Haber Detayı
16 Aralık 2013 - Pazartesi 11:42
 
BATI AKDENİZ VİZYONU
Orman ve Su İşleri Bakanı Profesör Doktor Veysel Eroğlu, dergimiz Haber Müdürü Haluk Sağlam’ın sorularını yanıtladı. Bakan Eroğlu’na, Batı Akdeniz’deki orman varlığı ve su rezervleri hakkında sorular sorduk. Dergimize, Bakan Veysel Eroğlu’nun; Antalya içme suyunun temin edileceği Karacaören Barajı, Burdur Gölündeki kuraklaşma, Isparta’daki HES’ler ve ayrıca taş ocaklarıyla ilgili gündemini de aldık. Bakan Eroğlu, Ayrıntı Dergisi’ne özel açıklamasıyla Batı Akdeniz Bölgesi vizyonunu aktardı.
Siyaset Haberi
BATI AKDENİZ VİZYONU

BATI AKDENİZ VİZYONU                     

Orman ve Su İşleri Bakanı Profesör Doktor Veysel Eroğlu, dergimiz Haber Müdürü Haluk Sağlam’ın sorularını yanıtladı. Bakan Eroğlu’na, Batı Akdeniz’deki orman varlığı ve su rezervleri hakkında sorular sorduk. Dergimize, Bakan Veysel Eroğlu’nun; Antalya içme suyunun temin edileceği Karacaören Barajı, Burdur Gölündeki kuraklaşma, Isparta’daki HES’ler ve ayrıca taş ocaklarıyla ilgili gündemini de aldık. Bakan Eroğlu, Ayrıntı Dergisi’ne özel açıklamasıyla Batı Akdeniz Bölgesi vizyonunu aktardı.

 

 

                İşte Bakan Prof. Dr. Eroğlu’nun Göller Bölgesi gündeminin satırbaşları:

                Burdur Gölü Havzasında yağış miktarı az; buharlaşma çok. Havzada son 2 yılda kuraklık oldu.

                İlk tespitten bugüne göldeki su kaybı 9 metre.

                Yapılan tesislerimiz içme suyu potansiyelini koruyor.

                Tesislerimizle birlikte yeni sulak alanlar ve habitatlar oluştu.

                Burdur Gölü’nün çekileceği önceden de biliniyordu; Karakent’teki tapulu araziler bunun kanıtı.

                Isparta ve Burdur’da yıllık 4543 milyon metreküp su var.

                Karacaören Barajı içme suyu işi ihale sürecinde.

                Göller Bölgesindeki ağç türleri: kızılçam, karaçam, göknar, sedir, ardıç, fıstıkçamı, servi, meşe, çınar, okaliptüs, sığla, defne ve Kıbrıs Akasyası.

                Taş ocaklarının; muhafaza ormanlarına, gen koruma alanlarına, tohum meşcerelerine, orman içi dinlenme yerlerine, özel koruma statüsündeki yerlere, milli parklara ve tabiat parklarına kurulmasına izin vermiyoruz.

 

 

Soru1: Sayın Bakan, Burdur Gölündeki su çekilmesinin önlenmesi konusunda Bakanlığınızın ne gibi çalışmaları vardır? Ve göldeki çekilme hakkında değerlendirme yapar mısınız?

                Burdur Gölü, 180 km² si Burdur ili sınırlarında 57 km² si Isparta ili sınırları içerisinde olmak üzere toplam 237 km² göl alanına sahip bir tektonik çöküntü gölüdür. Yağış alanı 4120 km² olup, maksimum derinliği 80 m civarındadır. Bu gölün havza sınırları içerisinde 1 adet il merkezi ile 10 adet ilçe merkezi bulunmaktadır. Burdur Gölü’nün normal şartlarda maksimum su depolama hacmi 7 408 milyon mᶾ olup, bugünkü su miktarı 4 574,50 milyon mᶾ’ tür.

