Ülkemizde ve Dünyada katı atık yönetiminin üç temel ilkesi vardır. Bunlar atık üretiminin azaltılması, atıkların geri kazanılması ve geri dönüşümü ve de atıkların çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesidir. Çünkü katı atıkların düzensiz depolama yapılması, önemli olumsuzluklar ortaya çıkarıyor. Bildiğiniz üzere bu tesisin tamamlanması, ömrünün sona ermesinin ardından da üzeri örtülüp, orman, park, mesire alanı gibi yerlere dönüştürülebilecek.

YEMYEŞİL PARKLAR VE DİNLENME ALANLARI OLUŞTURDUK

AYRINTI: Bugün, parkı olmayan mahallemiz yok. Parklar konusunda sizden değerlendirme alabilir miyiz?

AKKAYA: Evet, parklarımıza çok önem veriyoruz. 2004 yılında 14 adet olan park sayımız 80 adete çıkarıldı. İlimizi daha şık daha sosyal hale getirdik. Bu parklarla, halkımızın iyi vakit geçirmesine katkıda bulunduk. Parklarımızın çoğuna oyun grupları ve vatandaşlarımızın spor- jimnastik yapabileceği araç ve gereçler koyduk. Parklar konusunda dikkat çekmek istediğim bir husus var. Bazı parklarımızın çimlerinin üzerine halı ve kilim serilmek suretiyle piknik yapan vatandaşlarımız oluyor. Çimlerin üzerine serilen kilim, halı ve benzeri örtüler o çimlerin deforme olmasına, kurumasına etki ediyor. Özellikle yeni açılan parklarımızda kötü görüntüler oluşuyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğünde çalışan ekiplerimiz elbette mesai mefhumu gözetmeden çalışmalarını sürdürüyor, hatta gece saat 12 ve saat 1.00’a kadar çalışıyorlar. Parkların bakımları ve kullanılması için bazen eğitim gerekiyor. Bu eğitimlerin dışında her parka birer bekçi koyma şansımız bulunmuyor. Parklarımızdaki çimlerin üzerine basılmaması ve üzerlerinde piknik yapılmaması gerekiyor çünkü; çimler emekle ve zamanla büyüyor.  Belediyemizce yetiştirilen birbirinden güzel çiçekleri ve fidanları parklarımıza dikiyorlar. Mevsime göre yapılan bu dikimler şehrimizin daha güzel parklarının oluşmasını ve vatandaşlarımızın da parklarımıza daha rahat gidebilmelerini sağlıyor. Şimdi isterseniz en son hizmete sunduğumuz parklar hakkında kısaca bilgiler aktarayım. 

İstasyon Parkımızı, Devlet Demir Yollarından 250 bin TL’ye alınarak kamulaştırıldı ve halkımızın hizmetine açıldı.

Güzelleştirme Parkı, Güzelleştirme Caddesindeki 15 bin metrekarelik ağaçlık alanda peyzaj çalışmalarıyla birlikte yapıldı. Aynı adla hizmete açtığımız bu parkımızda oturma grupları, yürüyüş yolları, çimen ve çiçekler ile havuz ve ışıklandırma sistemi de yaptık. 

Şehit Kalmaz Parkı adeta yeniden doğdu.  Tren Gar’ımızdan Yetiştirme Yurduna kadar uzanan bu yeşil alan önceleri kent güzelliğine gölge düşürmekte idi. Burdur Belediyesi olarak bugün için Şehit Kalmaz Parkında 20 bin metrekarelik alanda peyzaj çalışmalarımız devam ediyor.  Tamamlandığında halkımızın ve gençlerimizin rahatlıkla kullanabileceği hoş bir alan olacak. Gerek bol oksijenli hava teneffüs etmek isteyenler, gerekse stres atmak isteyenler bu parkımızdan da istifade edebilecekler. Bu alan önceleri kullanılmıyor idi. Etrafı tel örgülerle çevrili ve içerisinde de her türlü çöp bulunan adeta atıl durumunda bir yerdi. Biz gerek yeşillendirme, gerek peyzaj ve gerekse güzelleştirme çalışmalarımızla bu alanı da halkımızın hizmetine sunduk.

ŞEKER MEYDANI HALKIMIZIN MEYDANIDIR

AYRINTI: Kent merkezinde önemli geçiş güzergâhı üzerinde bulunan Şeker Fabrikasının ön kısmı var. Burada genişletilen bir alan ve fabrika boyunca uzanan refüj çalışması oldu. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

AKKAYA: Şeker Meydanı halkımızın meydanıdır. Bu meydanla birlikte trafik ışıklarıyla araçların kontrollü geçişler yapacağı ve refüjler ile rahat seyirler yapacağı araç ve yaya trafiği oluşturduk. Şeker Fabrikasından kamulaştırdığımız 16 bin metrekarelik bu alanı çeşitli etkinlikler, konser, anma gibi çeşitli aktivitelerin yapılabileceği bir meydan olarak düzenledik. İlaveten bu meydanı Gülyağı Fabrikasına gelişli gidişli ana cadde ile bağlandı. Şeker Meydanı ile hem ilimize bir meydan daha kazandırdık hem de Burdur’un sosyokültürel alanlarını genişlettik. Ayrıca bu meydanımıza Burdur’u tanıtan ve Burdur’a yakışan bir anıt yapıldı. Meydan düzenlemesi için yaklaşık 250 bin TL harcadık.  Bu meydanda çocuk şenlikleri, konserler, Altın Portakal kapsamında sanatçıların yürüyüşleri, çeşitli kutlamalar, çeşitli etkinlikler ve açık sergiler gibi faaliyetler yapılıyor. Bizler de halkımızın rahatlıkla kullanabileceği geniş meydanlar ve verimli alanlar oluşturarak, ilimizin kabuğunu kırmasını ve kentsel güzelliğe ulaşmasını sağlıyoruz. Makamlar elbette geçicidir önemli olan iz bırakmak ve hoş bir seda bırakabilmektir.

AYRINTI: Cumhuriyet Meydanındaki belediye binasının önünde zaman zaman iş makineleri görüyoruz ve bunların üzerinde ‘Burdur’umuza, halkımıza hayırlı olsun’ yazıları var. İş makineleri, otomasyon sistemleri ve ayrıca imar planı konularında sizden detay alabilir miyiz?

AKKAYA: Hızla büyüyen ve gelişen Burdur için belediyemizin ekipmanları ve parkının da büyük olması gerekir. Şehrimizdeki herhangi bir soruna anında ve etkili olarak çözüm bulabilmek için makine parkımızı büyüttük. Belediye olarak Fen İşleri Müdürlüğümüzün ekipmanlarını takviye ettik. Bu kapsamda 1 adet ekskavatör, 1 adet büyük yükleyici kepçe, 1 adet kırıcı makine, 6 adet JBC yükleyici, 2 adet silindir, 1 adet greyder, 1 adet asfalt finiseri, 2 adet 50 NC kamyon, 4 adet kamyon, 3 adet arozöz, 2 adet tanker, 4 adet hizmet aracı aldık. Bu araçların maliyeti 4,5 milyon TL dolayındadır.

Akıllı Kent Otomasyonunu; bugün büyükşehirlerde uygulanan bu sistemi bizler Burdur’umuza getirdik.  Akıllı Kent Otomasyon Sistemi (AKOS); gerçekleştirdiğimiz teknoloji atağıyla bilişim tekniklerinin en üst düzeyde kullanıldığı insan odaklı bir yapı oluşturduğumuzun da bir göstergesidir. Bu sistem ile, Burdur merkezin tamamında saha ve envanter çalışması ve sosyal doku analizleri yapılıyor. Yine bu sistem ile belediyemizin bütün arşivleri dijital ortama taşınarak her türlü bilgiye en kısa sürede ulaşılıyor.  Bunun maliyeti yaklaşık 1,5 milyon TL’dir.

Belediye olarak yaptığımız en büyük işlerimizden birisi de imar planı idi. Bu konuda çok eleştiriler aldık, çok şikâyetler ve itirazlar yaşandı. Sonuçta Burdur Belediyesi olarak 1/1000 ve 1/5000’lik revizyon imar ve nazım imar planını yaptık. Bu imar planımızla Burdur’umuz yenilenmiş olacak ve daha şık ve çağdaş bir kent haline gelecektir.

AYRINTI: Gerek Burdur Gölü’nün kirlenmesi ve gerekse gölden şehre doğru kokular yayılması konularında vatandaşlardan şikâyetler oluyor. Arıtma Tesisinin tam anlamıyla çalışmadığı rivayet ediliyor. Arıtma tesisimiz çalışıyor mu?