                DSİ Genel Müdürlüğümüz ve Mülga (EİEİ) tarafından, 1959 yılından itibaren seviye ölçümleri yapılmakta olup, ilk ölçümde göl su seviyesi 851,32 m olarak ölçülmüştür. Bugünkü seviye 842,99 metredir. Bu rasatlar değerlendirildiğinde 1970 yılı Mayıs ayında göl su seviyesi 857,56 m ile en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Bu tarihten günümüze kadar göl su seviyesi yaklaşık 15 m düşmüştür.

Havzada Kurumumuzca işletmeye açılan ilk projeler; 1974 yılında açılan Karataş Depolaması ve 1975 yılında işletmeye açılan Karamanlı Barajıdır. Burdur Gölü’nde 1974-1988 yılları arasında kayda değer bir düşüş görülmemiştir. 1988 yılından itibaren ise su seviyesinde hızlı bir düşüş gözlemlenmiştir. Yine Burdur Gölü Kapalı Havzasındaki diğer göller olan Salda ve Yarışlı göllerinde de son 35-40 yılda Burdur Gölü ile aynı düzeyde çekilme olduğu bilinmektedir. Seviye düşüşünün sebeplerinden biri de Burdur Gölü ve çevresindeki yağışların düşük ve buharlaşmanın fazla olmasıdır. Göl ve çevresi Türkiye ortalama yağış miktarının % 40’ı oranında daha az yağış almaktadır. Özellikle son iki yılda diğer havzalarımızda yağış miktarı artarken, Burdur Gölü Havzasında yağışlarda ve akışlarda belirgin bir artış olmamıştır.

                Burdur Gölü menbaında DSİ tarafından işletmeye açılan gölet ve barajların toplam aktif hacmi yaklaşık 160,96 Milyon mᶾ’ tür. Bu miktarın 63,5 hm3 ü Karaçal Barajı’na ait olup bu barajda 2009 kış döneminde su tutulmaya başlanmıştır. Gölün maksimum su depolama hacmi 7.408,80 milyon mᶾ olup, bugünkü su miktarı 4.568,50 milyon mᶾ’ tür.

                Göldeki su kaybı, sonradan yapılan tesislerde depolanan su miktarından oldukça fazladır ve Burdur gölünde su seviyesinin düşüşünde tek başına sonradan yapılan tesisleri sebep olarak gösterilmesi doğru olmayacaktır.

                Burdur gölü su potansiyeline en büyük etkiyi yapacak olan Karaçal Barajı Sulama projesi kapalı sistem sulama ve yağmurlamaya uygun şekilde inşa edilmektedir. Ayrıca Burdur Gölü Havzasında yer alan ve önceki yıllarda açık sistem inşa edilen salma (vahşi) sulama projeleri olan Karataş Depolaması Sulaması, Karamanlı Barajı Sulaması, Bademli Barajı Sulaması, Tefenni Göleti Sulaması ve Belenli Göleti Sulaması’nı kapalı ve modern bir sisteme dönüştürmek için (yağmurlama ve damlamaya uygun) Rehabilitasyon Planlama Raporları tamamlanmış ve proje ihalelerine çıkılmıştır. Projelerin tamamlanmasından sonra inşaat ihaleleri yapılacaktır. Yakın gelecekte bu projeler de tamamlandığında havzanın suyu daha ekonomik olarak kullanılmış olacak ve göl su potansiyeline katkısı pozitif yönde olacaktır.

                Burdur gölü suyunun sınıfı C5S5 olarak adlandırılan tuz ve arsenik oranı oldukça yüksek olan bir sınıftır. Sulamada ve hayvancılıkta kullanımı mümkün değildir. Havzada gölü besleyen sulama suyu kalitesindeki sular için projeler geliştirilmiştir. Böylelikle sulama suyu kalitesindeki sular yöresel talepler üzerine yöre halkının hizmetine sunulmuştur. Bu sulamalar ile havzada bulunan yerleşim yerlerinde tarımsal istihdam artmış ve göç azaltılmıştır.

                Çevredeki tatlı su kaynakları Burdur Gölü’ne ulaştığı anda sulama ve içme suyu özelliğini kaybetmektedir. Bu sebeple yapmış olduğumuz tesisler su kaynaklarımızı daha faydalı bir hale getirme gayesi taşımaktadır. Burdur Gölü’ nün menbaında bulunan baraj ve göletlerimiz ile bugüne kadar 169 350 dekar tarım arazisi suya kavuşturulmuştur.