AKKAYA: Çok güzel bir konuya değindiniz. Gerçekleşme oranı %25 seviyesinde iken devraldığımız Arıtma Tesisi tamamlanarak, hizmete açıldı. Bun tesise 16 milyon TL dolayında harcama yaptık. Temeli 2000li yılların başında atılan Atık Su Arıtma Tesisini hizmete açtık. Bu tesisimizle Burdur Gölü’nün kirliliğinin azalmasına ve gölün temizlenmesine katkı koymuş bulunuyoruz. Konuya ilişkin tesisin Kentsel Atık Su Arıtma Yönetmeliğine uygun hale getirilmesi için toplantı da düzenledik. Tesisimiz 2010 yılında hizmete açıldı. Ve arıtılan suların aldığımız rapora göre Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğindeki sınır değerlerin çok altında olduğu tespit edildi. Bu tespit de bizi sevindirdi. Mevcut tesisimizle sağladığımız başarımız da göz önündedir. Ancak kendimizi değişen dünyaya uyarlamamız gerekmektedir. Malum olduğu üzere 2016 yılı Temmuz ayında yeni sisteme geçmemiz gerekli. Bizler Burdur Belediyesi olarak hiçbir emekten ve de hiçbir masraftan kaçmıyoruz. Arıtma Tesisimiz 3 yıl kadar önce hizmete girdiğinde bir koku vardı. Rüzgâr şehre doğru estiğinde bu koku bütün şehri etkisi altına alıyordu. İller Bankası öncülüğünde geniş tabanlı bir çalışma yapıldı. Tesis girişinde her gün 2,5 kilogram toz ve 5 kilogram sıvı olarak kötü kokuyu nötralize edecek bakteri uygulanıyor. Bu sayede sadece arıtma tesisi çevresinde bu kokuyu alıyoruz. Şehri merkezine yaklaştıkça ise bu koku kayboluyor. Bu konuda Şeker Fabrikamızın da çökertme havuzu vardır. Orada muazzam bir koku oluşmaktadır. Halkımız da bunu tam olarak bilmediği için ‘Koku, arıtma tesisinde geliyor.’ diyor. Tesisimizden kesinlikle bu koku yayılmıyor.

AYRINTI: Gördüğümüz kadarıyla Yukarı Pazarda en fazla önem verdiğiniz yerlerden birisi de şehir kulübü idi. Burası tamamlandı mı ve Yukarı Pazar mevkiindeki çalışmalarınız nasıl ilerledi? Ayrıca tarihi yapılardaki çalışmalarınız hangi aşamadadır?

AKKAYA: Burdur’un yakın tarihte adından sıkça söz ettiren buluşma yerlerinden birisi de Şehir Kulübü idi. O dönemlerde şehrimizin önde gelenleri bu kulüpte toplanır, çeşitli görüş alışverişlerinde bulunurdu. Biz Burdur Belediyesi olarak atıl durumda bulunan Eski Şehir Kulübümüze de önem verdik.  Vakıflar Genel Müdürlüğümüzden burayı 49 yıllığına kiraladık. Çeşmedamı Mahallemizde bulunan Eski Şehir Kulübünün restorasyonu ve yaklaşık maliyeti 250 bin TL.

Yukarı Pazar olarak tanımladığınız yani Uzun Çarşı’daki restorasyon çalışmalarımız bildiğiniz üzere Uzun Çarşı’da hummalı bir restorasyon çalışması yaptık. Bu çalışmamız esnasında esnaflarımızın rahatsızlığı asgari düzeyde oldu, esnaflarımızı sıkıntıya sokmadık. Buradaki amaç tarihi ve kültürel varlıklarımıza sahip çıkmak idi. Tarih ve kültür değerlerine sahip olan yapıları da aslına uygun hale getirdik. Bu kapsamda; Ulu Camii civarını, Birinci ve İkinci Yağ Pazarı Sokaklarını, Ot Pazarı Caddesini ve Uzun Çarşıdaki hemen her yeri restorasyon ve sokak sağlıklaştırmaları yapıldı. Bu çalışmaların maliyeti yaklaşık 3 milyon TL civarındadır.