                Bununla birlikte Burdur Gölü’nü besleyen en büyük ana kol olan Bozçay Havzası’nda Karaçal Baraj Gölü, Karataş Gölü (Av ve Yaban Hayatı Koruma Sahası), Karamanlı Baraj Gölü, Belenli Göleti, Tefenni Göleti ile Mülga Köy Hizmetleri’nce yapılan göletler ile yeni sulak alanlar ve habitatlar oluşturulmuştur.

                Diğer taraftan bizim seviye ölçüm ve kayıtlarımız DSİ Genel Müdürlüğümüzün kuruluşundan sonraki yıllara aittir. Daha önceki yıllarda Burdur Gölü’ nün bu şekilde çekildiği yörede meskûn vatandaşlar tarafından bilinmektedir. Bunlardan şu ana kadar tespit edilen en önemli tespitlerden birisi, Burdur-Senir Beldesi yolunun gölün çekilmesi ile tekrar açığa çıkması ve kullanılmaya başlanmasıdır. İkinci olarak Burdur Karakent köyüne ait tapulu arazilerin bir kısmının gölün maksimum su kotu altında bulunması gölün daha önce de çekildiğinin ispatıdır.

Soru 2: Sayın Bakan, genel hatlarıyla, Göller Bölgesinin su rezervleri hakkında açıklamada bulunur musunuz?

                Isparta ve Burdur illerimizde toplam yerüstüsuyu potansiyeli 4 001 milyon mᶾ /yıl, yeraltı su potansiyeli ise 548 milyon mᶾ /yıl olup, toplam yerüstü ve yeraltısuyu rezervimiz 4549 milyon mᶾ /yıldır. Bunun yaklaşık %68 i Göller Bölgesindedir ve 3079 milyon mᶾ /yıldır.

Soru 3: Sayın Bakan, Antalya’nın içme suyunun Karacaören barajından sağlanması konusunda son durum nedir ve hangi aşamadadır?

                Antalya İçmesuyu 2. Merhale Projesi ile Antalya'mızın 2045 yılına kadar içme, kullanma ve endüstri suyu temini hedefliyoruz. İletim hattı debisi 8,052 m³/s olarak (125 660 000 m³/yıl) belirlenmiştir. İnşaat ihalesi 25.12.2012 tarihinde yapılmış olup, ihale süreci devam etmektedir.

Soru 4: Sayın Bakan, Göller Bölgesindeki orman alanları ve bu orman alanlarındaki ağaç-bitki türleri nelerdir?

                Antalya, Burdur ve Isparta illerimizden oluşan Göller Yöresi'nin ormanlık alanı 2004 yılında toplam 1.797.271 hektar iken yaptığımız ağaçlandırma ve bakım çalışmaları neticesinde 2012 yılında 1.823.373 hektara, 2004 yılında 111.652.486 m3 olan ağaç servetini ise 2012 yılında 114.826.847 m3'e çıkarılmıştır.

                Göller Yöresi ormanlık sahalarında görülen ağaç türleri; Kızılçam, Karaçam, Göknar, Sedir, Ardıç, Fıstıkçamı, Servi, Meşe, Çınar, Okaliptus, Sığla, Defne ve Kıbrıs Akasyasından oluşmaktadır.

Soru 5: Sayın Bakan, bölgemizdeki orman varlığı artış gösteriyor mu; bu nasıl sağlanıyor?

                Rakamlardan da anlaşılacağı üzere orman varlığında artış bulunmaktadır. Bu artışı ağaçlandırma ve rehabilitasyon çalışmaları ile sağlanmaktadır.

Soru 6: Sayın Bakan, Batı Akdeniz Bölgesinde HES çalışması var mı; varsa nerelerde planlanmaktadır?

Batı Akdeniz Bölgesi sınırları dahilinde DSİ Genel Müdürlüğümüze bağlı 2 adet Bölge Müdürlüğümüz bulunmaktadır. Bunlar Antalya ilimizi içine alan Antalya Bölge Müdürlüğü ve Afyonkarahisar, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Isparta Bölge Müdürlükleridir.