PİRİBAŞLAR EVİ MEVKİSİNİ KÜLLİYE YAPTIK

 Harabe halinde olan ve Oluklar Altı mevkiinde bulunan Piribaşlar Evi ve çevresindeki evler kamulaştırılarak, restorasyonları yapıldı. Bu sahada belediye olarak sokak sağlıklaştırmaları da yaptık. Artık çeşitli toplantıların ve sosyal etkinliklerin yapılabileceği bir hizmeti daha halkımıza sunmanın gurunu yaşıyoruz. Burada Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un eserlerini de unutmayıp, sergiliyoruz. Zemin kattaki salonda Akif’in çeşitli şiir ve fotoğrafları var. Yine zemin katta alaca dokuma tezgahı ve ilimizin yakın tarihinde kullanılan çeşitli araç ve gereçler de sergileniyor. İsteyen her vatandaşımız Piribaşlar Evini ziyaret edebilir. 750 bin TL’lik yaklaşık masrafla yaptığımız bu çalışmamızın sonucunda vatandaşlara güzel bir kültür hizmeti daha sunmuş oluyoruz. Piribaşlar evi iki katlı olup, taş temel üzeri kerpiç ve bağdadi, kırma çatılı ve alaturka kiremit ile örtülüdür. Bazı kısımlar da depo olarak kullanılmaktadır. Binaya kemerli büyük iki kanatlı kapıdan girilir. Girişte antreye ulaşılır. Antrenin sağında bir oda ve alt kat depolarına açılan kapılar vardır. İkinci kata ahşap bir merdivenle çıkılır bu katta salon ve salona açılan odalar yer alır. İkinci kat cumbalıdır. Kültür Bakanlığı tarafından tescil edilmiştir. Burdur, kütüphanelerin, aydın insanların, münevverlerin olduğu bir kenttir. Tarihimize sahip çıkıyoruz. Piribaşlar Evinin bulunduğu sokağı trafiğe kapatıp, bu sokağı mermerle donatmayı da düşünüyoruz.  Burasını bir külliye görünümüne bürüyeceğiz. Yani Kocabali Hamamı, Mehmet Derviş Paşa Kütüphanesi, karşısında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tamir edilen Şeyh Sinan Camii, Oluklaraltı mevkiindeki Piribaşlar Evi ve hemen yanındaki Mısırlılar Evi ile o bölge bir külliye görünümüne bürünecek.

DERVİŞ MEHMET PAŞA KÜTÜPHANESİ OKUMAYA VERDİĞİMİZ DEĞERİ GÖSTERİYOR

Tarihimize sahip çıkmakla, yakın tarihten günümüze kadar gelebilmiş eserleri geleceğe taşıma gayesini gütmekteyiz. Bu amaçlarımızdan birisi de Piribaşlar Evi’nin hemen karşısında bulunan Derviş Mehmet Paşa Kütüphanesi idi. 250 yıllık bir geçmişi bulunan bu yer, zamanın dervişlerinden Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Biz de şahıs mülkiyetinde olan bu eseri kamulaştırdık ve restorasyonuna başladık. Yaklaşık maliyeti 550 bin TL’dir. Derviş Mehmet paşa Kütüphanemizin yanı sıra tarihi çeşmeler ve yapılardaki çalışmalarımız da oldu.

Tarihi eserlerimiz ve binalarımızın yanı sıra aynı dokuya sahip çeşmelerimiz de bulunmaktadır. Burdur Belediyesi olarak 10 adet tarihi çeşmeyi restore edip, halkımızın ziyaretine açtık. Hıdırellez, Çatalpınar ve benzeri çeşmelerimizi onararak ilimizin tarihi güzelliklerini koruyoruz. Hıdırellez çeşmesi 700 yaşında. Belediye olarak Fidan Pazarımızdan Fen İşleri Müdürlüğü altına kadar olan yaklaşık 20 bin metrekarelik alanı kamulaştırmış bulunmaktayız. Kamulaştırmamızı tamamladık ve bu alanda yer alan, 700 yıllık tarihi bulunan Hıdırellez Çeşmesini de (Hıdırellez Pınarı) gün yüzüne çıkardık. İsteyen her vatandaşımız, bu tarihi çeşmemizi rahatlıkla ziyaret edebilir.

             Tarihi Ali Bey Değirmeni de bunlardan biri. 150 yıl öncesinden günümüze kadar ulaşmış. Bir zamanlar Burdur’da değirmenler revaçta idi. O dönemlerden günümüze kadar ulaşabilen değirmenlerimizden birisi de Tarihi Ali Bey Değirmenimizdir. 150 yıldan fazla geçmişi olan bu değirmenimizin 14 bin metrekarelik alanıyla birlikte kamulaştırmasını yapmış durumdayız.

Dört Ayaklı Türbe ve çevresi de vatandaşlarımızın memnuniyetini kazanan çalışmalarımızdan oldu. Burdur’un ilk yerleşim alanları yanında bulunan bu tarihi mekanımızın da restorasyon ve diğer çalışmalarını tamamlayarak, halkımızın hizmetine sunduk. Şimdiki Fen İşleri Müdürlüğümüzün alt tarafında bulunan Dört Ayaklı Türbede, hem güzelleştirme çalışmalarını tamamladık ve hem de türbenin önünden ve arkasından geçen karayollarındaki genişleme ve düzenlemem çalışmalarını tamamladık. Artık, isteyen herkesin rahatlıkla gidip ziyaret edebileceği, bahçesindeki çiçekler ve yeşilliklerle kaplı banklarda dinlenebileceği güzel bir eseri daha kazandırmanın gururunu taşıyoruz.

YENİ MEZARLIK 150 YILLIK İHTİYACI KARŞILAYACAK

 Mevcut Şehir Mezarlığımız tamamen dolmak üzere. Bu alanda yeterli mezar yeri kalmayınca Benzin İstasyonuna ve de tren yoluna olan cephelerinde genişletme çalışması yapıldı. Yeni mezarlık alanımız, Sultan Deresi Mezarlık alanımız da kademeli olarak hazırlandı. Etrafı duvarlarla çevrildi. Aile mezarları yapıldı. Sıra mezarlar bölümü ayrıldı. Yollarına parke döşendi. Camisi, gasilhanesi, taziye odaları ve avlusu da çok yakında hizmete açılacak. Sultan Deresi Mezarlığının belediyemize maliyeti 2 milyon TL. Bu mezarlığımız ilimizin 150 yıllık ihtiyacını karşılayacak.

 

SERENLER OTELDE DEPREME GÜÇLENDİRME ÇALIŞMASI YAPILDI

Şirketimize ait Serenler Otel tadilattan geçirilerek, modern bir görünüme kavuşturuldu. Uydu ve internet bağlantısının olduğu ve 24 Oda ile hizmet veren Serenler Otel yeni yüzü ile 4 yıldızlı otelleri aratmayan bir konfora sahip olmuştur. Otelimizi baştan aşağı yeniledik. Bütün odalara klima takıldı, TV’ler yenilendi. Yatak grupları yenilendi.  Burdur’a gelen misafirlerimize daha kaliteli hizmet sunmak için her şeyin en iyisini yaptık. Otel kentteki kaliteli otel ihtiyacına cevap verecek şekilde düzenlendi. Restoran kısmını genişleterek masa ve sandalyeleri yeniledik, toplantı odası yeniden dizayn edildi. Dış cephe tümüyle elden geçirildi. Oda kapılarında kartlı sisteme geçildi. Otelimiz kentimizdeki en nezih otellerimizden birisi oldu.

 Bu tadilat için 700 bin TL harcadık. Bununla birlikte yine şirketimize ait akaryakıt istasyonları yeniden yapıldı.

AYRINTI: Efendim oldukça doyucu bilgiler verdiğiniz keyifli bir söyleşi yaptık. Bunun için teşekkür ederiz. Dergimize ve okuyucularımıza son olarak bir mesajınız olacak mı, eklemek istediğiniz açıklamanız var mı?