DSİ 13. (Antalya) Bölge Müdürlüğü hizmet alanı kapsamında toplam 71 adet HES tesisi projemiz bulunmaktadır. Bunlardan 17 âdeti işletmeye açılmış olup 4 âdetinin inşaatı devam etmektedir. Ayrıca 24 âdetinin su kullanım hakkı anlaşması imzalanmış ve 29 adeti de fizibilite – planlama aşamasındadır.

DSİ 18. (Isparta) Bölge Müdürlüğü sınırları kapsamındaki işler hakkında da bilgi vermek gerekirse;

Isparta ilimizde; işletmede Olan HES’ler: Toplam 6 adet HES olup, bunların kurulu gücü 84,7 MW, yıllık enerji üretimi ise 343,16 milyon kilowatt.saat’tir. Bunlar Kovada 1, Kovada 2, Sütçüler, Çayköy, Yaylabel ve Çukurçayı’dır.

İnşaatı devam eden HES’ler: Toplam 6 adet HES olup, bunların kurulu gücü 61,69 MW, yıllık enerji üretimi ise 233,02 milyon kilowatt.saat’tir. Bunlar Kovada 3, Aksu, Gökböğet, Gökbel 1, Gökbel 2 ve Kasımlar 1’dir.

Master Plan ve Planlaması Tamamlanan HES’ler: Toplam 8 adet HES olup, bunların kurulu gücü 35,27 MW, yıllık enerji üretimi ise 125,70 milyon kilowatt.saat’tir. Bunlar Çürükiçi, Anamas, A-S, Maraton, Başak 1, Başak 2, Bora ve Gül 2’dir.

Burdur ilimizde; işletmede Olan HES’ler: Toplam 2 adet HES olup, bunların kurulu gücü 78,40 MW, yıllık ortalama enerji üretimi ise 348 milyon kilowatt.saat’tir. Bunlar Karacaören 1 ve Karacaören 2’dir.

Master Plan ve Planlaması Tamamlanan HES’ler: Toplam 4 adet HES olup, bunların kurulu gücü 12,17 MW, yıllık ortalama enerji üretimi ise 24,62 milyon kilowatt.saat’tir. Bunlar Elsazı, Kızıllı, Yapraklı ve Geriz’dir.

Soru 7: Sayın Bakan, Ayrıntı Dergisi’ne Batı Akdeniz Bölgesindeki hedeflerinizden bahseder misiniz?

                Antalya, Burdur ve Isparta illerimizden oluşan göller yöresinde ağaçlandırma ve ormancılık alanında 2002-2012 yılları arasında toplam 282 milyon 653 bin TL'lik yatırım yapılmış olup bundan sonara da çalışmalarımız artarak devam edecektir.

                Antalya’nın yüzölçümü 20 milyon dekar olup, bu alanın yaklaşık beşte birini oluşturan

4,1 milyon dekarı tarım yapılan arazidir. Mevcut su potansiyeli ile sulanabilecek arazi miktarı 3,3 milyon dekar olarak hesaplanmıştır. Bu alan içerisinde 2 288 170 dekarlık kısım sulamaya açılmış olup, bu alanın 1.462 840 dekarı DSİ tarafından inşa edilmiş modern sulama şebekesine sahiptir.

Antalya ili 2002 yılı sonu baraj ve gölet sayısı 11’dir. 2003-2012 yılları arasında

9 baraj ve göletin yapımı tamamlanmıştır. Antalya ilinde baraj ve gölet sayısı 20’ye ulaşmıştır.

2003-2012 yılları arasında Antalya’daki 43 adet baraj ve göletin; 9 adedi tamamlanmış,18 adedinin inşaatı devam etmektedir. 6 adet proje safhasında, 10 adet planlama safhasında iş bulunmaktadır. 2003-2012 yılları arasında baraj ve göletler için toplam 499 811 312 TL yatırım yapılmıştır.