AKKAYA: Sizin vasıtanızla belediye başkanlığım süresince yaptığım hizmetleri tekrar gözden geçirdim. Ben de teşekkür ediyorum.  Derginize son olarak belediyemizin sosyokültürel etkinliklerinden bahsetmek isterim.  Evet, bu kapsamda pek çok etkinliğimiz olmuştur. Belediyemizin Çocuk Tiyatro Ekibi ile çocuklarımıza yönelik oyunlar sergilendi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında gerçekleşen bu tiyatro çocuklarımızı bir hayli sevindirdi ve onlara keyif verdi. Bunun yanında Mustafa Karataş ile Kutlu Doğum Haftası için program tertip ettik. Kutlu Doğum Haftasında düzenlediğimiz bu programa vatandaşlarımızdan yoğun bir katılım sağlandı. Sonraki süreçte ise memnuniyetler ve teşekkürler iletildi. Bir başka etkinliğimiz de Cihat Şener ile sınav stresine dair konferanstı. Bu konferansta gençlerimize ve özellikle sınavlara girecek olan öğrencilerimize stresle nasıl mücadele etmeleri gerektiği ve nasıl stres yapmamaları gerektiği aktarıldı. Her yıl mayıs ayında gerçekleşen Engelliler Haftası programında, önceki yıllarda olduğu gibi bu yılda da engelli vatandaşlarımızın yanında olduk. Belediyemizin geleneksel hale getirdiği Serenler Otel’de verdiğimiz akşam yemeği ve yemeğin ardından düzenlenen eğlence programları gerek engelli vatandaşlarımızın ve gerekse onların aileleri tarafından farklı ve keyifli bir gün geçirmelerine vesile oldu. Bir diğer sosyal etkinliğimizde de Medikal Park ile işbirliği yapıp, halkımıza kalp sağlığı konferansı verdik. Mart ayında, Koroner Kalp Hastalığı ve Bypass Hakkında Her Şey konusunda düzenlenen konferansta, Medikal Park Antalya Kalp Hastanesi Direktörü Profesör Doktor Hüseyin Okutan konuştu ve vatandaşlarımıza kalp hastalığı hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Bildiğiniz üzere 2013 yılı Hıdırellez Şenliklerinde; Kolpa Konseri, Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği topluluklarımızın konserleri, toplu sünnet törenini gerçekleştirdik. Bunların dışında bizler Burdur Belediyesi olarak yaşlılarımıza da sahip çıkmaktayız.  Kendim bil fiil Gerek evlerinde olan ve gerekse de huzurevimizde kalan yaşlılarımızı ziyaret ediyorum ve diğer müdürlerin ve kişilerin ziyarette bulunmalarını sağlıyorum. Yaşlılarımızın müsait olduğu günlerde de huzurevimizde çeşitli eğlenceler, konserler ve etkinlikler düzenliyoruz. Geleneksel İnsuyu Kültür, Sanat ve Spor Etkinliklerimiz her yıl olduğu gibi bu yıl da yerine getirildi. Ancak bu yıl, Mısır’da artan şiddeti protesto etmek için konser bölümü iptal ettik ve sadece spor bölümü ile sünnet şölenini yaptık.  Sosyal etkinliklerimiz kapsamındaki bir diğer çalışmamız da sokak hayvanlarının rehabilite edildiği merkezimizdir. Burada sokak hayvanlarının barınıp beslenebilmesi için gerekli yerleri temin ederken, onların tedavileri için de tıbbi ortamı sağladık. Eski çöp alanı güzergâhında bulunan Sokak Hayvanlarını Rehabilitasyon Merkezimiz vatandaşlarımızın da ziyaretine açıktır. İsteyen her vatandaşımız, bu merkezimize gidebilir hatta merkezden istediği hayvanı alabilir, onlara destek olabilir. Bir diğer kültürel etkinliğimiz ise Ramazan ayındaki programımız olmuştur.  Ben, iftarı vatandaşlarımızla birlikte ve onlarla aynı masada açtım. İftar programımız Ramazan ayı boyunca aralıksız devam etmiştir. Hem Belediye Düğün Salonunda kurduğumuz iftar çadırında iftar verdik ve hem de evlerinde bulunan kişilere iftar yemeği götürdük. Sağ elin verdiğini sol elin görmediği bu iftar programlarımızda, iftar vermek isteyen kişilerin desteğini de aldık. Ramazan ayındaki düzenlediğimiz bu programda semazen gösteri de halkımızın beğenisini kazandı.

Artık, Burdur’umuz sürekli gelişen ve değişen, daima ileriye bakan bir kent olmuştur. Burdur’un gelişmesini engelleyecek olumsuzlar ortadan kalkmıştır. Burdur halkıyla birlikte yapacak daha çok işimiz var. Burdan, bize destek veren halkımıza teşekkürlerimi iletiyorum.

Kaynak: (bakayrıntı) - bakayrıntı Editör:
Etiketler: Belediye, Başkanı, Sebahattin, Akkaya, görevde, olduğu, 10, yılın, değerlendirme
Yorumlar
Haber Yazılımı