Antalya ilinde; 2002’de sulanan tarım arazisi 1 243 700 dekar iken, 2012’de sulanan tarım arazisi 1 462 840 dekara çıkarılmıştır. 2003-2012 yılları arasında 219 140 dekar tarım arazisi sulu tarıma açılmıştır. Sulu tarım sayesinde vatandaşlarımız yıllık ortalama 5.526 TL/da gelir artışı sağlanmaktadır.

Antalya ilinde; sulanabilir 3 milyon 300 bin dekar tarım arazisinin 2 milyon 287 bin dekar’ı sulanabilmektedir. 2015 yılına kadar DSİ’nin suladığı alanı 1 milyon 641 bin dekar’a çıkaracağız. 2002 yılı sonu itibariyle sulama maksatlı 333 kuyu var iken, 2012’de kuyu sayımız 480’e ulaşmış, 2003-2012 yılları arasında 147 yeni kuyu açılmıştır. 2002 yılı sonu itibariyle 82 adet taşkın koruma tesisi var iken, 2003-2012 yılları arasında 42 adet taşkın koruma tesisi yapılmıştır. Tamamladığımız 124 adet taşkın koruma tesisi ile 13 ilçe, 38 belde, 214 köy, 24 mahalle, 448.750 dekar arazi taşkınlardan korunmuştur. Ayrıca; inşaat, planlama ve proje aşamasında 73 adet taşkın koruma bulunmaktadır. Taşkın koruma tesisleri için toplam 51. 864. 263 TL yatırım yapılmıştır.

Isparta Bölge Müdürlüğümüzün 2013 Yılı Yatırım Programında; sulama, içmesuyu, taşkın koruma bakım onarım olmak üzere toplam 274 adet işi bulunmaktadır.

Soru 8: Sayın Bakan, taş ocaklarıyla ve taş ocaklarının doğal alanlara etkisiyle ilgili uygulamanız nelerdir?

                Taş ocakları, Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) tarafından verilen ruhsata dayanarak diğer kurumlardan alınması gerekli belgeler ve Çevresel Etkileri Değerlendirme (ÇED) belgesi ile birlikte izin işlemine konu edilmekte, ruhsatı olmayanların çalışmasına müsaade edilmemektedir.

                Bunun dışında muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri gibi özel koruma statüsüne sahip yerler ile milli park, tabiat parkı gibi halkın kullanımına açık alanlarda da taş ocağı izni verilmemektedir. Endemik ve korunması gerekli nadir ekosistem alanlarında ise bölge müdürlüklerimiz tarafından fotoğraf/video gibi görsellerle desteklenmiş detaylı bir rapor hazırlanmakta bu rapordaki görüşler, diğer kurumlardan alınması gerekli belge ve görüşlerin tam ve olumlu olması halinde, Bakanlığımız Değerlendirme Komisyonunca ayrıntılı şekilde tekrar değerlendirilmektedir.

                Özetle, taş ocaklarında izin verme sürecinde çevresel, bilimsel ve sosyal etkiler gözetilerek azami dikkat gösterilmektedir.

DSİ Genel Müdürlüğümüz yeraltı ve yer üstü sularının kirletilmemesi için gerekli tedbirlerin alınması şartıyla ve yeraltısularının ve kaynakların beslenme ve boşalım şartlarını etkilemeyecek mesafelerde ve topoğrafik durumlarına da dikkat ederek; dere yataklarına, Baraj ve Göletlerimize, sulama sahalarımıza, bölge müdürlüğümüze ait mevcut ve mutasavver sulama ve drenaj kanallarına, servis yollarına pasa ve atık malzeme atılmaması ve zarar verilmemesi için gerekli tedbirlerin alınması şartıyla uygun görüş bildirilmektedir.

Daha sonra, İl Özel İdaresince toplanan kurum görüşleri MİGEM tarafından değerlendirilmektedir. İşletme safhasında taş ocaklarının çevreye zarar vermesi halinde MİGEM tarafından gerekli kontroller yapılmakta ve gereği halinde sahanın kapatılması da dahil olmak üzere gerekli yaptırımlar uygulanmaktadır.

 

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Orman, Su, İşleri, Bakanı, Profesör, Doktor, Veysel, Eroğlu, dergimiz, Haber,
Yorumlar
Haber Yazılımı